Neler yap(tım/ıyorum)?

Dergi işleri ve diğer işler devam ederken burayı oldukça ihmal ettiğimin farkına vardım. Neler yaptığım ile ilgili olarak birkaç kelam etmek istedim.

  1. Uzun bir aradan sonra Twitter’i kullanmaya başladım. (www.twitter.com/selcuk_senol)
  2. Arkasından daha çok kişiyle tanışıp kaynaşabileğim FriendFeed kullanmaya başladım. Güzel şeyler oluyor orada da… (www.friendfeed.com/ssenol)
  3. Google Reader’da “paylaşılan öğeler” özelliğini kullanmaya başladım ve linklere tıklamaya başladım. Benimle ilgili bir sayfayı kendisi oluşturdu. (Google Reader Paylaşına Öğeler)
  4. Az önce Google’in Profil sayfasında bilgilerimi güncelledim. www.google.com/profiles/postane. Bilgileri yazdıktan sonra benimle ilgili linkleri kendisinin bulmasına ise oldukça şaşırdığımı söyleyebilirim.
  5. Blog’una bu kadar uzun süre bağlanmazsan 7 eklenti güncellemesi görebilirsin. Tek tek güncelle bakalım şimdi…

WordPress’de galeri işlemleri

WordPress’in eski sürümlerinde dahili bir resim galeri özelliği yoktu. Son birkaç sürümle birlikte bu özellik geldi. Bence çok işlevsel değil. fadonet.net… adresinde nasıl kullanılacağı açıklanmış.

Ancak NextGen Gallery isimli galeri uygulaması WordPress eklentileri arasında üst sıralarda yer aldı. Kolaylığı sayesinde birçok blog yazarı tarafından tercih ediliyor.

screenshot-2

Ancak bugn karşıma çıkan picturesurf isimli galeri biraz daha ilginç. Kullanımı daha kolay ve resim yükleme süreleri dışında 7 saniye gibi bir sürede kendi galerinizi oluşturabiliyorsunuz. PictureSurf’ün WordPress sayfasından detaylı bilgileri bulabilirsiniz. Aşağıda da eklentinin video demosu yer alıyor.

1, 2, 3, 4, 5, 6 ve sonunda 7…

PC World Aralık 2008Ne insanlar tanıyorum; yıllardır bilgisayar kullanırlar ve daha bir adım bile ilerleme kaydetmemişler. Yıllardır bilgisi, yaptıkları hep aynı… Çünkü kullandıkları programı hangi sürümde öğrendilerse yıllar geçmesine rağmen aynı sürümü kullanmaya devam ediyorlar. Aslında suç onlarda değil… Kimse söylememiş ki; bak bu var, bu şekilde bunları yapıyorsun diye gösterseler belki de saniye kaybetmeden geçiş yapacak. Ancak kimisi de inatçı. Ama inadı korkudan. Daha yeni bir programı ya kullanamazsam korkusuyla için için yer kendini… Bu tür eskide kalmış olanlar bir şekilde işlerini görürler. Kullandıkları programın çerçevesinde istediklerini güç bela da olsa hallederler. Bu kesime grafikerler ya da daha doğru bir ifade ile grafik operatörleri örnek gösterilebilir. Hepsi değil tabii ki de…

Ancak kimileri de vardır ki onlar daha bir alem… İsterler ki tüm programları hep son sürüm olsun herkesten önce onlar kullansın, sağa sola hava yapsınlar. Ancak bir de onları programı kullanırken görün. Tam bir rezillik. Son sürüm program kullanıyorlar ancak 4 sürüm önceki gibi… Mesela Photoshop CS4 kullanıyorlar ama daha layer’larla çalışma ya da mask özelliği rüyalarına bile girmemiş.

