Herşeyden önce dikkat!

PC World Ekim 2008İnternetteyken birçok konuya, özellikle güvenlik konusuna dikkat etmeniz gerekiyor. Kişisel bilgilerinizi verdiğiniz ya da güvenli bir protokol üzerinden işlem yaparken bir paranoyak gibi davranmak iyidir. Mesela halka açık yerlerdeki (kafe, otel gibi) kablosuz internet bağlantılarında kullanıcı adı ve şifre ile girilen sitelere girmemek kendi kendime koyduğum yasaklardan birisidir. Ya kablosuz bağlantı bir program tarafından dinleniyorsa diye bu tür yerlerden bankacılık işlemi ya da kullanıcı adı-şifre ile giriş yapılan sitelere pek bulaşmam. Bu tür yerlerde online bankacılık işlemi yapmam gerekirse oranın kablosuz ağını değil, cep telefonum üzerinden internete bağlanmayı tercih ediyorum.

Online bankacılık işlemi çok kolay ve rahat bir hizmet olmasına karşın birçok kullanıcının korkarak yaklaştığı bir konu. Ya şifrem çalınırsa ya hesabımı boşaltırlarsa korkusundan dolayı insanlar, halen ellerinde elektrik, doğalgaz faturaları bankalara ödeme yapmak için saatlerce kuyruklarda bekliyorlar. Burada önemli olan şifrenizi çalınmayacak şekilde oluşturmanız. Kendinize ait veya anne, baba, eş, çocuk doğum tarihleri ile oluşturulan şifreler, şifreyi ele geçirmek adına denenecek ilk adımlardan birisi. Onun için bu tür kolay tahmin edilecek ya da akla ilk gelecek şifrelerden her zaman uzak durmak bilişim güvenliği konusunda uzmanların ilk önerilerinin başında yer alır. Kendinize bir algoritma kurup ona göre şifre üretmek ve genelde de anlamsız şeyler tercih etmek şifrenizi korumak adına oldukça önemli bir konu.

Bankalar da bu konuda çeşitli çözümler sunuyorlar. Şifre üretme araçlarını kullanarak bankacılık işlemi yapmak konusunda sürekli olarak müşterilerini bilinçlendiriyorlar. Bankaların bu konudaki çözümleri ve online bankacılık konusunda nelere dikkat etmek gerektiğini ilerleyen sayfalarda yer alan online bankacılık konumuzda detaylı bir şekilde bulabilirsiniz.

Dikkat demişken bir diğer konu da taklit, sahte, imitasyon, “çakma” olarak da adlandırabileceğimiz ürünlerle ilgili. Bu tür, orijinali ile alakası olmayan ayıplı mal olarak sayabileceğimiz malların doğum yeri bizden kilometrelerce uzak bir yer olan Çin. Bizden uzakta olsa da orada üretilen ürünler sürekli olarak gözümüzün önünde, teknoloji marketlerinde yer alıyor. Kimisine bilerek, kimisine de bilmeden sahip olabiliyoruz. Birçok teknoloji ürünü artık Çin’de üretiliyor. Bunun altında yatan birçok sebep var. “Made in China” etiketine sahip ürünler hakkında geniş bir dosya kaleme aldık. Çin’de neler olduğuna dair bu yazımızda taklit ürünlerin orijinalleriyle karşılaştırmasını da bulacaksınız. Hatta öyle ürünler var ki orijinalinden daha fazla özelliğe sahipler ve görünce çok şaşıracaksınız.

Bildiğiniz gibi bu ay CeBIT ayı. Bilişim sektörünün hareketleneceği, firmaların yeni ürünlerini daha hızlı bir şekilde pazara sunacağı bir ay. Eğer vaktiniz olursa, İstanbul’a da gelebilirseniz 7-12 Ekim tarihleri arasındaki CeBIT fuarını mutlaka ziyaret etmelisiniz. İstanbul’daysanız zaten bu fuarı kaçırmamalısınız. Fuara geleceklere şimdiden küçük bir tüyo vereyim: Fuarda PC World’ün standını mutlaka ziyaret edin çünkü yeni ve fuara özel kampanyalarımızı görmeniz yararınıza olacaktır.

Not: PC World dergisi Ekim 2008 sayısı Editörden yazısıdır.

Bir sus Fatoş!

