Pek Çok Okulun Öğretmediği Şey

iPhone icin RSS okuyucu

iPhone gerek ozellikleriyle gerekse de uygulamalariyla oldukca basarili bir telefon. Icerisinde dahili bir RSS okuyucu olmadigi icin bu isi App Store’dan indirilebilen bir RSS okuyucu ile yapmak gerekiyor. Bu konu ile ilgili bircok uygulama denedim ancak hicbirisi Newsstand kadar basarili degil.

iPhone’undan RSS okuyucu isteyenlere tavsiyemdir.

Ekran koruyucum saat olsun diyenlere…

Bilgisayarın boşta kaldığı zamanlarda ekranda çeşitli resimler mi geliyor? Hep aynı, klişe şeylerden sıkılanlar için bir önerim var: PolarClock

Mac ya da Windows farkı olmaksızın iki işletim sisteminde de çalışabiliyor. Ayrıca Türkçe desteği de var.

polarclock

Windows sürümünü ya da Mac sürümünü indirip herhangi bir programı kurar gibi kurmanız bu ekran koruyucuya sahip olmanız için yapmanız gereken basit şey.

Her dosya itinayla dönüştürülür

Ses ya da video dosyaları birbirleri arasında dönüştürmek sürekli bir işkencedir. İşiniz güzel yapan programlar ücretli oluyorlar. Ücretsiz olanlarda ise format beğenmeme durumu söz konusu olabiliyor.

Ancak Format Factory isimli yazılım dosya dönüştürme işini oldukça başarılı bir şekilde hallediyor. Ücretsiz olması da cabası.

http://formatoz.com/ adresinden yazılım hakkında detaylı bilgi alabilir ve programı bilgisayarınıza yükleyebilirsiniz.

10 kaplan gücünde(mi)yim?

PC World Ocak 2008Bizleri bilgisayarlarımıza bağlayan şey nedir? Herkesin aklına ilk gelen, “yaptığımız iş” benim aradığım yanıt değil… Bu sorunun cevabı kişiden kişiye değişse de benim aradığım yanıt, işletim sistemi olacaktı.

İşletim sistemi neden önemli? Çünkü her türlü işimizi onun üzerinden yaparız. Yeni bir donanım ya da yazılımı bilgisayarımıza kurmak istediğimizde kaprisli olan her zaman kendisidir. Kurallar kesindir, beğenir ya da beğenmez.

Dünya üzerinde en fazla tercih edilen işletim sistemi Windows ailesinin herhangi bir üyesi. İhtiyaçlar farklı sürümleri kullanmayı gerektirebileceği için herkes Vista ya da 2000 kullanır demek oldukça yanlış olacaktır. Windows bu kadar fazla tercih edildiği için de haliyle en fazla eleştiriyi de kendisi alacak, beğenilmeme durumunda yer yerinden oynayacak.

Bunlar gayet normal… Bir ürünün müşterisi ne kadar fazla olursa en az memnun kalanlar kadar memnun kalmayanlar da olacaktır. Ancak bu durumda firmanın yapacağı şey elinden geldiği kadar müşterilerini memnun etmeye çalışmak. Kullanıcısı bu kadar çok olunca herkesi de memnun etmek biraz sorun tabii… O zaman en güzeli bir orta yol bulup o şekilde ilerlemek…

İşletim sistemi üreticileri, ürünlerini ihtiyaçlara göre hazırlarlar. Ancak bu ihtiyaçları doğrudan müşterilerine sunmazlar. Aslında ihtiyaçları da üreticiler kendileri belirlerler desem yanlış olmaz. Microsoft, Vista projesini hazırlarken (o zaman ismi Longhorn’du) şöyle olacak böyle olacak demişti. Dediklerinin hepsini yapamasa da bir kısmını yaptı. En azından görsel olarak XP’den daha farklı bir görünüşe sahip birşey vardı karşımızda. Kimisi Vista’ya hemen geçiş yaptı. Kimisi hizmet paketine kadar bekleyeceğim dedi. Kimisi kullandıkları XP’den memnun olduğu için Vista’dan sonraki sistemi beklemeye başladılar. Sonuç ne olursa olsun bir gerçek vardı ki Vista çıkmıştı ve kullanan kullanıyordu.

Bu durum karşısında ben biraz daha farklı birşey yaptım. Artık Leopard kullanıyorum. Yaklaşık 2 aydır, herşeyimi ona emanet ettiğim bir MacBook’um var artık. “Yaa olur mu öyle şey?” diyenlere cevabım ise yazının sonunda…

Ofiste elimin altında Vista’lı bir desktop evimde ise eşimle ortak yine Vista’lı bir dizüstüne sahibim. Windows’ta yapmam gereken şeyleri diğer makinelerde zaten yapabildiğim için Leopard tarafında bir sıkıntım yok.

