<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>selcuksenol.com.tr &#187; oyun</title>
	<atom:link href="http://www.selcuksenol.com.tr/blog/tag/oyun/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.selcuksenol.com.tr/blog</link>
	<description>Kişisel bilgi merkezim</description>
	<lastBuildDate>Thu, 20 May 2010 14:43:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Netbook mu notebook mu almalı?</title>
		<link>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2009/03/netbook-mu-notebook-mu-almali/</link>
		<comments>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2009/03/netbook-mu-notebook-mu-almali/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Mar 2009 22:45:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Selcuk Senol</dc:creator>
				<category><![CDATA[Donanım]]></category>
		<category><![CDATA[cd/dvd]]></category>
		<category><![CDATA[dizüstü]]></category>
		<category><![CDATA[facebook]]></category>
		<category><![CDATA[Internet]]></category>
		<category><![CDATA[mac]]></category>
		<category><![CDATA[mac os x]]></category>
		<category><![CDATA[macbook]]></category>
		<category><![CDATA[netbook]]></category>
		<category><![CDATA[notebook]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[vista]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.selcuksenol.com.tr/blog/?p=426</guid>
		<description><![CDATA[Son zamanlarda bu soruyla o kadar çok muhatap oluyorum ki? Etrafımdaki birçok kişi bana netbook diye birşey çıkmış onu mu almalı yoksa notebook mu? Biraz kurcalayınca ise ikisinin arasındaki farkı görünce nedense netbook&#8217;a soğuk bakıyorlar. Halbuki&#8230; Neyse buraya birazdan geleceğim. Öncelikle notebook&#8217;lar hakkında bir iki şey söylemek istyorum: Zamane notebook&#8217;ları İlk notebook&#8217;umu 2002 yılında aldım]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Son zamanlarda bu soruyla o kadar çok muhatap oluyorum ki? Etrafımdaki birçok kişi bana netbook diye birşey çıkmış onu mu almalı yoksa notebook mu? Biraz kurcalayınca ise ikisinin arasındaki farkı görünce nedense netbook&#8217;a soğuk bakıyorlar. Halbuki&#8230; Neyse buraya birazdan geleceğim. Öncelikle notebook&#8217;lar hakkında bir iki şey söylemek istyorum:</p>
<p><strong>Zamane notebook&#8217;ları</strong></p>
<p>İlk notebook&#8217;umu 2002 yılında aldım ve halen sorunsuz olarak çalışıyor. Kız kardeşimin odasında, çektiği resimlere bakması için, Facebook mesajlaşması için, MSN kullanmak için ona harika bir arkadaş. Yapamadığı şey yok desem yeridir.</p>
<p><span id="more-426"></span>Şimdinin notebook&#8217;ları ise eskilerine nazaran biraz daha zarifler. Paraya kıyıp ve biraz da marka yapayım derseniz oldukça şık tasarıma sahip, sağlam ve içi de göz dolduran bir model alabilirsiniz. Ancak dediğim gibi biraz para çıtasını yükseğe çıkarmalısınız. Ancak orta karar birşey benim işime yarar, oyun da oynamıyorum zaten, MSN falan filan diyorsanız giriş modeller ve neredeyse birbirinin aynı tasarımına sahip modeller fazlasıyla işlevsel olacaktır.</p>
