<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>selcuksenol.com.tr &#187; yemek</title>
	<atom:link href="http://www.selcuksenol.com.tr/blog/tag/yemek/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.selcuksenol.com.tr/blog</link>
	<description>Kişisel bilgi merkezim</description>
	<lastBuildDate>Thu, 20 May 2010 14:43:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Dayanamadım, sonunda aldım bir Nespresso makinesi</title>
		<link>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2009/06/dayanamadim-sonunda-aldim-bir-nespresso-makinesi/</link>
		<comments>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2009/06/dayanamadim-sonunda-aldim-bir-nespresso-makinesi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 20 Jun 2009 18:54:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Selcuk Senol</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[espresso]]></category>
		<category><![CDATA[kahve]]></category>
		<category><![CDATA[lezzet]]></category>
		<category><![CDATA[nespresso]]></category>
		<category><![CDATA[starbucks]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>
		<category><![CDATA[youtube]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.selcuksenol.com.tr/blog/?p=473</guid>
		<description><![CDATA[Kahveye olan düşkünlüğümü ve sevgimi beni tanıyanlar bilir. Şeker ve süt (krema) sevmememden dolayı seçeneklerim yok denecek kadar az. Filtre kahve ya da espresso arasında gidip gelirim. Ofiste ise malum Nescafe&#8230; Nispeten evde daha rahatım çünkü filtre kahve için bir makinem var. Uzun zamandır da bir espresso makinesi almayı düşünüyordum. Ancak bir türlü marka, model]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kahveye olan düşkünlüğümü ve sevgimi beni tanıyanlar bilir. Şeker ve süt (krema) sevmememden dolayı seçeneklerim yok denecek kadar az. Filtre kahve ya da espresso arasında gidip gelirim. Ofiste ise malum Nescafe&#8230;</p>
<p>Nispeten evde daha rahatım çünkü filtre kahve için bir makinem var.</p>
<p>Uzun zamandır da bir espresso makinesi almayı düşünüyordum. Ancak bir türlü marka, model seçemediğim için sonuca bağlayamıyordum durumu&#8230; Filtre kahve de yapan ve sütü köpürten buhar çıkışı olanları mı tercih etmeliyim yoksa tek espresso makinesi yeterli miydi? Bir türlü karar veremiyordum. Araştırma yaparken de Nespresso diye bir şey olduğunu keşfettim. Bu cihazın espresso makinesinden farkı, kahve olarak kendisine ait, kapsül adı verilen hazır potları kullanmanız.</p>
<p>Standart bir espresso makinesinde (Starbucks&#8217;dakiler de buna dahil) kahveyi bir süzgeçe benzeyen pot ismi verilen bir kaba koyar, kahveyi orada sıkıştırır ve makineye takarak espresso yaparsınız. Nespresso&#8217;da ise olay biraz daha farklı. Kullanılan pot&#8217;lar kapsül ismi verilen alüminyum kaplarda yer alıyor. Tek kullanımlık bu kapsülleri espresso hazırlamadan önce kendi makinesinde ilgili yere yerleştirip cihazı çalıştırıyorsunuz. 10-20 saniye içerisinde muhteşem kokuya, görüntüye, köpüğe ve tada sahip espresso&#8217;nuz hazır. Farklı renklere sahip bu kapsüllerin her biri farklı özelliklere ve tat yoğunluğuna sahip.</p>
<p>Nespresso&#8217;yu tercih etmemdeki amaç, her yeni bir fincan expresso&#8217;da aynı lezzeti elde edecek olmamdı. Tabii bir de işin temizlik kısmı var ki o da ayrı bir durum. Standart espresso makinelerinde kullanacağınız kahveyi 100-200 gramlık paketlerde alacağınız için bekledikçe haliyle bir bayatlama söz konusu olacaktır. Ancak Nespresso&#8217;daki kapsüllerin ağzı hava almayacak şekilde kapalı olduğu için her fincan aynı lezzet garantisini sunuyorlar.</p>
<p>Aşağıdaki video Nespresso makinesinin nasıl çalıştığını göstermede oldukça yardımcı olacaktır.</p>