PC World Eylül 2008Geçtiğimiz ay tatil ayıydı. Ben de birçok insan gibi tatilimi yazın sonuna bırakanlardanım. İşlerden güclerden bu zamana kalmak zorundaydı tatil meselesi… Eşim ile birlikte bir tatil düşünüyorduk ama bir de yanımıza Fatoş geldi. Size biraz Fatoş’tan bahsedeyim: Öncelikle Fatoş çok konuşuyor. Yolda kaptırıp gidiyorken, fonda çalan Shantel’i susturup araya girerek kendini sürekli bize hatırlatıyor. Önceleri bu konuşmalardan ne demek istediğini anlamadık ama sonrasında yavaş yavaş cözdük meseleyi. Ayrıca çalan cep telefonlarına da hep o cevap vermek istiyor. Mola yerlerinde arabadan indiğimizde, bizi arabada beklemek yerine yanımızda gelmek istemesi de ayrı bir olay. İlk başlarda Fatoş’un bu durumuna pek anlam veremedik. Ancak ilerledikçe ne demek istediğini daha iyi anladık.

Tatilde yollarda kaybolmayalım diye teste gelen GPS cihazlarından birisini yanıma almıştım. Bu tür cihazları en güzel test edeceğiniz yer şehrin dışındaki yollardır. GPS cihazından bize seslenen, yolları tarif eden hanım kıza eşimle birlikte Fatoş ismini verdik. Tatil boyunca bizim çocuğumuz gibiydi. Arabadan “yürütülmesin” diye her mola yerinde mutlaka yanımıza alıyorduk. Ayrıca cihazın Bluetooth özelliği sayesinde yolda giderken cep telefonunu kullanma imkanı da veriyor. Böylece trafikteyken dikkatiniz de dağılmamış oluyor ve iki elinizde direksiyon üzerinden kımıldamıyor.

Şehir içerisinde sora sora da olsa, gideceğiniz yeri bulmanız çok zor değil. Ancak bu tür uzun mesafelerdeki yolculuklarda yol tarifi alabileceğiniz kişileri bile bulmak neredeyse imkansız. Onun için yol iz bilmeyenlerin bu tür bir GPS cihazı kullanması, gidilecek yere daha çabuk ve kaybolmadan ulaşması için oldukça önemli bir konu…

Bu ay dergimizde GPS cihazlarını test ettik. Kullanım kolaylığından, yeteneklerine kadar birçok kategoride çeşitli karşılaştırmalar yaptık. Eğer trafik beni boğuyor, ara sokaklardan, arkalardan dolaşır, “iki puan alırım” diyorsanız testimize göz atmadan kesinlikle bu tür bir cihaz almamanızı öneririm.

Bir yıl daha geride kalmak üzere… Birçok firma önümüzdeki yıl çıkaracağı yeni ürünlerini şimdiden hazırlamaya başladı. Biz de önümüzdeki yıl çıkması, duyurulması beklenen teknolojileri, ürünleri bir araya getirdik. Windows 7’den Microsoft Surface’e, Intel’in ilk grafik işlemcisinden VDSL2’ye kadar merakla beklenen ürün ve teknolojileri mercek altına aldık. önümüzdeki yıl devrim yaratacak ürünler hakkında bilgi sahibi olmak için bu yazımızı kaçırmamalısınız.

Bu ayın ilginç diğer bir konusu da dizüstü bilgisayarınıza ikinci baharı yaşatmanızı sağlayacak olan dizüstü terfisini ele aldığımız kapak konumuz. Eski dizüstü bilgisayarınıza bir şans daha vermeniz için yapmanız gerekenleri bu konumuzda detaylı bir şekilde anlatıyoruz.

Nokia’nın sevgililer gününe özel ürünleri

Nokia, 14 Şubat Sevgililer Günü için, sevgilisine hem anlamlı hem de değerli bir hediye vermek isteyenlere çok özel seçenekler sunuyor. Nokia 6500 Classic ve Nokia 6500 Slide, zarif ve çağdaş tasarımlarıyla kalıcı bir güzellik vaat ederken, Nokia 7900 Crystal Prism ise elmas kesimli tasarımıyla cep telefonunda stil arayan kullanıcılara hitap ediyor.

Nokia 6500 Classic - Bronze
Nokia 6500 Classic – Bronze

Zarif bayanlara: Nokia 6500 Classic

Hiçbir ek yeri olmaksızın üretilen gövdesiyle Nokia 6500 Classic, ayrıntılara gösterilen eşsiz özenin, sadece 9,5 mm inceliğindeki bir kanıtını oluşturuyor. Cep telefonunun “kullanıcısını yansıttığı” gerçeğinden yola çıkan Nokia 6500 Classic, kusursuz bir el işçiliğini yansıtıyor.

Okumaya devam et Nokia’nın sevgililer gününe özel ürünleri

İşte bu kadar teknoloji meraklısıyız!

PC World Ekim 2007Artık mahalle bakkallarının yerini süpermarket ya da hipermarketler aldı. Tek tük kalan bu bakkallardan alışveriş yapanların sayıları o kadar azaldı ki bakkallar da satacakları malları büyük hipermarketlerden alır oldular.