<p><a href="http://www.selcuksenol.com.tr/blog/wp-content/uploads/2009/03/macbookpro.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-429" title="macbookpro" src="http://www.selcuksenol.com.tr/blog/wp-content/uploads/2009/03/macbookpro-150x99.jpg" alt="macbookpro" width="150" height="99" /></a>Şu anda bu yazıyı bir MacBook Pro üzerinde yazıyorum. 2.4 GHz Intel Core 2 Duo işlemci ve 2 GB RAM ile performans düşüklüğü hissetmeden Mac OS X&#8217;i canavar gibi koşturuyorum. Para çıtasını yükseltmek derken bu ayarda ve Vista&#8217;yı, Aero&#8217;su ve uygulamaları ile sorunsuz çalıştıracak bir modelden bahsediyorum. Bu tarz modeller oyun oynamak için oldukça idealler. Ancak işin içine &#8220;para&#8221; girince birçok kişi için -doğal olarak- akan sular duruyor.</p>
<p><strong>İlk paragraftan devam&#8230;</strong></p>
<p>Bir de işin netbook tarafı var. Küçük boyutları ve ağırlıkları ile taşınabilirlik harikası cihazları kime önerdiysem ilk başta &#8220;eee, süppermiş&#8221; lafını duyuyorum. Biraz daha derinlere inince ise; &#8220;olmaz bize yaramaz, hanım oradan yemek tariflerini okuyacak, göremez küçük ekranda&#8221; gibi başta savıcı cümlelerle karşılaşıyorum.</p>
<p>Sen ayda 1-2 CD/DVD yazacam diye niye 15.4 inçlik bir &#8220;yaratık&#8221;la muhatap olasın ki? Kırk yılda bir yazacağın CD/DVD yazma olayını 20 liaraya alacağın 4 GB bellek ile internet kafelerde çözebilirsin. Üzerinde CD/DVD yokmuş. Olmasın efendim. Biz de var da kullanıyor muyuz sanki&#8230; Bilgisayar süreli yanımda olsun kablosuz falan takılıcam diyip büyü ekranlı hantal kütleler çantada birçok insanı fıtık adayı yapmak için çabalıyor. Oysaki netbook&#8217;lar 1 kg köfteden daha hafif&#8230; (1 kg kıyma + diğer malzemeler 1,4 kg bulur diye tahmin ediyorum.)</p>
<p>Parasal boyut ise ayrı bir olay. Tam yarı yarıya olmasa da netbook&#8217;lar notebook&#8217;lardan çok daha ucuz. Fiyatlar ise oldukça düşüyor gün geçtikte.</p>
<p><strong>Netbook 2.0&#8242;lar geliyor!</strong></p>
<p><a href="http://www.selcuksenol.com.tr/blog/wp-content/uploads/2009/03/vaiott.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-428" title="vaiott" src="http://www.selcuksenol.com.tr/blog/wp-content/uploads/2009/03/vaiott-150x105.jpg" alt="vaiott" width="150" height="105" /></a>Ben de ilk başlarda netbook&#8217;a para mı verilir diyordum ancak gün geçtikçe yanımda taşıdığım alet hergün ağırlaştıkta netbook özlemi çekmiyor değilim. Daha hafif ve istediğim gibi istediğim yere taşırım böylece.. Birkaç firmanın netbook&#8217;lara optik sürücü dahil etme çalışmaları olduğunu biliyordum. Sony&#8217;in ilk örneği geçen gün ofise geldi. Gerçi o bir netbook değildi. Ancak oldukça şık olan ürünün üzerinde optik sürücü vardı ve cihaz oldukça kalite duruyordu.</p>
<p>Uzun lafın kısası, alışkanlıklar yerine ihtiyacı belirlemek çok daha önemli. Kullanmayacağınız özelliğine neden boşuna para veresiniz ki? Özellikleri ve bunların size yarayıp yaramadığını iyice tartmak gerekiyor. Ve kesinlikle sonuna kadar araştırma yapmak şart. Notebook&#8217;lar oldukça işlevsel ve bu tür cihazları sürekli yanınızda taşımanız gerekiyorsanız mobilite oldukça önemli bir konu&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2009/03/netbook-mu-notebook-mu-almali/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>10</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sıkışan posta trafiği</title>
		<link>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2008/08/sikisan-posta-trafigi/</link>
		<comments>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2008/08/sikisan-posta-trafigi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 31 Jul 2008 22:00:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Selcuk Senol</dc:creator>