<p>http://www.youtube.com/watch?v=X87upfGNbyU</p>
<p>Türkiye&#8217;de kapsüllerin tanesi ortamala 1 TL civarında ve 10&#8242;lu paketler halinde <a href="http://www.nespresso.com.tr/" target="_blank">satılıyor</a>. Ancak daha önce kullanılan kapsülleri aşağıdaki videoda gösterildiği gibi yeniden kullanmak mümkün. Bu işi denedim ve orijinal kapsül kadar olmasa da idare eder. Elde kalan espresso paketini tüketmek için oldukça güzel bir yöntem. İşin taktiği ise kapsülü yeniden doldururken kahveyi biraz sıkıştırmakta&#8230;</p>
<p>http://www.youtube.com/watch?v=84uwCVYWaF8</p>
<p>İşte benim aldığım makine.. Şimdilik mutfak tezgahının ortasında&#8230; <img src='http://www.selcuksenol.com.tr/blog/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':-)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><img class="aligncenter size-medium wp-image-474" title="19062009124" src="http://www.selcuksenol.com.tr/blog/wp-content/uploads/2009/06/19062009124-332x400.jpg" alt="19062009124" width="332" height="400" /></p>
<p>Not: Makineyi <a href="http://www.mediamarkt.com.tr/" target="_blank">MediaMarkt</a>&#8216;tan aldım. Model, Nespresso Essenza C90. Liste fiyatı ile MediaMarkt arasında 100 TL&#8217;ye yakın bir fark vardı. Alacaklara  MediaMarkt&#8217;a bir uğrasınlar derim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2009/06/dayanamadim-sonunda-aldim-bir-nespresso-makinesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dondurmalı irmik helvası</title>
		<link>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2008/12/dondurmali-irmik-helvasi/</link>
		<comments>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2008/12/dondurmali-irmik-helvasi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Dec 2008 17:28:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Selcuk Senol</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dondurma]]></category>
		<category><![CDATA[helva]]></category>
		<category><![CDATA[tatlı]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://selcuksenol.com.tr/blog/?p=310</guid>
		<description><![CDATA[Akşam akşam nerden de aklıma takıldı&#8230; Tike güzel yapıyor bu tatlıyı, tavsiye ederim. Şimdilik bakıp bakıp yalanalım bari Detaylar hakkında bilgi isteyenler için link1, link2, link3, link4]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter size-full wp-image-311" title="dondurmalı irmik helvası" src="http://www.selcuksenol.com.tr/blog/wp-content/uploads/2008/12/dondurmali_irmik_helvasi.jpg" alt="dondurmalı irmik helvası" width="400" height="300" /></p>
<p>Akşam akşam nerden de aklıma takıldı&#8230; Tike güzel yapıyor bu tatlıyı, tavsiye ederim. Şimdilik bakıp bakıp yalanalım bari <img src='http://www.selcuksenol.com.tr/blog/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':-)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Detaylar hakkında bilgi isteyenler için <a href="http://yemekzevki.net/2005/06/15/dondurmali-irmik-helvasi/" target="_blank">link1</a>, <a href="http://lezzetler.com/dondurmali-irmik-helvasi-vt15371.html" target="_blank">link2</a>, <a href="http://www.sofrasenligi.com/2008/09/dondurmal-irmik-helvas.html" target="_blank">link3</a>, <a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=dondurmali%20irmik%20helvasi" target="_blank">link4</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2008/12/dondurmali-irmik-helvasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sıfır voltluk tatil hevesi</title>
		<link>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2007/08/sifir-voltluk-tatil-hevesi/</link>