Teknoloji tarafında da durum bu şekilde… Bir zamanlar sadece elektronik ürünlerin satıldığı bir yer olan Kadıköy Yazıcıoğlu Çarşısı yerini bilgisayar dükkanlarına bıraktı. Ancak son birkaç yıl içerisinde bir de teknoloji marketleri çoğaldı. Aynı hipermarketler gibi semt semt, ilçe ilçe şubelerini peşi sıra açmaya başladılar. İnsanlar da bilgisayar ürünlerini bu teknoloji marketlerinden alı oldular.

Bütün bu teknoloji mağazaları içerisinde rekabet de hat safhada… Geçtiğimiz birkaç ay önce bizim ekipten Levent bu teknoloji marketlerini teste tabii tutmuştu. Gizli bir hafiye gibi teknoloji marketlerinin personelini çeşitli sorularla terletmiş, durum karşısında yaşadıklarını kaleme almıştı. Dergimizi sürekli takip eden okurlarımız bu yazımızı hatırlayacaklardır.

Yurtdışı menşeli bir alışveriş merkezi, elinizde tuttuğunuz bu derginin baskı öncesindeki son günlerinde İstanbul’da bir şubesini açtı. Bizim işler boyumuzu aştığı için açılışa ve ilk günkü “ucuz” alışverişe gidemedik. Gidemediğimiz de isabet olmuş. Günün ilerleyen saatlerinde haber sitelerinde gördüğümüz kadarıyla inanılmaz manzaralar yaşanmış. Açılıştan bir önceki gece sıraya girmek için mağaza önünde yatanlar ve sıraya girmeden çakallık yapmak isteyenlerle çıkan arbede haberleri bizleri oldukça şaşırttı. Günün ilerleyen saatlerinde haber kanallarının canlı yayınları ve haberlerinde gördük ki milletimiz hepten teknoloji meraklısı olmuş. Evinde yeri olan olmayan, ihtiyacı olan olmayan herkes bu ürünlere hücum etmiş durumda. Tabii hal böyle olunca kısa sürede (40-50 dakika gibi bir zamanda) tüm promosyon ürünleri tükenmiş. Sonrası ise depolara hücum…

“Peki şimdi ne olacak?” ya da “Mağaza aslında iyi bir şey mi yaptı yoksa kötü bir şey mi?” gibi sorular akıllarda ve çeşitli forumlarda yanıtlarını aramaya başladı bile…

Bu saatten sonra olacakları ben söyleyeyim: Firma boşalan deposunu ve stoklarını doldurmak için biraz sevkıyat işine ağırlık verecek. Yapılan bu kampanya ise; teknoloji meraklısı insanların, ücretsiz halk konseri veren türkücülerin konserlerinde yaşanan izdiham misali akıllarda kalacak.

Ne yalan söyleyeyim, ben bu kadar kalabalığı maçlarda, konserlerde bile görmedim. Yaşanan durumun özetini merak edenlerin ise http://bul.pcworld.com.tr/538 adresini ziyaret etmelerini öneriyorum.

Sıfır voltluk tatil hevesi

Geçen ayın ilk haftasında yıllık iznimin bir kısmını kullandım. Bir haftalık tatil süresini eşimle birlikte çok uzaklarda geçirmek yerine ailemizin Çanakkale’deki yazlığındaydık. Günlerin dolu dolu geçmesi için arabayla 6 saat kadar süren yolculuk boyunca sürekli planlar yaptık. Günü tam anlamıyla yaşamak için erken kalkmak iyi bir fikirdi. Ancak uyku sonrası yatak keyfini de özlemiştik. En iyisi ortama uyum sağlamak için işi oluruna bırakmaktı.

Okumaya devam et Sıfır voltluk tatil hevesi

Yan ürünler artık hayal değil…

Dergimizi uzun yıllardır takip edenler bilirler… Kendi içeriğimizin yanında yurt dışı içeriğini de zaman zaman okuyucularımıza sunuyoruz. Türkiye’de bulunmamasına rağmen bir ürün hakkındaki bilgileri de dergide yazıyoruz. Elimizdeki kaynak Macworld Amerika baskısı… Amerika’daki editör arkadaşlarımız bizlerden daha şanslılar. Teknoloji konusundaki artıları tabii ki yaptıkları işe de yansıyor.

Biz de bu editör arkadaşlarımızın ellerine geçmiş olan, inceledikleri ürünleri dergimizde sizlerle paylaşıyoruz. Biliyoruz ki bu ürün Türkiye’ye oldukça uzun bir zaman sonra gelecek -ya da hiç gelmeyecek-, bizim okuyucumuz bu ürünü beğenirse Türkiye’ye gelirse çok geç sahip olabilecek. Ancak biz yine de bu ürünleri okuyucularımızla tanıştırmaktan geri kalmıyoruz. Türkiye’de olan biten, satılan ürünlerin yanında, yurt dışında da neler olduğunu öğrenmek onların en doğal hakkı.

