Emülatörde oyunun tadı

Ay içerisinde birçok okuyucumuzdan çeşitli konularla ilgili olarak onlarca e-posta alıyoruz, şahsen kendim de alıyorum. Gelen bu e-postaların birçoğu dergi ya da DVD içeriği ile ilgili. Olumlu görüşlerin yanında olumsuz görüşler çok daha fazla. Çünkü insanoğlu beğendiğimizi değil, beğenmediğimiz yönleri söylemeyi daha çok seviyoruz. Onun için de okurlarımızdan gelen e-postalara her zaman önem veriyoruz ve kendilerine de neden bu şekilde olduğunun yanıtını veriyoruz.

Geçen ayın başlarında bir okurumuzdan gelen e-posta ve arkasından bizim yanıtlarımız oldukça ilginçti. Bütün yazışmayı değil ancak işin özünü ve sonuçta vardığı noktayı sizlerle paylaşmak istiyorum. (Bundan amacım okuyucuyu yermek ya da bizimle nasıl böyle bir yazışma yapabilir demek değil, aksine okuyucularımızın her türlü görüşüne saygı duyduğumuzu belirtmek içindir.)

Okumaya devam et Emülatörde oyunun tadı

Büyük günü bekleyen bizler

Oyun dergisinde çalışmanın birçok artısı vardır. Eksisi de vardır ama artılar çok daha fazla ve ben, özellikle bununla ilgileniyorum. Birçok okurumuz ya da eş dost bize; “oyun oynayarak para kazanıyorsunuz” diyorlar. Editör arkadaşlarım bu durumu önceki yazılarında, ofisteki diğer dergilerdeki çalışma arkadaşlarımızın nasıl gözlerle baktığını anlatmışlardı. Genel olarak yapılan iş oyun oynamak olabilir ama bu işin de sıkıntıları yok değil. Sonuçta yaptığımız iş yayıncılık yani dergi hazırlamak olduğu için bazı kurallara uymak zorundayız. Bu durum yapılan işin “profesyonellik” kısmı. Bir de eğlence kısmı var ki sormayın.

Bir kere yaptığımız iş oldukça eğlenceli. Ekip içerisinde neşeli insanlar olduğundan “çıban” gibi duran kimse yok. Herkes işini iyi biliyor ve sizlere en iyi dergiyi hazırlamak için gerekirse sabahlara kadar oyun oynuyor (yanlış anlaşılmasın; işimiz oyun ya, o bakımdan). Tüm bunlardan sonra matbaadan gelen ilk dergiler ofis içerisinde kapış kapış gidiyor. Basılmış olan bu yeni sayı insanı çocuğu olmuş kadar sevindiriyor. İşte bütün herşey bu aşamadan sonra başlıyor.

Okumaya devam et Büyük günü bekleyen bizler

Böyle oyun olur mu?

Oyun, Türk Dil Kurumuna göre “vakit geçirmeye yarayan, belli kuralları olan eğlence” anlamındadır. Oyun, adeta “eğlence” kelimesi ile özdeşleşmiştir. Bir oyunda olması gereken en büyük gereksinim eğlence öğesidir. Bence eğlendirmeyen oyun olamaz, olmamalı.

Ancak durum tabii ki bu şekilde olamıyor. Şöyleki: İnternette sağlanan gelirlerin çoğu porno içeriğinden sağlanıyor. Elde edilen gelirin yüzde 80’den fazla olduğu tahmin ediliyor. Porno ile farklı şekilde para kazanmak isteyenler oyun sektörüne de el atmış durumdalar. Evet porno içerikli oyunlar da mevcut. Ancak bunlar her ne kadar oyun kategorisi altında değerlendirilse de bence bunlar oyun değiller. Kimilerine göre bir “eğlence” olabilir ancak oyun demek bence çok uygun değil. Tabii eğlenmek de kişiden kişiye mutlaka değişecektir ancak eğlence bu tür aktiviteleri değerlendirebileceğimiz bir başlık.

Okumaya devam et Böyle oyun olur mu?

Aslında herkes bir oyuncu

Bilgisayar kullanıp, ben oyun oynamıyorum diyen kişi, çok iddialı olmayayım ama bence yalan söylüyordur. Hemen hemen herkes bir şekilde bilgisayarında oyun oynuyor. Her ne kadar oyun oynamadıklarını söyleseler de bazen farkında olmadan da oyun oynuyorlar.

