Her yere “tık”lamayın

Bazı insanlar dillerine sahip olamadıkları için yargılanırlar. Bazıları ise ellerine sahip olamadıkları için… Ama bazıları var ki onlar da “tık”lama suçlusudur. Şimdi, bu tıklama suçlusu ne demek? Günlük bilgisayar kullanımında bilgisayarda karşılaşılan birçok soru pencerelerinde “Evet” ya da “Hayır” gibi seçenekler yer alır. Bazen seçenekler “OK” gibi tekte olabilir. Özellikle internette sitelerde gezinirken bazen karşınıza birden bire soru soran pencereler açılır. Ben hiç görmedim ki bu yazıları okuyupta doğru olanı seçeneği işaretleyenini? Sanki bildiği bir şey gelmiş gibi hiç okumadan varsa “Evet” seçeneği yoksa “OK” seçeneğini rastgele olarak doğrudan tıklıyor. İşte bu tür kişiler “tık”lama suçlusu.

Ne var ki bu işte, sorulan soruya bir yanıt veriliyor diyebilirsiniz ancak kazın görünen bacağı hiçte böyle değil. Bu olayı söyle örnekleyelim: Diyelim ki bir arama sitesinde arama yaptınız. Herhangi bir konuda aklınıza takılan konu hakkında fikir edinmek için arama sonuçları listesinde size uygun olan bir sonuç sayfasına giderek bilgileri okumak ya da o sitenin hizmetinden faydalanmak istiyorsunuz.

Okumaya devam et Her yere “tık”lamayın

Paylaşımın dayanılmaz hafifliği

Herkes ne kadar paylaşımcı öyle değil mi forumlarda? Herkes birbirine yardım ediyor, birisinin bir programa mı ihtiyacı var bir başkası hemen atar ortak alana; “al bakalım kardeş” nidaları eşliğinde…

Aslında paylaşmak gerçekten güzel bir şey… Hatta internette en çok dolaşan laflardan da birisidir: “Bilgi paylaştıkça artar”.

Biz Türkler çok yardımseverizdir. Şimdi halen var mı bilmiyorum ama Türkiye’de çok kanallı döneme geçildiği dönemlerde ilkokula (o zaman ilkokuldu) gidenler “imece” diye bir kavramı öğrendiler. Aslında doğrusu imece usulü olan bu kelime; hep birlikte ortak bir şeyler yapmak anlamında öğrettiler. Özellikle de köylerden örnekler vererek olayın pekiştirmemizi sağladılar.

Okumaya devam et Paylaşımın dayanılmaz hafifliği