Kategoriler
Donanım

Blackberry’ye selam yola devam

Teknoloji ile içli dışlı olmanın en güzel yanlarından birisi sürekli en son çıkan teknoloji ürünlerini görmeniz ve kullanmanızdır. Yeni ne varsa bizim ofiste de var. Bazı şeylerden o kadar çok var ki birçok insanın daha önce görmediği şeylerden siz sıkılmış olabiliyorsunuz.

Yaklaşık 2 haftadır Turkcell Blackberry Bold kullanıyorum. Daha önce çok Blackberry telefon görmüş kullanmıştım ama bu kadar uzun süre hiç kullanmamıştım. Telefon hakkında detay vermeyeceğim. Google’da zaten yeteri kadar bilgi var. Oralardan çeşitli özellikleri ve yenilklerine ulaşabilirsiniz.

Daha önce Blackberry kullanmadığım için ne olduğu ya da nasıl birşeylerin yapılabileceği konusunda da bilgi sahibi değildim. Ancak biraz kurcalayınca ve internette arama yapınca bazı şeyler hakkında bilgi sahibi oldum.

Efendim, bu cihazın en büyük özelliği “push mail” denilen bir özelliğe sahip olması. Yani birisi size bir e-posa gönderdiği anda telefonda size bir e-posta var da ikazının oluşması durumu. Normalde size gönderilen postalar bir sunucuda bekler ve siz Outlook’dan bunları al dediğinizde bilgisayarınıza gelir. Push mail aynı MSN, ICQ gibi çalışıyor diyebilirsiniz.

E-posta hizmetini tam olarak kullanmak için Turkcell ya da kullandığınız operatörden bu hizmeti aktif hale getirmeniz gerekiyor. Size bir data hattı açıyorlar ve sürekli olarak telefon Blackberry sunucuları ile irtibat halinde kalıyor.

Blackberry için de birçok yazılım mevcut. Çoğu da ücretli yazılımlar. Arayınca ücretsizleri de bulmak mümkün… Birçok internet sitesi Blackberry için hazırlamış olduğu yazılımları ücretsiz olarak sunuyor. Örneğin; Flickr, Facebook, Yahoo, Gmail, Google Maps gibi hizmetleri sitelerine bağlanmadan Blackberry’inizden kullanabiliyorsunuz.

Cihazın üzerinde QWERTY bir tuş takımı var. Üzerinde Türkçe karakterlerin olmaması bir sıkıntı yaratsa da tuşlarla yazı yazmak oldukça rahat. Küçük olmasına rağmen kıvrımları sayesinde parmaklarınızın tuşlar üzerinde kaymasını engelliyor.

Şimdilik yazacaklarım bu kadar. Cihazı kullandıkça ve üzerinde tecrübe kazandıkça birşeyler daha eklerim.

Kategoriler
Web

Kendi blogger’ınızı kurun!

WordPress’in muhteşem bir blog script’i olduğunu bilmeyen yoktur. Birçok blog sitesi bu script ile hazırlanmış durumda. (benim sitem de dahil olmak üzere…)

Bir sitede birden fazla kullanıcıya blog kurmak isterseniz ya tek tek klasörler açıp ayrı ayrı WordPress’ler kuracaksınız (ki böyle siteler gördüm); ya da WordPress MU kullanacaksınız.

İlk kurulumu WordPress’den bile kolay. Ondan sonrasında yeni kullanıcı tanımlayıp, yeni blog’unu açıyorsunuz. Ayarlar ve yapabildikleriniz oldukça fazla. Ancak şu anda henüz Türkçe dil dosyası yok. Araştırdığım kadarıyla üzerinde çalışılıyor.

WordPress’in 2.6 sürümüne ait türkçe dil dosyasını (wp-content/languages/tr_TR.mo) dosyasını WordPress MU içerisindeki wp-content/languages (languages klasörü ilk kurulumda gelmiyor, kendiniz yaratmalısınız) klasörü içerisine atarak yüzde 90 oranında bir Türkçeleştirme elde edebiliyorsunuz.