Kalabalık bir ofiste çalışmam, oyun oynayan çalışan kitlesini gözlemleyebilmem için oldukça iyi bir yer oluyor. Çeşitli işler için şirkette katlar arasında gezerken, ister istemez gözüm çalışanların monitörlerine takılıyor. Çoğunda durum şu: bir web tarayıcı açık ve üzerinde bir Flash oyun. Kullandıkları makine ofis işi için uygun olduğundan dolayı bizim kadar şanslı değiller. Yeni nesil oyunları maalesef ki bu bilgisayarlarda oynayamıyorlar. Ama web üzerinden, neredeyse yükleme dahi gerektirmeyen Flash oyunlar yarısından fazlasının bilgisayarında açık durumda. Belki de şirket yöneticileri bu durumun farkındalar ve işi oyun oynamak olmayan bu çalışanlara iyi bileşenlere sahip bilgisayarı kasten vermiyorlar. Biliyorlar ki olayı abartıp Flash oyunları dışında yeni ne oyun varsa bilgisayarlarda yüklü olacak.

Okumaya devam et Aslında herkes bir oyuncu

Rahatlık bu olsa gerek

PC kullanmak ayrı bir sanat. Hele ki bir PC’de oyun oynamak ayrı bir olaydır. Asıl amaçları oyun oynamak olmadığından, her işi görsün mantığı ile satın alındığı için, PC’lerde oyun oynamak bazen tam bir işkence haline gelebilir. Oyun aşkıyla yanıp tutuşan tipik bir PC kullanıcısının durumunu adım adım özetleyelim: Bir oyunu beğenir, gider alırsınız. Heyecanla eve gelir, oyunu yüklemek için bilgisayarı açarsınız ve heyecan son noktadayken oyunu bilgisayara yüklersiniz. İşte o sihirli çift tıklama anı geldi. Oyunu çalıştırdığınızda ise karşınızda bir uyarı. Falan filan yetmediğinden oyun çalışmıyor. Önce bir kafayı duvarlara vurma isteği gelir insanın aklına. Ancak kafa duvara vurmadan da çalıştığı için akla plan B gelir: kesin oyun eksik yüklendi. Oyunu bilgisayardan kalıdırıp yeniden yükleyeyim. Bilgisayar sütten çıkmış ak kaşık ya. Hiç suçu yok. Her şeyi, yapmalı çünkü satın alınırken öyle dendi. Oyunun uninstall sonrası yeniden yükleme girişimleri ve yine aynı hazin son. Sonuç yeterli gelmeyen bilgisayar kapasitesi, grafik kartı gibi paraya ihtiyaç duyan donanım ürünlerini satın alma ihtiyaçlarının doğması.

Okumaya devam et Rahatlık bu olsa gerek

Oyun oynamanın dayanılmaz hafifliği

Elinizde tuttuğunuz bu dergi yayına hazırlanırken, yani geçtiğimiz ay dergi ofiste benim gibi birçok bilgisayar kullanıcısının rüyaları süsleyen bir duruma şahit olmakla kalmadım, olayı doğrudan yaşadım.

Hangi işletim sistemini, hangi bilgisayarı, hangi modeli kullanırsa kullansın; bir bilgisayar kullanıcısının en büyük arzusu bilgisayarında oyun oynamaktır. Ama bazı bilgisayar kullanıcıları vardır ki bilgisayarlarında istedikleri oyunları oynayamazlar. Farklı model ve tipteki bilgisayarın, kullanım yaygınlığına bağlı olarak oyun yapımcısı firmalar bu sistemlere destek vermez duruma gelirler. Haliyle bu sisteme sahip olan bilgisayar kullanıcıları da yeni oyunlardan mahkum olurlar.

Okumaya devam et Oyun oynamanın dayanılmaz hafifliği

“Onlar” bize emanet

Geçen ay, oyun sektörü ve dergimiz açısından oldukça hareketli günler geçirdi. Dergimiz ile ilgili olan olayların birçoğu zaten hemen hemen her ay yaşadığımız badireler. Dergiyi yayına yetiştirme “oyunu” sırasında yaşadıklarımız adeta birer gerçek gibi. Off… bu kadar çok oyun oynayınca yaptığım her hareketin, yaşadığım her olayın oyun olduğunu sanıyorum. Anlaşılan benim tatilim geldi yine. Ama ne yazıkki tatilde dinlenmek için yaptığım bir numaralı atraksiyon, yine oyun. Ama bu sefer anladım tatil de bir oyunmuş. Ya da ben öyle sanıyorum.