				<category><![CDATA[PC World]]></category>
		<category><![CDATA[e-posta]]></category>
		<category><![CDATA[facebook]]></category>
		<category><![CDATA[link]]></category>
		<category><![CDATA[mmorpg]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[pcworld]]></category>
		<category><![CDATA[takvim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://selcuksenol.com.tr/blog/?p=161</guid>
		<description><![CDATA[E-posta bizim için vazgeçilmez bir iletişim aracı. 6. duyu organımız gibi oldu desem yalan olmaz. Öğlen yemeğe çıkmak için bile &#8220;haydi yemeğeeee&#8230;.&#8221; başlıklı postalar atan kişiler tanıdım ben bu iş hayatımda&#8230; Günde yüzlerle ifade edilen adetlerde e-posta alır durumdayız. E-posta öyle bir hal alıyor ki bizim için; bunları almak değil gelen postalara cevap vermek, saklanacakları]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="lightbox[]" href="http://www.selcuksenol.com.tr/blog/wp-content/gallery/pcworld_2008_kapak/200808.jpg"><img class="ngg-singlepic ngg-right" src="http://www.selcuksenol.com.tr/blog/wp-content/gallery/pcworld_2008_kapak/thumbs/thumbs_200808.jpg" alt="PC World Ağustos 2008" /></a>E-posta bizim için vazgeçilmez bir iletişim aracı. 6. duyu organımız gibi oldu desem yalan olmaz. Öğlen yemeğe çıkmak için bile &#8220;haydi yemeğeeee&#8230;.&#8221; başlıklı postalar atan kişiler tanıdım ben bu iş hayatımda&#8230;</p>
<p>Günde yüzlerle ifade edilen adetlerde e-posta alır durumdayız. E-posta öyle bir hal alıyor ki bizim için; bunları almak değil gelen postalara cevap vermek, saklanacakları klasörlemek, randevuları takvime işlemek her sabah mutlaka yapılması gereken işlerimiz arasında yer alıyor.</p>
<p>Bu “posta” trafiği arasında bir de eşden dosttan gelen &#8220;kopacaksın&#8221;, &#8220;süpper&#8221;, &#8220;+18 DİKKAT&#8221; gibi antin kuntin postalarla boğuşmak sinir katsayımıza rating katıyor. Bu postaların içerisinde öyle ilginçleri yer alıyor ki hayretler içerisinde kalıyoruz. Gökhan bu ay bu tür e-postalara yer verdi kapak konumuzda&#8230; İlerleyen sayfalardaki bu yazıyı okuyunca siz de bu postaları bir yerlerden hatırlayacaksınız. Çünkü bu postaların aynısı ya da bir benzeri mutlaka size de gelmiştir. Bu konuda Gökhan’ın isyanı ise bunları gönderenler öyle işi gücü olmayan, boş boş internette takılan kişiler değil; gayet iş sahibi, iyi bir şirkette iyi bir pozisyonda çalışan kişilerden almak. Bu durum insanın şaşkınlığını bir türlü üzerinden atamamasına sebep oluyor. E-posta bu kadar insani bir ihtiyaç durumumuza gelmişken bir de bu tür “işkenceler” insanı güldürmek yerine oldukça fazla bir şekilde kızdırıyor.</p>
<p>Bu türlü gün içerisinde gelişen ve zamanınızı oyalayan e-posta güreşi sonrasında eve gidip dinlenme istediği akşam saatlerine doğru tüm ofis ahalisinin gözlerinden belli oluyor. Derginin ilerleyen sayfalarında yer verdiğimiz ücretsiz MMORPG’ler arkadaşların birçoğunun akşam ve gece eğlencesi. Aylık ödeme yapmak zorunda kalmadan oynayabileceğiniz 10 adet ücretsiz MMORPG’den birisi mutlaka sizin de ilginizi çekecektir.</p>
<p>Bu ay mutlaka göz atmanızı önereceğim ve bu sayının arşivlerinizde uzun süre kalmasını sağlayacak olan bir diğer konu ise 48 ipucu. Aynı yazılımları kullanarak daha fazla performans sağlamanızı sağlayacak olan yazılımları bir araya getirdik. Ayrıca bu yazılımları ayrı bir tablo halinde sıraladık. Lazım olmaz demeyin, bir gün gerekebilir.</p>
