Dayanamadım, sonunda aldım bir Nespresso makinesi

Kahveye olan düşkünlüğümü ve sevgimi beni tanıyanlar bilir. Şeker ve süt (krema) sevmememden dolayı seçeneklerim yok denecek kadar az. Filtre kahve ya da espresso arasında gidip gelirim. Ofiste ise malum Nescafe…

Nispeten evde daha rahatım çünkü filtre kahve için bir makinem var.

Uzun zamandır da bir espresso makinesi almayı düşünüyordum. Ancak bir türlü marka, model seçemediğim için sonuca bağlayamıyordum durumu… Filtre kahve de yapan ve sütü köpürten buhar çıkışı olanları mı tercih etmeliyim yoksa tek espresso makinesi yeterli miydi? Bir türlü karar veremiyordum. Araştırma yaparken de Nespresso diye bir şey olduğunu keşfettim. Bu cihazın espresso makinesinden farkı, kahve olarak kendisine ait, kapsül adı verilen hazır potları kullanmanız.

Standart bir espresso makinesinde (Starbucks’dakiler de buna dahil) kahveyi bir süzgeçe benzeyen pot ismi verilen bir kaba koyar, kahveyi orada sıkıştırır ve makineye takarak espresso yaparsınız. Nespresso’da ise olay biraz daha farklı. Kullanılan pot’lar kapsül ismi verilen alüminyum kaplarda yer alıyor. Tek kullanımlık bu kapsülleri espresso hazırlamadan önce kendi makinesinde ilgili yere yerleştirip cihazı çalıştırıyorsunuz. 10-20 saniye içerisinde muhteşem kokuya, görüntüye, köpüğe ve tada sahip espresso’nuz hazır. Farklı renklere sahip bu kapsüllerin her biri farklı özelliklere ve tat yoğunluğuna sahip.

Nespresso’yu tercih etmemdeki amaç, her yeni bir fincan expresso’da aynı lezzeti elde edecek olmamdı. Tabii bir de işin temizlik kısmı var ki o da ayrı bir durum. Standart espresso makinelerinde kullanacağınız kahveyi 100-200 gramlık paketlerde alacağınız için bekledikçe haliyle bir bayatlama söz konusu olacaktır. Ancak Nespresso’daki kapsüllerin ağzı hava almayacak şekilde kapalı olduğu için her fincan aynı lezzet garantisini sunuyorlar.

Aşağıdaki video Nespresso makinesinin nasıl çalıştığını göstermede oldukça yardımcı olacaktır.

Türkiye’de kapsüllerin tanesi ortamala 1 TL civarında ve 10’lu paketler halinde satılıyor. Ancak daha önce kullanılan kapsülleri aşağıdaki videoda gösterildiği gibi yeniden kullanmak mümkün. Bu işi denedim ve orijinal kapsül kadar olmasa da idare eder. Elde kalan espresso paketini tüketmek için oldukça güzel bir yöntem. İşin taktiği ise kapsülü yeniden doldururken kahveyi biraz sıkıştırmakta…

İşte benim aldığım makine.. Şimdilik mutfak tezgahının ortasında… 🙂

19062009124

Not: Makineyi MediaMarkt‘tan aldım. Model, Nespresso Essenza C90. Liste fiyatı ile MediaMarkt arasında 100 TL’ye yakın bir fark vardı. Alacaklara  MediaMarkt’a bir uğrasınlar derim.

Dondurmalı irmik helvası

dondurmalı irmik helvası

Akşam akşam nerden de aklıma takıldı… Tike güzel yapıyor bu tatlıyı, tavsiye ederim. Şimdilik bakıp bakıp yalanalım bari 🙂

Detaylar hakkında bilgi isteyenler için link1, link2, link3, link4

Sıfır voltluk tatil hevesi

Geçen ayın ilk haftasında yıllık iznimin bir kısmını kullandım. Bir haftalık tatil süresini eşimle birlikte çok uzaklarda geçirmek yerine ailemizin Çanakkale’deki yazlığındaydık. Günlerin dolu dolu geçmesi için arabayla 6 saat kadar süren yolculuk boyunca sürekli planlar yaptık. Günü tam anlamıyla yaşamak için erken kalkmak iyi bir fikirdi. Ancak uyku sonrası yatak keyfini de özlemiştik. En iyisi ortama uyum sağlamak için işi oluruna bırakmaktı.

Okumaya devam et Sıfır voltluk tatil hevesi

Rüya sonunda gerçek mi oluyor?