Kimileri ise çok daha tuhaftır. İhtiyacı olmadığı ya da daha doğrusu; doğru düzgün bilgi sahibi olmadığı için sırf sağdan soldan, dayıoğlundan duyduğu için çeşitli programları kullanma hevesine girerler. Kullanma derken, yazıhanede üstü dantelli örtü ile kaplı en az 5 yıllık bir bilgisayara komşunun oğluna zorla yükletilmiş olan son sürüm Office gibi bir programdan bahsediyorum.

İşletim sistemleri de bu şekilde… Bana göre Vista’yı beğenmeyen çoğu insanın, beğenmeme sebebi XP gibi kullanmasından, beklentilerinin öyle olmasından kaynaklanıyor. Zaten “çok yavaş” herkesin ortak düşüncesi. Ancak neden yavaş hiç araştırdınız mı? “Bilgisayarı açıyorum sabit disk bir dakika bile susmuyor.” feryadına mutlaka birçok forumda rastlamışsınızdır. Ee sen aradığını daha hızlı bul diye indeksleme yapıyor da ondan disk susmuyor. Ama istersen tabii ki de kapatabilirsin bu özelliği…

Bunun gibi birçok problem bizim forum da dahil birçok forumda en fazla okunan başlıklar altında yer buluyor kendine… İnsanlar daha bu soruların yanıtlarını alamadan(!) bir de Microsoft, Windows 7’yi çıkaracağını duyurdu ve betasını dağıttı bile… Windows 7’deki beklentilerinizi XP’deki gibi olacaksa bence siz XP kullanmaya devam edin. Ancak farklı bir yapı ve yenilik gözüyle bakıyorsanız ve “kendimi de yenileyeceğim” diyorsanız buyrun Windows 7’ye merhaba deyin.

Olayın mantığını kavradıktan sonra; Windows 7 kullanmışsınız, Mac OS X ya da Ubuntu kullanmışsınız hiç farketmez. Siz kullanıcıysanız işletim sisteminin derinliklerinde yatanlar sizi ilgilendirmemeli. Sistemi bilgisayarınıza yükleyin ve sadece kullanın. Dosyalarınızı düzenleyin, internette sörf yapın, e-posta gönderip alın. Zaten daha farklı şeyler için insanlar daha farklı sistemler kullanıyorlar. Windows 7 Microsoft’un son sistem projesi. En az 1 yılı daha var finale gelmesi için. Ancak test ettiğimiz kadarıyla, Vista yerine beta sürüm kullanmak bizce daha avantajlı. Yenilikleri ise insanı heyecanlandırıyor. XP, Vista ve 7 serüvenine şahit olmak istiyorsanız; sizi, ilerleyen sayfalara davet ediyorum.

Not: PC World dergisi Aralık 2008 sayısı Editörden yazısıdır.

Yazıları paylaşmanın en güzel yolu

Blogunuza yazdığınız bir yazıyı başkalarıyla paylaşmak için sosyal imleme sitelerini kullanabilirsiniz. Ben de kendi sitemde “Share This” isimli eklentiyi kullanıyorum. 2.1 sürümü en güncel sürüm.

Ancak WordPress Türkiye sitesinde 1.4 sürümüne rastladım. İçerisinde Türkçe ve/veya Türkiye’den servis veren yerler de var. Şu adreste eklentiyi Türkçeye çeviren arkadaş’ın yazısı okunabilir.

WordPress eklentileri gelişmiş

Yaklaşık 6 aydır blog’umu ellememişim. Bu süre içerisinde WordPress tarafında birçok yenilik ve güzellik olmış. Eklentilerde de yenilikler yok değil.

Mesela, bana göre en başarılısı NextGEN Gallery. Tek bir ZIP dosyasını sunucuya yüklüyorsunuz sonrasında sayfada

[css][/css]

gibi bir ifade ile doğrudan galeriniz yayına alınıyor. Web albümleri hazırlamak sonrasında yayınlamak gerçekten birkaç tıklamadan ibaret.