<p>Son önerim ise DVD’mizden&#8230; Pardus 2008’i de bulacaksınız bu ay ki DVD’mizde&#8230; Pardus ile ilgili bir yazı dergide yer alıyor ama zamanınız olursa Pardus 2008’i sisteminize yükleyerek bir denemenizi şiddetle öneriyorum. Eğer daha önce Linux kullandıysanız farkı hemen anlayacaksınız. Eğer daha önce hiç Linux kullanmadıysanız korkmayın, alışmak sanıldığının aksine hiç de zor değil. Türkçe olduğu için sorunsuzca pek yardıma ihtiyacınız olmadan kullanabilceksiniz.</p>
<p>Bir sonraki sayıda görüşmek üzere&#8230;</p>
<p><em>Not: Ağustos 2008 Editörden yazısıdır.</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2008/08/sikisan-posta-trafigi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Siteler farklı, içerikleri aynı</title>
		<link>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2008/02/siteler-farkli-icerikleri-ayni/</link>
		<comments>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2008/02/siteler-farkli-icerikleri-ayni/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 31 Jan 2008 23:00:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Selcuk Senol</dc:creator>
				<category><![CDATA[PC World]]></category>
		<category><![CDATA[arama]]></category>
		<category><![CDATA[blog]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[google]]></category>
		<category><![CDATA[Internet]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[pcworld]]></category>
		<category><![CDATA[site]]></category>
		<category><![CDATA[Web]]></category>
		<category><![CDATA[web tarayıcı]]></category>
		<category><![CDATA[wikipedia]]></category>
		<category><![CDATA[yazı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://selcuksenol.com.tr/blog/2008/02/siteler-farkli-icerikleri-ayni/</guid>
		<description><![CDATA[İnternette aradığınızı nasıl buluyorsunuz? Google’da arayarak -ya da daha güncel bir ifade ile “Googlelayarak”&#8230; Açarsınız web tarayıcıyı, bağlanırsınız Google’a, aramak istediğiniz konu ile ilgili birkaç kelime yazar ve sonrasında enter’a basarsınız. Bu işi kim bilir günde kaç kez yapıyoruz. Arama sonrası bulunan sonuçlar Google’da listelenir. Ancak karışıklık işte burada başlıyor. Eğer aradığınız şey çok “spesifik”]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="lightbox[]" href="http://www.selcuksenol.com.tr/blog/wp-content/gallery/pcworld_2008_kapak/200802.jpg"><img class="ngg-singlepic ngg-right" src="http://www.selcuksenol.com.tr/blog/wp-content/gallery/pcworld_2008_kapak/thumbs/thumbs_200802.jpg" alt="PC World Şubat 2008" /></a>İnternette aradığınızı nasıl buluyorsunuz? Google’da arayarak -ya da daha güncel bir ifade ile “Googlelayarak”&#8230; Açarsınız web tarayıcıyı, bağlanırsınız Google’a, aramak istediğiniz konu ile ilgili birkaç kelime yazar ve sonrasında enter’a basarsınız. Bu işi kim bilir günde kaç kez yapıyoruz.</p>
<p>Arama sonrası bulunan sonuçlar Google’da listelenir. Ancak karışıklık işte burada başlıyor. Eğer aradığınız şey çok “spesifik” birşeyse doğru sonuca ulaşmak birkaç tıklamadan öteye gitmez. Ama daha genel konularda birşeyler arıyorsanız bulunacak olan sayfa sayısı da haliyle fazla olacaktır. Bu durumu şöyle açıklayayım: geçen akşam aklıma bir hastalık ile ilgili birşey takıldı ve fikir sahibi olmak için başladım Google’da aramaya&#8230;</p>