WordPress MU ile http://blog.siteminadi.com/xyz gibi bloglar kurabiliyorsunuz. Ancak subdomain için bir iki ayar yapmalısınız. Bunun için şu adresi ziyaret edebilirsiniz.

Kurulum hakkında detaylı bilgi için de bu adresi ziyaret edebilirsiniz.

Kategoriler
PC World

Sıkışan posta trafiği

PC World Ağustos 2008E-posta bizim için vazgeçilmez bir iletişim aracı. 6. duyu organımız gibi oldu desem yalan olmaz. Öğlen yemeğe çıkmak için bile “haydi yemeğeeee….” başlıklı postalar atan kişiler tanıdım ben bu iş hayatımda…

Günde yüzlerle ifade edilen adetlerde e-posta alır durumdayız. E-posta öyle bir hal alıyor ki bizim için; bunları almak değil gelen postalara cevap vermek, saklanacakları klasörlemek, randevuları takvime işlemek her sabah mutlaka yapılması gereken işlerimiz arasında yer alıyor.

Bu “posta” trafiği arasında bir de eşden dosttan gelen “kopacaksın”, “süpper”, “+18 DİKKAT” gibi antin kuntin postalarla boğuşmak sinir katsayımıza rating katıyor. Bu postaların içerisinde öyle ilginçleri yer alıyor ki hayretler içerisinde kalıyoruz. Gökhan bu ay bu tür e-postalara yer verdi kapak konumuzda… İlerleyen sayfalardaki bu yazıyı okuyunca siz de bu postaları bir yerlerden hatırlayacaksınız. Çünkü bu postaların aynısı ya da bir benzeri mutlaka size de gelmiştir. Bu konuda Gökhan’ın isyanı ise bunları gönderenler öyle işi gücü olmayan, boş boş internette takılan kişiler değil; gayet iş sahibi, iyi bir şirkette iyi bir pozisyonda çalışan kişilerden almak. Bu durum insanın şaşkınlığını bir türlü üzerinden atamamasına sebep oluyor. E-posta bu kadar insani bir ihtiyaç durumumuza gelmişken bir de bu tür “işkenceler” insanı güldürmek yerine oldukça fazla bir şekilde kızdırıyor.

Bu türlü gün içerisinde gelişen ve zamanınızı oyalayan e-posta güreşi sonrasında eve gidip dinlenme istediği akşam saatlerine doğru tüm ofis ahalisinin gözlerinden belli oluyor. Derginin ilerleyen sayfalarında yer verdiğimiz ücretsiz MMORPG’ler arkadaşların birçoğunun akşam ve gece eğlencesi. Aylık ödeme yapmak zorunda kalmadan oynayabileceğiniz 10 adet ücretsiz MMORPG’den birisi mutlaka sizin de ilginizi çekecektir.

Bu ay mutlaka göz atmanızı önereceğim ve bu sayının arşivlerinizde uzun süre kalmasını sağlayacak olan bir diğer konu ise 48 ipucu. Aynı yazılımları kullanarak daha fazla performans sağlamanızı sağlayacak olan yazılımları bir araya getirdik. Ayrıca bu yazılımları ayrı bir tablo halinde sıraladık. Lazım olmaz demeyin, bir gün gerekebilir.

Son önerim ise DVD’mizden… Pardus 2008’i de bulacaksınız bu ay ki DVD’mizde… Pardus ile ilgili bir yazı dergide yer alıyor ama zamanınız olursa Pardus 2008’i sisteminize yükleyerek bir denemenizi şiddetle öneriyorum. Eğer daha önce Linux kullandıysanız farkı hemen anlayacaksınız. Eğer daha önce hiç Linux kullanmadıysanız korkmayın, alışmak sanıldığının aksine hiç de zor değil. Türkçe olduğu için sorunsuzca pek yardıma ihtiyacınız olmadan kullanabilceksiniz.

Bir sonraki sayıda görüşmek üzere…

Not: Ağustos 2008 Editörden yazısıdır.