İyi bir gözlemci olduğumu söyler etrafımda beni yakından tanıyan arkadaşlarım. Etrafta olanla bitenle fazlaca ilgilenmemim başıma işle açabileceğini söyleseler de ben öyle düşünmüyorum. Çünkü ben etrafta olanı değil o olayı izleyen, o olaya bakan insanların o anki durumlarını, hallerini, tavırlarını izlemek bende farklı bir merak uyandırmıştır hep. Geçenlerde, kız arkadaşımla bir kafede otururken arka masadaki gençlerin normalin üstünde olan ses tonlarından konuştuklarına istemeden de olsam kulak misafiri oldum. Aralarında tartıştıkları konu; erkeklerden birisi yurt dışından bir kız ile tanışmış ancak İngilizce bilgisi yeterli olmadığı için çok fazla sohbet edemediklerinden dert yanıyordu. Arkadaşına ise kendisinin yardımcı olmasını istiyordu. Arkadaşı da cingöz; ver onun MSN adresini ben senin adına konuşurum diyordu.
Ah bu gençler demek istiyorum ama kendim de genç ruhlu birisi olarak onlara hakısızlık ettiğimi düşünmemek için bu şekilde söylemek istemiyorum. Yüz yüze yapılan gerçek “sohbet” olayı içerisinde bile konu sanal sohbet ve orada geçen mevzuular. İngilizce bilen arkadaşı diğerine son noktayı koydu. MTU sözlük senin kardeşin olsun bundan sonra. Ötekisi ise bu işin çok uzun ve zahmetli olacağı için ısrarla kendisine yardımcı olmasını istiyordu.