<p>Bulunan binlerce sayfa içerisinden, belki de yüz farklı web sitesini gezdim ve gerçekten çok şaşırdım. Gezdiğim sayfaların tamamına yakınında hep aynı bilgiler yer alıyordu. Yapılan yazım yanlışı ya da biçimlendirme stilleri bile çoğunda aynen yer alıyordu. Aynı yazı, farklı sitelerde, farklı forum sayfalarında, farklı imzalarla yer alıyordu. Hem de farklı doktor imzalarıyla birlikte&#8230; Hemen hemen her yazının altında da; Dr. Bilmemkim, falan filan uzmanı Dr. Kopipest gibi isimler şaşkınlığımı daha da artırdı.</p>
<p>Bir de işin “doğru bilgi” payı var tabii&#8230; Yani her web sitesinde yer alan bilgilere ne kadar güvenmeli? Hele ki sağlıkla ilgili konularda&#8230; Açıkçası internet üzerinde tanımadığım ya da bilmediğim web sitelerinde yazan yazılara, yorumla pek güvenemiyorum.</p>
<p>Mesela, bir sinema filmi hakkında bilgi almak istiyorsunuz. Tanıtım bilgisi altında da yorumlar var. Mutlaka başınıza gelmiştir; 30 yorumun 29’u filmi güzel bulurken bir kişinin beğenmemesi otomatikman mide bulandırıyor. İnatla filmi izlemeye koyuluyorsunuz; bir bakıyorsunuz ki o 29 kişinin içerisine siz de dahil olmuşsunuz. Beğenmeyen “bir” kişi ise ya oyuncuyu sevmediğinden ya da yönetmeni hor gördüğünden o şekilde demiş olabileceği akıllara geliyor.</p>
<p>Onun için doğru sitelerden “bilgi” almayı, içeriğinin doğru olduğuna inandığım, hatasız “bilgi” verdiğini düşündüğüm web sitelerini gezmeyi daha çok tercih ediyorum. Uzunca bir süredir bende en fazla güven oluşturan site; Wikipedia (www.wikipedia.org, www.vikipedi.org). Birçok kullanıcı tarafından içeriği doldurulabildiği gibi, yine birçok kullanıcı tarafından olası bir değişiklik anında düzeltilmesi bana göre artıları içerisinde yer alıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2008/02/siteler-farkli-icerikleri-ayni/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Orijinal olsun, benim olsun</title>
		<link>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2007/12/orijinal-olsun-benim-olsun/</link>
		<comments>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2007/12/orijinal-olsun-benim-olsun/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Nov 2007 22:00:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Selcuk Senol</dc:creator>
				<category><![CDATA[PC World]]></category>
		<category><![CDATA[arşiv]]></category>
		<category><![CDATA[blog]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[eklenti]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[karakter]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[pcworld]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>
		<category><![CDATA[site]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://selcuksenol.com.tr/blog/2007/12/orijinal-olsun-benim-olsun/</guid>
		<description><![CDATA[Geçen ayın ortalarında bizleri heyecanlandıran bir olay gündeme düştü. Bizim site de dahil olmak üzere birçok yerde haberlerini, resimlerini, videolarını görmüşsünüzdür. Crysis’ten bahsediyorum. Almanya’da yaşayan Türk kardeşlerin bir ürünü olan Crysis isimli oyun görenleri kendisine hayran bırakıyor. Hemen hemen 1 yıl öncesinden oyunla ilgili görüntüler, nasıl birşey olacağı belliydi. Oyun satışa çıkması beraberinde bir de]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="lightbox[]" href="http://www.selcuksenol.com.tr/blog/wp-content/gallery/pcworld_2007_kapak/200712.jpg"><img