NextGEN Gallery

NextGEN Gallery

Bir diğer eklenti ise dosya gönderme ile ilgili. Flexible Upload isimli bu eklenti yazı yazma aşamasında yeni field’lar ekleyerek tek bir seferde dosya upload’u sunuyor. Hizalama ya da thumbnail gibi ayarlar ise Tercihler içerisinden kolayca yapılabiliyor.

Flexible Upload

Flexible Upload

Şimdilik keşfettiklerim bu kadar. Devamı olursa mutlaka eklerim.

Orijinal olsun, benim olsun

PC World Aralık 2007Geçen ayın ortalarında bizleri heyecanlandıran bir olay gündeme düştü. Bizim site de dahil olmak üzere birçok yerde haberlerini, resimlerini, videolarını görmüşsünüzdür. Crysis’ten bahsediyorum. Almanya’da yaşayan Türk kardeşlerin bir ürünü olan Crysis isimli oyun görenleri kendisine hayran bırakıyor.

Hemen hemen 1 yıl öncesinden oyunla ilgili görüntüler, nasıl birşey olacağı belliydi. Oyun satışa çıkması beraberinde bir de sürpriz getirdi. Oyun aynı zamanda Türkçe arabirime de sahip olacaktı. Ama asıl büyük sürpriz oyun karakterlerinin Türkçe konuşmasıydı.

Oyunlarla aram pek iyi değildir ama PES’in bir sürümüne ofisteki çocuklar Türkçe seslendirme eklentisi yüklemişlerdi. Helal olsun adamlara demiştim. Oldukça başarılıydı. Sanki Lig TV’de maç izliyormuşsun gibiydi. Hatta seslendirme eklentisini hazırlayanlar olayı iyice abartmışlar bir de Lig TV logosunu koymuşlardı ekranın sol üst köşesine.

Crysis tanıtım toplantısına katılamadım. Bizden Taner toplantıyı izledi ve ofise geldiğinde akşama kadar Crysis’I anlatmaktan bıkmadı. Sonuçlarını bizim siteden zaten görmüşsünüzdür.

Tanıtım toplantısından sonra Crysis’ı de denememiz için göndermişler sağolsunlar. Bizim Levent’in testlerini gerçekleştirirken kullandığı canavar PC’lerden birisine oyunu yükledik.

Oyun çalıştıktan sonra görüntü ile ilgili bir iki ince ayar sonrası oyun açıldı. O da ne? Hollywood yapımı animasyon filmleri ile gerçek dünya arası bir görüntü vardı ve Türkçe olarak birbirlerine direktif veriyorlardı. Bu nasıl birşeydi. Karşımda bir oyun değil de sanki bir film vardı. Çoğu oyundaki sinematik görüntüler pek izlenmez. Ancak burada durum farklıydı. Sanki sadece o görüntüler izlenir oldu ofis halkı için. Seslendirmeler muhteşemdi. Hiçbir abartı yok ve herşey yerli yerindeydi. Emeği geçenlerin ellerine sağlık…

Oyun hakkında millet ne düşünüyor diye çeşitli forum sitelerinde gezinmeye başladım. Hala 50 YTL’lik oyunun kopyası çıkar mı, crack’i var mı muhabbetlerini gördüm ve açıkcası üzüldüm. Yapmayın arkadaşlar; eğri oturun doğru konuşun: bugüne kadar oyunların pahalı olmasından yakındınız durdunuz. Bari arşivinizde bir adet orijinal oyun -hatta orijinal herhangi bilgisayar ürünü- olsun.

Huylu huyundan vazgeçmez derler ama gelin siz bu oyunu orijinal olarak oynayın, oynatın. Bu tür oyunların devamı için bu olay şart.

Biz yaza hazırız. Ya siz?