2 aylık sürede şunu anladım ki Windows üzerinden birçok konuda oldukça sıkıntı çekiyormuşum. Birçok işimi yaparken o kadar zaman kazanıyorum ki ben bile şaşırıyorum.

Leopard ile ilgili yazacak o kadar çok şey varki. 15-20 yıldır PC kullanan birisinin ağzından Leopard maceraları dinlemek isterseniz blog’umda zaman zaman bunları kaleme alıyor olacağım. Takip etmenizi öneririm. (http://blog.pcworld.com.tr/selcuk)

Windows’ta “Safari” zamanı

Apple’ın yıllardır Mac OS X işletim sistemine dahil ettiği Safari web tarayıcısı artık Windows kullanıcılarının da hizmetinde. Internet Explorer ve Firefox’tan çok daha hızlı sayfa yükleme sunan Safari’nin yoluna Windows kullanıcılarını da katması pazar payını artıracak gibi görünüyor.

safari_logo.jpg

Yazılım hakkında daha fazla bilgi için ya da doğrudan indirmek için sitelerini ziyaret edebilirsiniz.

Biz yaza hazırız. Ya siz?

PC World Haziran 2007Yaz ayları, rehavetin çöktüğü zamanlardır. Kışın sınavlardı iş yoğunluydu derken zaman bir türlü geçmek bilmez. Yaz aylarına girmeye başladığımız bu zamanlarda tatil ve tatilde yapılacaklar planlanmaya başlanır. Tabii tatil yerine göre eksikleri tamamlamaya başlamak için de oldukça uygun bir zamandayız. Tatile giderken mayo ya da güneşten koruyucu krem, kadar bir dijital fotoğraf makinesi de olmazsa olmazlar arasında yer almaya başladı.

Tatil anılarını ölümsüzleştirmek ve dijital dünyanın kolaylıklarından sonuna kadar faydalanmak adına seçeceğiniz bir makine oldukça yararlı olacaktır. Makine seçiminde bütçenizle orantılı olarak bir model tercihi yapmalısınız. Biz bu konuda size yardımcı olmak adına ortalama bir değer olan 5 megapiksel ve üzerinde çekim yapabilen ve bin YTL altındaki 18 fotoğraf makinesini yarıştırdık. Yeni bir fotoğraf makinesi satın almadan önce bu testimize göz atmanız faydanıza olacaktır.

Ayrıca dergimiz içerisinde yer alan fotoğraf püfleri sayesinde çektiğiniz fotoğraflardan bozuk olanları ya da beğenmediklerinizi nasıl düzelteceğinizi, toplu resim düzenlemesi ve resimleri işlemek için Photoshop bilmeden küçük yardımcı araçlarla neler yapabileceğinizi anlatıyoruz. Bütün bu yazılımlara ise dergimizle birlikte verdiğimiz DVD içerisinden ulaşabilirsiniz.

Fotoğraf çekmeyi seviyorsanız ve kendinizi bu işe gönül vermiş bir kişi olarak görüyorsanız, bu ay yeni başladığımız “Fotoğ-raf” köşesine bir göz atmanızı öneririm. Kendisi bu işe gönül vermiş olan Onur, bu ay Sony’nin bir SLR makinesi ile geçirdiği zamanı ve makine ile yaşadığı çekim tecrübelerini aktarıyor. Onur’un önümüzdeki ay için birçok sürprizi bulunacak. Takip etmenizi öneririm.

Cem Yılmaz’lı ev telefonu kullanmaya yönelik Türk Telekom reklamları televizyonlarda yayınlanmaya devam ederken, büyük bir kesim halen internet üzerinden sesli olarak haberleşmeyi tercih ediyor. Skype kullanıcıları sadece yurt dışı ile olan görüşmelerinde değil, şehir içi görüşmelerde bile bu uygulamanın nimetlerinden faydalanıyorlar. Ancak kuru kuru sesli sohbet sizde de bir rahatsızlık yaratıyorsa, derginin ilerleyen sayfalarında anlattığımız Skype eklentilerini kullanmalısınız. Eklentileri denemeniz için de DVD’mize koyduk. Beyonce’a bayılacaksınız…

İstanbul’da yaşayanların daha çok bildiği bir yer olan Kadıköy’deki Yazıcıoğlu Pasajı, bilgisayar ya da bir bilgisayar ürünü alınacağı zaman uğranması gereken ilk yerlerden birisi. Ancak burada da alışveriş yapmanın bir raconu var. Donanım Editörümüz Levent buranın raconunu iyi bilenlerden birisi. Kadıköy’de alışveriş yaparken bilmeniz gerekenleri ve bilgisayar toplarken 1 doların bile önemli olduğu durumlarda ne yapmanız gerektiğini Levent kaleme aldı. Gezmekten acıkanların nerede ne yiyebileceği konusunda yine Levent Usta öneride bulunuyor.