		<comments>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2007/08/sifir-voltluk-tatil-hevesi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Jul 2007 22:00:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Selcuk Senol</dc:creator>
				<category><![CDATA[PC World]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[cep telefonu]]></category>
		<category><![CDATA[e-posta]]></category>
		<category><![CDATA[Internet]]></category>
		<category><![CDATA[kablosuz]]></category>
		<category><![CDATA[mac]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[saat]]></category>
		<category><![CDATA[tatil]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[telefon]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://selcuksenol.com.tr/blog/2007/08/sifir-voltluk-tatil-hevesi/</guid>
		<description><![CDATA[Geçen ayın ilk haftasında yıllık iznimin bir kısmını kullandım. Bir haftalık tatil süresini eşimle birlikte çok uzaklarda geçirmek yerine ailemizin Çanakkale’deki yazlığındaydık. Günlerin dolu dolu geçmesi için arabayla 6 saat kadar süren yolculuk boyunca sürekli planlar yaptık. Günü tam anlamıyla yaşamak için erken kalkmak iyi bir fikirdi. Ancak uyku sonrası yatak keyfini de özlemiştik. En]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Geçen ayın ilk haftasında yıllık iznimin bir kısmını kullandım. Bir haftalık tatil süresini eşimle birlikte çok uzaklarda geçirmek yerine ailemizin Çanakkale’deki yazlığındaydık. Günlerin dolu dolu geçmesi için arabayla 6 saat kadar süren yolculuk boyunca sürekli planlar yaptık. Günü tam anlamıyla yaşamak için erken kalkmak iyi bir fikirdi. Ancak uyku sonrası yatak keyfini de özlemiştik. En iyisi ortama uyum sağlamak için işi oluruna bırakmaktı.</p>
<p><span id="more-78"></span></p>
<p>Yağmurdan kaçarken doluya tutulmuş gibi sıcaklardan kaçalım derken çok daha sıcak günler bize merhaba dedi. Deniz ya da havuz, sıcaklarda çok uygun olmayacağı için şehrin yakınındaki tarihi ve doğal güzellikleri görmek, verandadaki hamakta yatmaktan çok daha cazip geldi bize. Çanakkale’nin Bayramiç ilçesine (<a href="http://www.bayramic.bel.tr" target="_blank">www.bayramic.bel.tr</a>) bağlı Evciler köyünün az ilerisinde bulunan Ayazma ismindeki mesire yerine gittik. Kazdağlarının yamacından hafif tırmanarak vardığımız yerde, ilk olarak oldukça yüksek ağaçlar gözümüze çarptı. Arabayı park ettiğimiz mesire yerinde gürül gürül akan su insanı kendinden geçiriyordu. Suyun sesini dinlemek ve açlığımızı bastırmak için mekanın popüler yemeği olan güveçte alabalık sipariş verdik (tereyağlı ve üstünde erimiş kaşar peyniri var). Siparişleri beklerken e-postalarımı kontrol edim dedim. O da ne&#8230; Cep telefonum hiçbir sinyali yakalayamıyor. Farklı noktalara geçtiğimde de durum değişmedi. Oranın yerlisine durumu sorduğumuzda ise elektriğin de olmadığını söylediler. Doğal güzelliğin bozulmaması adına elektrik yokmuş.</p>
<p>Bir an düşündüm&#8230; Elektriksiz bir yer&#8230; E-postalarımı kontrol etmesem ne olur diye düşündüm. Hiçbir şey olmazdı. Gelecek bir kötü bir haber ya da aksilik mesajı canımı sıkabilirdi. Etraftaki insanlara baktım. Elektriksiz nasıl yaşıyorlardı acaba? Akşamları gaz lambasıyla etrafı aydınlatıyorlar, yemek yapmak için ise odunla yanan fırınlar işlerini görüyordu.</p>
<p>Ertesi gün Bozcaada’ydık. Orada da çok güzel pansiyonlar var. Bazılarının en büyük özellikleri ise elektriksiz olmaları&#8230; Yıldız ve ay, geceyi gündüze çeviriyor, mum ışığında tüm pansiyonerlerle birlikte yemek yeniyordu.</p>
<p>İstanbul’a gelince biraz araştırdım ve elektriksiz, internetsiz birçok tatil yeri olduğunu keşfettim. Bence gerçek anlamda “kafa dinlemek” isteyenler için bu tür yerler çok daha eğlenceli&#8230; Yeme içme gibi temel gıdamız olan teknolojiden uzak olan yerler insanı çok daha dinlenmiş bir hale getireceğini bir kez daha anladım.</p>