class="ngg-singlepic ngg-right" src="http://www.selcuksenol.com.tr/blog/wp-content/gallery/pcworld_2007_kapak/thumbs/thumbs_200712.jpg" alt="PC World Aralık 2007" /></a>Geçen ayın ortalarında bizleri heyecanlandıran bir olay gündeme düştü. Bizim site de dahil olmak üzere birçok yerde haberlerini, resimlerini, videolarını görmüşsünüzdür. Crysis’ten bahsediyorum. Almanya’da yaşayan Türk kardeşlerin bir ürünü olan Crysis isimli oyun görenleri kendisine hayran bırakıyor.</p>
<p>Hemen hemen 1 yıl öncesinden oyunla ilgili görüntüler, nasıl birşey olacağı belliydi. Oyun satışa çıkması beraberinde bir de sürpriz getirdi. Oyun aynı zamanda Türkçe arabirime de sahip olacaktı. Ama asıl büyük sürpriz oyun karakterlerinin Türkçe konuşmasıydı.</p>
<p>Oyunlarla aram pek iyi değildir ama PES’in bir sürümüne ofisteki çocuklar Türkçe seslendirme eklentisi yüklemişlerdi. Helal olsun adamlara demiştim. Oldukça başarılıydı. Sanki Lig TV’de maç izliyormuşsun gibiydi. Hatta seslendirme eklentisini hazırlayanlar olayı iyice abartmışlar bir de Lig TV logosunu koymuşlardı ekranın sol üst köşesine.</p>
<p>Crysis tanıtım toplantısına katılamadım. Bizden Taner toplantıyı izledi ve ofise geldiğinde akşama kadar Crysis’I anlatmaktan bıkmadı. Sonuçlarını bizim siteden zaten görmüşsünüzdür.</p>
<p>Tanıtım toplantısından sonra Crysis’ı de denememiz için göndermişler sağolsunlar. Bizim Levent’in testlerini gerçekleştirirken kullandığı canavar PC’lerden birisine oyunu yükledik.</p>
<p>Oyun çalıştıktan sonra görüntü ile ilgili bir iki ince ayar sonrası oyun açıldı. O da ne? Hollywood yapımı animasyon filmleri ile gerçek dünya arası bir görüntü vardı ve Türkçe olarak birbirlerine direktif veriyorlardı. Bu nasıl birşeydi. Karşımda bir oyun değil de sanki bir film vardı. Çoğu oyundaki sinematik görüntüler pek izlenmez. Ancak burada durum farklıydı. Sanki sadece o görüntüler izlenir oldu ofis halkı için. Seslendirmeler muhteşemdi. Hiçbir abartı yok ve herşey yerli yerindeydi. Emeği geçenlerin ellerine sağlık&#8230;</p>
<p>Oyun hakkında millet ne düşünüyor diye çeşitli forum sitelerinde gezinmeye başladım. Hala 50 YTL’lik oyunun kopyası çıkar mı, crack’i var mı muhabbetlerini gördüm ve açıkcası üzüldüm. Yapmayın arkadaşlar; eğri oturun doğru konuşun: bugüne kadar oyunların pahalı olmasından yakındınız durdunuz. Bari arşivinizde bir adet orijinal oyun -hatta orijinal herhangi bilgisayar ürünü- olsun.</p>
<p>Huylu huyundan vazgeçmez derler ama gelin siz bu oyunu orijinal olarak oynayın, oynatın. Bu tür oyunların devamı için bu olay şart.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2007/12/orijinal-olsun-benim-olsun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yassak kardeşim!</title>
		<link>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2007/09/yassak-kardesim/</link>
		<comments>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2007/09/yassak-kardesim/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 31 Aug 2007 22:00:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Selcuk Senol</dc:creator>
				<category><![CDATA[PC World]]></category>
		<category><![CDATA[blog]]></category>
		<category><![CDATA[dergi]]></category>
		<category><![CDATA[Internet]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[pcworld]]></category>