Bizdeki hareketlilik de başladı… Bundan altı ay önce askere gönderdiğimiz Taner tekrar ofise döndü ve kafa olarak rahatlamış halde PC World ofisinde. Yeni bir sinerji ortaya çıkacağının ilk sinyallerini daha gelir gelmez almaya başladık. Ocak ayındaki yazımda Taner’i askere gönderdiğimizin haberini verirken “yeni projelerimiz” olduğunu ve yazın çok hareketli geçeceğini belirtmiştim. Bizde tatil yok ve PC World ekibi olarak yeni projeler üzerinde çalışmalara hızla başlıyoruz. İlk olarak web sitemizin çehresindeki değişikliği gösterdik sizlere ve tabii ki de bununla ilgili olarak daha yeniliklerimiz ve güzelliklerimiz devam edecek. Eğer halen PC World Online’a üye değilseniz üye olmanızı öneriyorum.

Eski dostlar bir arada

Macworld Mayıs 2007“Kalbim vurulmuş mudur? / Çarpıp durmuş mudur?” diyor Nil Karaibrahimgil “Bu Mudur” isimli şarkısında…

Biz eski Mac’çiler de kullandığımız bilgisayara her zaman bir aşk duymuşuzdur. Onu her görüşümüzde kalbimiz bir farklı çarpmaya başlıyor. Şimdi gerçek bir Mac aşkının nasıl olduğunu dergi ekibiyle birlikte yaşadığımız şu olaydan aktarmak istiyorum:

Bir derginin satış gelirinin yanında bir de reklam gelirleri vardır. Reklamdan sorumlu arkadaşlar dergiye reklam alırlar ve bu reklamlar dergiyle, konuyla ilgili olur genellikle. Sektör dışından çok fazla reklamlar dergilerde yer almaz. Bundan 3-5 sene önce reklamcı arkadaşlar Mac ürünlerinin yanında PC ürünleri de satan bir firmadan dergiye reklam almışlar. Bu gayet normal bir durum. O firma, istediğini satmakta ve istediği ürününün reklamı yapmakta serbest. Firma reklam çalışmasında PC’ye ait ürünlerini biraz daha fazla kullanmış. Kullanmış diyorum çünkü biz bu durumun farkına dergi basıldıktan birkaç gün sonra varabildik.

Okumaya devam et Eski dostlar bir arada

Binlerce kitap yanımda

UBIT tarafından üretilen ve elektronik mürekkep teknolojisine sahip e-book okuyucu bir devrim yaratıyor. Ortalama bir kitap boyutunda ve çok daha ince birgörüntüye sahip cihaz 800×600 piksel ekrana ve 4 seviyeli gri tonlamaya sahip. Beraberinde gelen 1 GB’lık SD hafıza karı içerisindeki kendi formatındaki belgeleri e-kağıt ekranında gösterebiliyor.

walkbook

Tek bir şarj ile yaklaşık 9 bin sayfa kitap okunabiliyor. Sayının bu kadar fazla olmasına sebep olan şey cihazın sadece sayfalar arası geçiş yaparken enerji harcamasından kaynaklanması. Haliyle cihaz üzerinde de bir açma kapama tuşu yer almıyor. Çünkü ekranda biryazı varken enerji kullanımı hiç yok. Yani ekranda bir yazı varken görüntü yıllarca ekran kalabiliyor.

Okumaya devam et Binlerce kitap yanımda

Etiket bulutu

Bir web sitesinde özellikle blog ya da sosyal sitelerde etiketlere rastlamışsınızdır. Etiketler, kategoriden farklı olarak ait olduğu yazıda birden fazla olabilir. “Cep telefonu” ile ilgili bir makale genellikle (sitesine göre değişir ama) iletişim, telekomünikasyon gibi kategori altında yer alabilir. Ancak bu yazının etiketleri içeriğine göre şekilleneceği için bulunması ve ilgili konularla etkileşim kurması açısından çok daha faydalı olacaktır.

Etiket Bulutu

Bu etiketler sitelerde makalenin yanında yer alabildiği gibi kendilerine ait yerlerde alt alta ya da yan yana olabilir. Ancak tüm etiketlerin bir arada yer aldığı ve her bir etiketin frekansına göre boyutlandığı şekle etiket bulutu (tag cloud) deniyor. Büyük kelimelerin sitede çok daha fazla kullanıldığı anlamına geliyor.

Okumaya devam et Etiket bulutu