<p>Tatil için ille de desibellerce müzik yayını, lazer şovları, aşırı gürültülü mekanlar ve kablosuz internetli otel odaları gerekmiyormuş. Bunların hiçbirisi olmadan da insanın tatil yapabileceğini anladım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2007/08/sifir-voltluk-tatil-hevesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Rüya sonunda gerçek mi oluyor?</title>
		<link>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2007/01/ruya-sonunda-gercek-mi-oluyor/</link>
		<comments>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2007/01/ruya-sonunda-gercek-mi-oluyor/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Jan 2007 11:25:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Selcuk Senol</dc:creator>
				<category><![CDATA[PC World]]></category>
		<category><![CDATA[blog]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[dergi]]></category>
		<category><![CDATA[paylaşım]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[site]]></category>
		<category><![CDATA[teknik]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[vista]]></category>
		<category><![CDATA[yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılım]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>
		<category><![CDATA[yenilik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://selcuksenol.com.tr/blog/?p=37</guid>
		<description><![CDATA[Son birkaç aydır PC World ofisinde editör arkadaşlarla en çok konuştuğumuz ve tartıştığımız konuların başında &#8220;Vista&#8221; geliyor. Özellikle dergi bittikten sonra yeni bir sayı için yaptığımız yazı işleri toplantıları tam bir teknoloji muhabbeti havasında geçiyor. Tabii haliyle içerikle ilgili bir şeyler konuşmaya pek bir vakit kalmıyor. Öğlen yemekleri, ayaküstü sohbetlerinde sohbet ne olursa olsun sonuçta]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Son birkaç aydır PC World ofisinde editör arkadaşlarla en çok konuştuğumuz ve tartıştığımız konuların başında &#8220;Vista&#8221; geliyor. Özellikle dergi bittikten sonra yeni bir sayı için yaptığımız yazı işleri toplantıları tam bir teknoloji muhabbeti havasında geçiyor. Tabii haliyle içerikle ilgili bir şeyler konuşmaya pek bir vakit kalmıyor. Öğlen yemekleri, ayaküstü sohbetlerinde sohbet ne olursa olsun sonuçta gelinen ortak konu tabii ki; Vista. Kendi içimizde bile, &#8220;ne olacak?&#8221;, &#8220;ne yapacağız?&#8221; gibi konularda hararetli tartışmalar yaşıyoruz. Bu konuda yazılımcılar ayrı, donanımcılar ayrı düşünüyor. Herkes kendi uzmanlık alanına göre durumu değerlendirip ne yapacağına karar vermeye çalışıyor. Ya da daha doğrusu bir türlü karar veremiyor. Kıvanç, ilk beta&#8217;sı çıktığından beri ofisteki bilgisayarında Vista&#8217;yı kullanıyor ve yazılarını Office 2007 üzerinde yazıyor. Ben ise kararımı çoktan verdim. Hiç düşünmeden eski dost XP&#8217;ye bir daha geri dönmemek üzere güle güle deyip Vista kullanmaya başlayacağım.</p>
<p>İnternetteki forumlarda da bu konuda ateşli tartışmaların yaşandığına rastlamışsınızdır. Takip ettiğim sitelerde, bloglarda ya da forumlarda da durum aynı bizim ofisteki gibi. Kimse ne yapacağına bir türlü karar veremiyor.</p>
<p>Hakkında &#8220;özellikleri kopya ya da taklit&#8221; dense de, aslında bu söylenenlere çok da kulak asmamak, özellikleri ve yenilikleri hakkıyla kullanmak gerekiyor. Birçok bilgisayar kullanıcısı bu yeni özelliklerin görsel kısmını çok fazla kullanamayacak olsa da Vista kullanmanın ayrı bir güzelliği olacaktır. Gerekli donanım yükseltmesi sonrasında ise Aero arabirimin tüm &#8220;şeffaflığını&#8221; geç de olsa doyasıya yaşamanın tadını çıkaracak kullanıcı sayısı bir hayli fazla olacaktır diye düşünüyorum.</p>