		<category><![CDATA[site]]></category>
		<category><![CDATA[wordpress]]></category>
		<category><![CDATA[yazı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://selcuksenol.com.tr/blog/2007/09/yassak-kardesim/</guid>
		<description><![CDATA[80’lerde çocuk üstü yaşta olan akranlarım Zeki Alaysa ve Metin Akpınar’ın tüm hünerlerini sergilediği “Yasaklar” (http://bul.pcworld.com.tr/513) oyununu hatırlayacaklardır (favorim; “minik kelebek” yasağı&#8230;). Birçok yasağın “tiğ”e alındığı oyunda, izlerken “Aa evet böyle oluyordu” dediğimiz olaylar oldukça fazlaydı. Çeşitli yasaklar, 21 yüzyılda da peşimizi bırakmıyor. İnternet çağı olarak isimlendirilen günümüzde bile gün geçmiyor birçok yasakla karşı karşıya]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>80’lerde çocuk üstü yaşta olan akranlarım Zeki Alaysa ve Metin Akpınar’ın tüm hünerlerini sergilediği “Yasaklar” (<a href="http://bul.pcworld.com.tr/513" target="_blank">http://bul.pcworld.com.tr/513</a>) oyununu hatırlayacaklardır (favorim; “minik kelebek” yasağı&#8230;).  Birçok yasağın “tiğ”e alındığı oyunda, izlerken “Aa evet böyle oluyordu” dediğimiz olaylar oldukça fazlaydı.</p>
<p>Çeşitli yasaklar, 21 yüzyılda da peşimizi bırakmıyor. İnternet çağı olarak isimlendirilen günümüzde bile gün geçmiyor birçok yasakla karşı karşıya kalıyoruz.</p>
<p>Bu yasaklar zincirinin en popüler olanları ise site kapatmaya kadar gidiyor. Aslında site kapatma diye bir şey yok. Sadece bizim internet bağlantımızı sağlayan Türk Telekom, yasaklı siteye karşı yaptığımız bağlantı isteğinde siteye gitmek yerine, o siteye erişimi kesip bir uyarı mesajı veriyor. (Erişimli siteleri aşmayı derginin ilerleyen sayfalarında bulabilirsiniz.)</p>
<p>Yasaklanan sitelerde, mahkeme kararı ile siteye erişimin yasaklandığı ifadesi yer alıyor.  Bir site içerisinde yer alan binlerce (blog dağıtımı yapan sitelerde bu rakam milyonlara kadar gidebiliyor) sayfa arasında yer alan bir yazıdan dolayı komple siteye erişim durduruluyor.</p>
<p>Adli makamların aldığı kararlara sonuna kadar saygılıyız. Ancak bu yasaklama olayı bence “tüm siteye” şeklinde olmamalı. Herhangi bir sitede (ya da blogda), ziyaretçi tarafından yapılan bir yorumdan dolayı, koskoca sitenin erişimini kesmek o sitenin başka bir bölümünden faydalanmak isteyen kişilere ceza vermek değil midir?</p>
<p>Geçen ayın bomba etkisi yaratan olaylarından  birisi WordPress’e erişim engellenmesiydi. (<a href="http://bul.pcworld.com.tr/514" target="_blank">http://bul.pcworld.com.tr/514</a>) WordPress’ten bir blog sahibi olan kişi, bir başka kişi hakkında bir yazı yazmış ve hakkında yazı yazılan kişinin başvurusu üzerine siteye erişim durdurulmuş.</p>
<p>Ancak WordPress sistemindeki birçok bloglardan, makalelerden yararlanan birçok insan var. Sitenin kapatma sürecinde onlar da sitedeki çeşitli yazılara erişemiyorlar. Bir şekilde o kişiler de cezalandırılmış oluyor. Kapatma olaylarının, bilişim bakanlığının gündeme geldiği bugünlerde yeniden değerlendirilmesinin iyi olacağını düşünüyorum. Çeşitli haklı nedenlerle kapatılan siteler, diğer kişilerin bilgiye erişme haklarını da engellemiş oluyor. Reklam, para, ziyaretçi kaybetme gibi unsurlar göz önünde bulundurularak site sahiplerinin de bu tür içerikleri denetleyici ve bu tür yayınların önüne geçecek bir sistem oluşturmaları gerekiyor.</p>