Okumaya devam et Yan ürünler artık hayal değil…

Bu kadar teknolojik olmak zorunda mıyız?

Compex Consumer 12. Uluslararası Tüketici ve Ev Elektroniği Şovu’nda yer alan “Akıllı Ev” fuarı ziyaret edenlerin(!) belki de en çok uğradıkları stand olmuştur. Ben fuara gidemediğim için oralarda tam olarak ne olduğunu bilmiyorum. Ancak basından ve gelen basın bülteninden öğrendiğim kadarıyla herşeyiyle otomataik ve elektronik bir ortammış. Artık anahtar taşımıyormuşuz. İris teknolojisi ile kapılar açılıyormuş. 900 derecelik ısıya dayanabilen elektrik kabloları, elektrik kablosu üzerinden iletilen internet ve data transferi, lüks mutfak gereçleri falan varmış.

Compex Akıllı Ev

Okumaya devam et Bu kadar teknolojik olmak zorunda mıyız?

Transparan görsellerin kullanımı

Gün geçtikçe internet üzerindeki teknolojiler de değişiyor, gelişiyor. Bunlardan en güzeli ve en kullanışlısı son zamanlarda keşfettiğimin transparan resimlerin sitede gösterilmesi. Bu durum önceden de GIF ile oluyordu. GIF, tek bir rengi şeffaf hale gelebiliyordu.

Ancak son zamanların gözde resim formatı olan PNG sayesinde gölgeli resimleri sitenizde kullanabiliyorsunuz. PNG dosyalarını hazırlamak için ben Fireworks kullanıyorum. Şeffaf olarak görseli hazırladıktan sonra CSS dosyasında yapılacak bir iki ilave ile resimler sorunsuz olarak gösterilecektir.

Eklenmesi gereken CSS kodu:

[css].golgeliresim {
width: 200px;
height: 100px;
filter: progid:DXImageTransform.Microsoft.AlphaImageLoader(enabled=true, sizingMethod=scale src=’golgeli_resim.png’ mce_src=’golgeli_resim.png’);
background: url(golgeli_resim.png) top left no-repeat;
background: transparent url(golgeli_resim.png) !important; background: transparent;
}[/css]

Daha sonra bu CSS öğesini istediğiniz gibi, istenilen bir zemin rengiyle birlikte sayfanızda kullanabilirsiniz.

Bu kod, Internet Explorer’da bile sorunsuz olarak çalışıyor.

Örnek çalışmayı görmek için tıklayın.

Kredi kartım kolumda: “Garanti Bonus Trink”

Dünyanın ilk temassız kart teknolojisine sahip kredi kartı ürünü olan MasterCard PayPass, Garanti Bonus Trink’le Avrupa’da bir ilke imza atarak MasterCard PayPass kol saati kredi kartı uygulamasını hayata geçirdi. MasterCard PayPass özelliğine sahip Bonus Trink saatin lansmanı Cardist Kart Teknolojileri Fuar’ında yapıldı. Pratik ve hızlı kullanımı ile düşük bedelli harcamalarda bozuk para derdine son veren MasterCard PayPass özelliğine sahip Bonus Trink saat ile kartlı ödemede yeni bir dönem başlıyor.

Kredi kartı anlayışında yeni bir çağ başlatan MasterCard PayPass, Garanti Bonus Trink ile Avrupa’nın ilk kol saati kredi kartını kullanıcıların hizmetine sundu. MasterCard, PayPass ile kredi kartı kullancılarını nakit para ve bozuk para taşıma derdinden, slip imzalama zahmetinden ve vakit kaybından kurtarıyor, hızlı ve kolay ödeme imkanı sağlıyor. Bonus Trink PayPass lansmanının üzerinden 10 ay gibi kısa bir süre geçmesinin ardından şimdi de PayPass teknolojisini kredi kartı formundan çıkartarak kol saatine taşınıyor

Okumaya devam et Kredi kartım kolumda: “Garanti Bonus Trink”

Üzülsek mi, sevinsek mi?

IDEéfixe LogoSeverek alışveriş yaptığım ve kurulduğu ilk günden beri üye olduğum IDéEFIXE sitesi aldığı bir kararla artık sadece kültür ürünlerini satacakmış. Teknoloji ürünleri artık sitede yer almayacağı Genel Müdür Behçet Akalın’ın müşterilerine gönderdiği e-postada yer alıyordu. Akalın’ın gönderdiği mesajın tam metni.

Sevgili Dostumuz,

IDéEFIXE 1997 yılında İnternet üzerinde bir kültür projesi olarak doğdu. Ülkemizde bulunmayan bir kitap veri tabanının üretildiği uzun ve zorlu bir hazırlık süreci sonunda 1999 yılında kitapseverlerle buluştu.

Okumaya devam et Üzülsek mi, sevinsek mi?