<p><strong>İkinci Yılın Yeni Sayısı</strong></p>
<p>Yeni yılın ilk sayısında kapak konusunu Ocak ayı sonunda çıkması beklenen Vista&#8217;ya ayırdık. &#8220;Vista Hakkında Merak Edilenler&#8221; başlığını attığımız yazımızda kullanıcıların bu büyük terfi öncesi akıllarına takılan konuların çözümleri üzerinde durduk. Ayrıca konu içerisinde yer alan soru ve cevaplardan bazıları, sizin de aklınıza mutlaka takılmıştır. Terfi öncesi bu yazımızı merakla okuyacağınızı düşünüyorum.</p>
<p>Bu ay ofisteki her editörün masası üzerinde yer alan kalabalığa bir de büyük kulaklıklar dahil oldu. İlerleyen sayfalarda okuyacağız 5.1 destekli bu kulaklıklar, ev ortamında sinema tadını doyasıya yaşamanıza oldukça yardımcı oluyor.</p>
<p>İlginizi çekeceğini düşündüğüm konulardan bir diğeri de LCD televizyonlar. Son zamanların moda teknolojisi olarak nitelendirilen LCD TV&#8217;lerden birisine sahip olmadan önce bilmeniz gereken teknik terimleri ve satın alma işlemi öncesi &#8220;satıcılarla aynı dili konuşmak&#8221; için gerekli detayları Levent kaleme aldı. Pamir&#8217;in hazırladığı dijital TV kartı testi ise bilgisayardan ya da yeni alacağınız bir LCD TV&#8217;den uydu yayınlarını izlemeniz için hangi kartı kullanmanız gerektiği üzerine&#8230;</p>
<p>Yeni yılda PC World&#8217;ü ve PC World Online&#8217;ı sıkı bir şekilde takip etmenizi öneririm. Çünkü bizler yeni fikirlerle doluyuz ve yeni projelerimizi çok yakında göreceksiniz. Öncelikli olarak PC World Online foruma üye olmak ve bilgi paylaşımına katkıda bulunarak bu karnavala siz de katılabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2007/01/ruya-sonunda-gercek-mi-oluyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Büyük günü bekleyen bizler</title>
		<link>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2006/10/buyuk-gunu-bekleyen-bizler/</link>
		<comments>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2006/10/buyuk-gunu-bekleyen-bizler/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Oct 2006 09:50:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Selcuk Senol</dc:creator>
				<category><![CDATA[GamePro]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[cebit]]></category>
		<category><![CDATA[dergi]]></category>
		<category><![CDATA[Internet]]></category>
		<category><![CDATA[karakter]]></category>
		<category><![CDATA[küçük]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[site]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[yazı]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://selcuksenol.com.tr/blog/?p=13</guid>
		<description><![CDATA[Oyun dergisinde çalışmanın birçok artısı vardır. Eksisi de vardır ama artılar çok daha fazla ve ben, özellikle bununla ilgileniyorum. Birçok okurumuz ya da eş dost bize; &#8220;oyun oynayarak para kazanıyorsunuz&#8221; diyorlar. Editör arkadaşlarım bu durumu önceki yazılarında, ofisteki diğer dergilerdeki çalışma arkadaşlarımızın nasıl gözlerle baktığını anlatmışlardı. Genel olarak yapılan iş oyun oynamak olabilir ama bu]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Oyun dergisinde çalışmanın birçok artısı vardır. Eksisi de vardır ama artılar çok daha fazla ve ben, özellikle bununla ilgileniyorum. Birçok okurumuz ya da eş dost bize; &#8220;oyun oynayarak para kazanıyorsunuz&#8221; diyorlar. Editör arkadaşlarım bu durumu önceki yazılarında, ofisteki diğer dergilerdeki çalışma arkadaşlarımızın nasıl gözlerle baktığını anlatmışlardı. Genel olarak yapılan iş oyun oynamak olabilir ama bu işin de sıkıntıları yok değil. Sonuçta yaptığımız iş yayıncılık yani dergi hazırlamak olduğu için bazı kurallara uymak zorundayız. Bu durum yapılan işin &#8220;profesyonellik&#8221; kısmı. Bir de eğlence kısmı var ki sormayın.</p>