Son birkaç aydır PC World ofisinde editör arkadaşlarla en çok konuştuğumuz ve tartıştığımız konuların başında “Vista” geliyor. Özellikle dergi bittikten sonra yeni bir sayı için yaptığımız yazı işleri toplantıları tam bir teknoloji muhabbeti havasında geçiyor. Tabii haliyle içerikle ilgili bir şeyler konuşmaya pek bir vakit kalmıyor. Öğlen yemekleri, ayaküstü sohbetlerinde sohbet ne olursa olsun sonuçta gelinen ortak konu tabii ki; Vista. Kendi içimizde bile, “ne olacak?”, “ne yapacağız?” gibi konularda hararetli tartışmalar yaşıyoruz. Bu konuda yazılımcılar ayrı, donanımcılar ayrı düşünüyor. Herkes kendi uzmanlık alanına göre durumu değerlendirip ne yapacağına karar vermeye çalışıyor. Ya da daha doğrusu bir türlü karar veremiyor. Kıvanç, ilk beta’sı çıktığından beri ofisteki bilgisayarında Vista’yı kullanıyor ve yazılarını Office 2007 üzerinde yazıyor. Ben ise kararımı çoktan verdim. Hiç düşünmeden eski dost XP’ye bir daha geri dönmemek üzere güle güle deyip Vista kullanmaya başlayacağım.

İnternetteki forumlarda da bu konuda ateşli tartışmaların yaşandığına rastlamışsınızdır. Takip ettiğim sitelerde, bloglarda ya da forumlarda da durum aynı bizim ofisteki gibi. Kimse ne yapacağına bir türlü karar veremiyor.

Hakkında “özellikleri kopya ya da taklit” dense de, aslında bu söylenenlere çok da kulak asmamak, özellikleri ve yenilikleri hakkıyla kullanmak gerekiyor. Birçok bilgisayar kullanıcısı bu yeni özelliklerin görsel kısmını çok fazla kullanamayacak olsa da Vista kullanmanın ayrı bir güzelliği olacaktır. Gerekli donanım yükseltmesi sonrasında ise Aero arabirimin tüm “şeffaflığını” geç de olsa doyasıya yaşamanın tadını çıkaracak kullanıcı sayısı bir hayli fazla olacaktır diye düşünüyorum.

İkinci Yılın Yeni Sayısı

Yeni yılın ilk sayısında kapak konusunu Ocak ayı sonunda çıkması beklenen Vista’ya ayırdık. “Vista Hakkında Merak Edilenler” başlığını attığımız yazımızda kullanıcıların bu büyük terfi öncesi akıllarına takılan konuların çözümleri üzerinde durduk. Ayrıca konu içerisinde yer alan soru ve cevaplardan bazıları, sizin de aklınıza mutlaka takılmıştır. Terfi öncesi bu yazımızı merakla okuyacağınızı düşünüyorum.

Bu ay ofisteki her editörün masası üzerinde yer alan kalabalığa bir de büyük kulaklıklar dahil oldu. İlerleyen sayfalarda okuyacağız 5.1 destekli bu kulaklıklar, ev ortamında sinema tadını doyasıya yaşamanıza oldukça yardımcı oluyor.

İlginizi çekeceğini düşündüğüm konulardan bir diğeri de LCD televizyonlar. Son zamanların moda teknolojisi olarak nitelendirilen LCD TV’lerden birisine sahip olmadan önce bilmeniz gereken teknik terimleri ve satın alma işlemi öncesi “satıcılarla aynı dili konuşmak” için gerekli detayları Levent kaleme aldı. Pamir’in hazırladığı dijital TV kartı testi ise bilgisayardan ya da yeni alacağınız bir LCD TV’den uydu yayınlarını izlemeniz için hangi kartı kullanmanız gerektiği üzerine…

Yeni yılda PC World’ü ve PC World Online’ı sıkı bir şekilde takip etmenizi öneririm. Çünkü bizler yeni fikirlerle doluyuz ve yeni projelerimizi çok yakında göreceksiniz. Öncelikli olarak PC World Online foruma üye olmak ve bilgi paylaşımına katkıda bulunarak bu karnavala siz de katılabilirsiniz.

Büyük günü bekleyen bizler

Oyun dergisinde çalışmanın birçok artısı vardır. Eksisi de vardır ama artılar çok daha fazla ve ben, özellikle bununla ilgileniyorum. Birçok okurumuz ya da eş dost bize; “oyun oynayarak para kazanıyorsunuz” diyorlar. Editör arkadaşlarım bu durumu önceki yazılarında, ofisteki diğer dergilerdeki çalışma arkadaşlarımızın nasıl gözlerle baktığını anlatmışlardı. Genel olarak yapılan iş oyun oynamak olabilir ama bu işin de sıkıntıları yok değil. Sonuçta yaptığımız iş yayıncılık yani dergi hazırlamak olduğu için bazı kurallara uymak zorundayız. Bu durum yapılan işin “profesyonellik” kısmı. Bir de eğlence kısmı var ki sormayın.

Bir kere yaptığımız iş oldukça eğlenceli. Ekip içerisinde neşeli insanlar olduğundan “çıban” gibi duran kimse yok. Herkes işini iyi biliyor ve sizlere en iyi dergiyi hazırlamak için gerekirse sabahlara kadar oyun oynuyor (yanlış anlaşılmasın; işimiz oyun ya, o bakımdan). Tüm bunlardan sonra matbaadan gelen ilk dergiler ofis içerisinde kapış kapış gidiyor. Basılmış olan bu yeni sayı insanı çocuğu olmuş kadar sevindiriyor. İşte bütün herşey bu aşamadan sonra başlıyor.

Okumaya devam et Büyük günü bekleyen bizler