PC World Haziran 2007Yaz ayları, rehavetin çöktüğü zamanlardır. Kışın sınavlardı iş yoğunluydu derken zaman bir türlü geçmek bilmez. Yaz aylarına girmeye başladığımız bu zamanlarda tatil ve tatilde yapılacaklar planlanmaya başlanır. Tabii tatil yerine göre eksikleri tamamlamaya başlamak için de oldukça uygun bir zamandayız. Tatile giderken mayo ya da güneşten koruyucu krem, kadar bir dijital fotoğraf makinesi de olmazsa olmazlar arasında yer almaya başladı.

Tatil anılarını ölümsüzleştirmek ve dijital dünyanın kolaylıklarından sonuna kadar faydalanmak adına seçeceğiniz bir makine oldukça yararlı olacaktır. Makine seçiminde bütçenizle orantılı olarak bir model tercihi yapmalısınız. Biz bu konuda size yardımcı olmak adına ortalama bir değer olan 5 megapiksel ve üzerinde çekim yapabilen ve bin YTL altındaki 18 fotoğraf makinesini yarıştırdık. Yeni bir fotoğraf makinesi satın almadan önce bu testimize göz atmanız faydanıza olacaktır.

Ayrıca dergimiz içerisinde yer alan fotoğraf püfleri sayesinde çektiğiniz fotoğraflardan bozuk olanları ya da beğenmediklerinizi nasıl düzelteceğinizi, toplu resim düzenlemesi ve resimleri işlemek için Photoshop bilmeden küçük yardımcı araçlarla neler yapabileceğinizi anlatıyoruz. Bütün bu yazılımlara ise dergimizle birlikte verdiğimiz DVD içerisinden ulaşabilirsiniz.

Fotoğraf çekmeyi seviyorsanız ve kendinizi bu işe gönül vermiş bir kişi olarak görüyorsanız, bu ay yeni başladığımız “Fotoğ-raf” köşesine bir göz atmanızı öneririm. Kendisi bu işe gönül vermiş olan Onur, bu ay Sony’nin bir SLR makinesi ile geçirdiği zamanı ve makine ile yaşadığı çekim tecrübelerini aktarıyor. Onur’un önümüzdeki ay için birçok sürprizi bulunacak. Takip etmenizi öneririm.

Cem Yılmaz’lı ev telefonu kullanmaya yönelik Türk Telekom reklamları televizyonlarda yayınlanmaya devam ederken, büyük bir kesim halen internet üzerinden sesli olarak haberleşmeyi tercih ediyor. Skype kullanıcıları sadece yurt dışı ile olan görüşmelerinde değil, şehir içi görüşmelerde bile bu uygulamanın nimetlerinden faydalanıyorlar. Ancak kuru kuru sesli sohbet sizde de bir rahatsızlık yaratıyorsa, derginin ilerleyen sayfalarında anlattığımız Skype eklentilerini kullanmalısınız. Eklentileri denemeniz için de DVD’mize koyduk. Beyonce’a bayılacaksınız…

İstanbul’da yaşayanların daha çok bildiği bir yer olan Kadıköy’deki Yazıcıoğlu Pasajı, bilgisayar ya da bir bilgisayar ürünü alınacağı zaman uğranması gereken ilk yerlerden birisi. Ancak burada da alışveriş yapmanın bir raconu var. Donanım Editörümüz Levent buranın raconunu iyi bilenlerden birisi. Kadıköy’de alışveriş yaparken bilmeniz gerekenleri ve bilgisayar toplarken 1 doların bile önemli olduğu durumlarda ne yapmanız gerektiğini Levent kaleme aldı. Gezmekten acıkanların nerede ne yiyebileceği konusunda yine Levent Usta öneride bulunuyor.