<p>Bir kere yaptığımız iş oldukça eğlenceli. Ekip içerisinde neşeli insanlar olduğundan &#8220;çıban&#8221; gibi duran kimse yok. Herkes işini iyi biliyor ve sizlere en iyi dergiyi hazırlamak için gerekirse sabahlara kadar oyun oynuyor (yanlış anlaşılmasın; işimiz oyun ya, o bakımdan). Tüm bunlardan sonra matbaadan gelen ilk dergiler ofis içerisinde kapış kapış gidiyor. Basılmış olan bu yeni sayı insanı çocuğu olmuş kadar sevindiriyor. İşte bütün herşey bu aşamadan sonra başlıyor.</p>
<p><span id="more-27"></span></p>
<p><strong>Şenlik Başlasın</strong></p>
<p>Dergi çalışmaları bittikten ve baskı aşaması sonra erdikten sonra bir sonraki için çalışmalara başlamadan önce, çok fazla yoğun geçmeyen birkaç günümüz oluyor. Bu günlerde özel işlerimizi ya da gecelemişsek izinlerimizi kullanmamız gerekiyor. Ancak bu free zamanda kimse izin kullanmak istemiyor. Çünkü ofis genelinde yapılacak olan geleneksel multiplayer oyun turnuvasında herkes bir derece kapmak ve namını yükseltmek istiyor. Büyük küçük, yönetici stajer farkı olmaksızın herkes büyük gün için kampa giriyor. Oyuncu mouse&#8217;ları evden getiriliyor, yiyecek ve içecek stokları yapılıyor, eve geç gidilmesine karşın eşlere ve anneye haberler veriliyor ve show başlıyor.</p>
<p>Aramızda çürük elmalar yok mu? Tabii ki de var. Network üzerinde Counter (evet, biz de Counter oynuyoruz) ya da benzeri bir oyunu oynarken bu oyuna yeteneği olmadığından bozuntuya vermedi için PES ya da Quake gibi oyunlarda kapışmak isteyenler de çıkıyor. Bu arkadaşlarımızı da aramıza almak istiyoruz ama oyundaki yeteneklerini (ya da yeteneksizliklerini) görünce averaj adamı oluveriyorlar biranda.</p>
<p><strong>Ofis Dışına Açılmak İstiyoruz</strong></p>
<p>Biz iddialıyız. Ekipte oldukça iyi sniper&#8217;lar ya da dağa, tepeye çok iyi sotelenenler var. (Bunlardan birisi de bir yöneticimiz ama ismini burada vererek kendisini reklam etmek istemiyorum, o kendini biliyor. Bir keresinde inat etmiştim ve sadece onun üzerine oynamıştım. Sonuç mu, delikanlı gibi bıçaklayarak öldürdüm.) Bu ekiple birlikte diğer gruplarla kapışabiliriz. Hatta CeBIT fuarında bir firmanın davetlisi olarak gelen dünyaca ünlü bayan oyuncularla kapışanlar, hezimete uğramışlar diye internet sitelerinde birçok habere rastladık. Ancak amatörleri koymuşlar karşılarına kızlar da bunlarla eğlenmişler.</p>
<p>&#8220;Frag Dolls&#8221; ismini, oyuncuların çoğu duymuştur. Amerikan vatandaşı olan 7 kız, oyun dünyasında, sanki çete kurmuşlar, önlerine gelenleri deviriyorlar. Bunlardan ikisi CeBIT fuarında oyun oynadılar ve rakip tanımamışlar. Çıkan haberler bu şekilde. Hatta video sitelerinde bu kızlardan birisinin bıçakla dört kişiye nasıl daldığını gösteren videolar var. Utandık tabii. Ancak biz biliyoruz ki bizlerde de yetenekli çocuklar var. Kızları da madara edenler aradan çıktı. Görenlerin duyanların yalancısı olduk. Biz mi neden oynamadak peki? Çok sıra vardı ve bekleyemedik. (malum dergi görevlerinden dolayı. Kıvırmıyorum gerçek bu.)</p>
<p>Son olarak; ofis içerisinde de çok sıkı oyuncu arkadaşlar var. Bu arkadaşlardan kendi yaşamlarını da oyun olarak görenler var. NFS oynadıktan sonra araba kullanan, COD oynadıktan sonra ofiste tuvalete bile giderken duvara yakın yürüyerek gidenler&#8230; Neler, neler&#8230; Bir de Sims oynarken karakterlerine de oruç tutturanlar var ki evlere şenlik. Sahurda açıyor oyunu ve elemanlara yemek veriyor. Sonra iftara kadar bir daha yemek yok. İlginç bir durum&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2006/10/buyuk-gunu-bekleyen-bizler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