Sert bir kahve beni kendime getirir her zaman. Yaşadığım ve dergiyi yayına hazırlama aşamasında yaşananlar maalesef oyun değilmiş. Hepsi birer gerçekmiş. Çok geçmeden farkına vardım da madara olmadan kurtardım paçayı. Yok yok, GamePro çalışanlarına madara olmaktan bahsetmiyorum. Bizim, hepimizin deli olduğu konusunda herkes hem fikir zaten. Bu duruma hem fikir hem de komşu olanlar ise kardeş dergilerimizin editör ve yazar kadroları. Bizim uçuk, aklı bir karış havada, sabahtan akşama kadar onlara göre oyun oynadığımızı (ama bize sorarsanız iş yaptığımızı bir türlü onlara anlatamıyoruz) zannedip duruyorlar.

Okumaya devam et “Onlar” bize emanet

2007 çok keyifli olacak!

Başlığa bakıpta editörün uçmuş olduğunu sanmayın sakın. Biliyorum 2006 yılına gireli henüz birkaç ay oldu ama önümüzdeki yıllarla ilgili planlar çoktan yapılmaya başlandı. Sonuçta 2006 yılı ile ilgili planlar da daha önceki yıllarda yapılmıştı.

2007 yılının güzel geçmesini sağlayacak olan ve beni sevindiren olay; okul yaşantımın ilk yıllarında hatta okul öncesi dönemlerde beni ve benim yaşındakileri TV başına kenetleyen şey tabii ki diziler değildi. Çizgi film ya da çizgi diziler o zaman oldukça popülerdi. Biz onları izlerdik ve kafamızda, aklımızda, oyunlarımızda hep onlar vardı.

Arkadaşlarımızla bir araya geldiğimizde bu çizgi filmin kahramanlarını aramızda paylaşır, herkes kendine yakın bulduğu karakter olmak isterdi. Popüler ya da en yetenekli kahramanın adayı ise tahmin edileceği gibi hep fazla olurdu. Ama orta yol bir şekilde  sağlanırdı.

Okumaya devam et 2007 çok keyifli olacak!

Sanrı *

Gecenin ilerleyen vakitleri…

Ay tam tepede yusyuvarlak bir hal almışken, karanlık sokakların aydınlattığı yolda yalnız başına yürüyordu. Etrafından duyabildiği tek ses, hızlıca alıp verdiği nefesiydi. Kalp atışlarının sesi, hızlı yürümesi ile meydana gelen ayak seslerinden çok daha hızlıydı.

Yaşadığı eve giderken, çalışmayan sokak lambasının olduğu elektrik direğine yaslandı. Arkasına bakmadan peşinden birisinin gelip gelmediğini kontrol etti. Burada biraz durup, iki soluklandıktan sonra yoluna hızla devam etti. Her zaman geçtiği bu yollardan sanki ilk defa geçiyor gibiydi.

Gözleri kan çanağı bir hal almıştı. Tüm gün çalışmaktan neredeyse bayılacak kadar yorgunluğu olduğundan dolayı evine giden bu yol bir türlü bitmek bilmiyordu.

Adım, adım ve bir adım daha…

Okumaya devam et Sanrı *

Online oyunlarda çılgınlık dizboyu

ogame.jpgGün geçtikçe gelişen teknoloji ile birlikte oyun sektöründe de hareketlilik yaşanıyor. Gelişen internet kullanım yaygınlığı ile birlikte oyun sektöründe de online olarak oynanabilen oyunlar yaygınlaşmaya başladı. Birçok oyun, çok oyunculu oynanabilmesi için internet üzerinden oynanma imkanı sunuyor. Tabii bu oyunları oynayabilmek için o oyuna da sahip olmak gerekiyor.

Bir de ‘online oyun’ olarak adlandırılan ve web tabanlı oynanan oyunlar var.  Son günlerde oldukça popülerleşen www.ogame.com.tr sitesine Türk oyun severler de oldukça ilgi göstermeye başladı ve oyuncu sayısı hızla bir artış gösteriyor. Oyunu oynayabilmek için sadece bir web tarayıcınız olması ve biraz internet kullanmasını biliyor olmanız yeterli. Bundan sonrasını oyunun kuralları belirliyor. Ogame oyunundan kısaca bahsetmek gerekirse; oyun bir uzay strateji oyunu. Amacınız; çeşitli stratejiler belirleyerek kendi gezegeninizi daha da büyütmek ve çeşitli saldırılara karşı savunmak. Tabii belli bir büyüme elde edince ve kendinizi hazır hissedince siz de saldırıya geçebilirsiniz.

Okumaya devam et Online oyunlarda çılgınlık dizboyu