Bizdeki hareketlilik de başladı… Bundan altı ay önce askere gönderdiğimiz Taner tekrar ofise döndü ve kafa olarak rahatlamış halde PC World ofisinde. Yeni bir sinerji ortaya çıkacağının ilk sinyallerini daha gelir gelmez almaya başladık. Ocak ayındaki yazımda Taner’i askere gönderdiğimizin haberini verirken “yeni projelerimiz” olduğunu ve yazın çok hareketli geçeceğini belirtmiştim. Bizde tatil yok ve PC World ekibi olarak yeni projeler üzerinde çalışmalara hızla başlıyoruz. İlk olarak web sitemizin çehresindeki değişikliği gösterdik sizlere ve tabii ki de bununla ilgili olarak daha yeniliklerimiz ve güzelliklerimiz devam edecek. Eğer halen PC World Online’a üye değilseniz üye olmanızı öneriyorum.

Linkleri gitmeden görüntüleyin

Bir web sitesinde yer alan diğer sitelere verdiğiniz linkleri, o siteye gitmeden görmek istemez miydiniz? İşte bu işi yapan harika bir site var. Ayrıca WordPress eklentisi de birçok işi sizin yerinize işi kolayca hallediyor. Snap Shots sitesine ücretsiz olarak üye olarak sitenizi öncelikli olarak tanıtmanız gerekiyor. Daha sonra sitenin sizin için ürettiği kodu alarak HTML kodlarında </body> satırından önceki yere sizin için üretilen kodu ekleyin. Hepsi bu kadar…

Eğer WordPress kullanıyorsanız bu adresteki eklentiyi indirin. İndirdiğiniz zip dosyası içerisindeki dosyaları /wp-content/plugins/ klasörü içerisine açacağınız ald-spa isimli bir klasör içerisine alın. Daha WordPress’in yönetim ekranından eklentiyi aktif hale getirip, ince ayarlarını yapabilirsiniz. Snap Shots eklentisinde yer alan “Snap Shots Key:” alanına sitenin size vermiş olduğu kod içerisinde yer alan key= ile başlayan ve 32 karakter uzunluğundaki kodları buraya yapıştırın.

İşte bu kadar… Artık sitenizdeki dış linklerin ön izlemeleri linklerin üzerinde kısa bir bekleme ile ipucu ekranı gibi görünecek…

Etiket bulutu

Bir web sitesinde özellikle blog ya da sosyal sitelerde etiketlere rastlamışsınızdır. Etiketler, kategoriden farklı olarak ait olduğu yazıda birden fazla olabilir. “Cep telefonu” ile ilgili bir makale genellikle (sitesine göre değişir ama) iletişim, telekomünikasyon gibi kategori altında yer alabilir. Ancak bu yazının etiketleri içeriğine göre şekilleneceği için bulunması ve ilgili konularla etkileşim kurması açısından çok daha faydalı olacaktır.

Etiket Bulutu

Bu etiketler sitelerde makalenin yanında yer alabildiği gibi kendilerine ait yerlerde alt alta ya da yan yana olabilir. Ancak tüm etiketlerin bir arada yer aldığı ve her bir etiketin frekansına göre boyutlandığı şekle etiket bulutu (tag cloud) deniyor. Büyük kelimelerin sitede çok daha fazla kullanıldığı anlamına geliyor.

Okumaya devam et Etiket bulutu

Cep telefonu out bilek telefonu in

Cep telefonunun hızla yaşantımızın içerisine girmesi ile telefon üreticileri yeni modeller üzerinde çalışmalarını hızlandırdılar. Mono ekran, renkli ekran derken, dahili radyosu olanında MP3  çalanına kadar “alo” demenin yanında çoklu ortam eğlenceyi de bize sunuyorlar.

Ancak uçuk tasarımcılar beklentileri öyle bir yükseltmişler cep telefonu ismini bir çırpıda silip atmayı bilmişler. Teknik özelliklerinin yanında görüntüleri de oldukça önemli olan bu mobil telefonlar kişinin karizmasına karizma katmaya devam edecek.

Siemens, Nokia gibi tanınmış markalara ait ürünlerin de yer aldığı bu prototipler belki de yakın bir zamanda hayatımızda yer almaya başlar.

benq-siemensconc_2.jpg Okumaya devam et Cep telefonu out bilek telefonu in