<p>Son olarak WordPress’e erişimin kapatılması, WordPress cephesinde de yankılar uyandırmış. Öyle ki; sistemin geliştiricisi kendi blog’unda şaşkınlığını dile getirmiş. (<a href="http://bul.pcworld.com.tr/515" target="_blank">http://bul.pcworld.com.tr/515</a>)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2007/09/yassak-kardesim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sıfır voltluk tatil hevesi</title>
		<link>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2007/08/sifir-voltluk-tatil-hevesi/</link>
		<comments>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2007/08/sifir-voltluk-tatil-hevesi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Jul 2007 22:00:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Selcuk Senol</dc:creator>
				<category><![CDATA[PC World]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[cep telefonu]]></category>
		<category><![CDATA[e-posta]]></category>
		<category><![CDATA[Internet]]></category>
		<category><![CDATA[kablosuz]]></category>
		<category><![CDATA[mac]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[saat]]></category>
		<category><![CDATA[tatil]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[telefon]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://selcuksenol.com.tr/blog/2007/08/sifir-voltluk-tatil-hevesi/</guid>
		<description><![CDATA[Geçen ayın ilk haftasında yıllık iznimin bir kısmını kullandım. Bir haftalık tatil süresini eşimle birlikte çok uzaklarda geçirmek yerine ailemizin Çanakkale’deki yazlığındaydık. Günlerin dolu dolu geçmesi için arabayla 6 saat kadar süren yolculuk boyunca sürekli planlar yaptık. Günü tam anlamıyla yaşamak için erken kalkmak iyi bir fikirdi. Ancak uyku sonrası yatak keyfini de özlemiştik. En]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Geçen ayın ilk haftasında yıllık iznimin bir kısmını kullandım. Bir haftalık tatil süresini eşimle birlikte çok uzaklarda geçirmek yerine ailemizin Çanakkale’deki yazlığındaydık. Günlerin dolu dolu geçmesi için arabayla 6 saat kadar süren yolculuk boyunca sürekli planlar yaptık. Günü tam anlamıyla yaşamak için erken kalkmak iyi bir fikirdi. Ancak uyku sonrası yatak keyfini de özlemiştik. En iyisi ortama uyum sağlamak için işi oluruna bırakmaktı.</p>
<p><span id="more-78"></span></p>
<p>Yağmurdan kaçarken doluya tutulmuş gibi sıcaklardan kaçalım derken çok daha sıcak günler bize merhaba dedi. Deniz ya da havuz, sıcaklarda çok uygun olmayacağı için şehrin yakınındaki tarihi ve doğal güzellikleri görmek, verandadaki hamakta yatmaktan çok daha cazip geldi bize. Çanakkale’nin Bayramiç ilçesine (<a href="http://www.bayramic.bel.tr" target="_blank">www.bayramic.bel.tr</a>) bağlı Evciler köyünün az ilerisinde bulunan Ayazma ismindeki mesire yerine gittik. Kazdağlarının yamacından hafif tırmanarak vardığımız yerde, ilk olarak oldukça yüksek ağaçlar gözümüze çarptı. Arabayı park ettiğimiz mesire yerinde gürül gürül akan su insanı kendinden geçiriyordu. Suyun sesini dinlemek ve açlığımızı bastırmak için mekanın popüler yemeği olan güveçte alabalık sipariş verdik (tereyağlı ve üstünde erimiş kaşar peyniri var). Siparişleri beklerken e-postalarımı kontrol edim dedim. O da ne&#8230; Cep telefonum hiçbir sinyali yakalayamıyor. Farklı noktalara geçtiğimde de durum değişmedi. Oranın yerlisine durumu sorduğumuzda ise elektriğin de olmadığını söylediler. Doğal güzelliğin bozulmaması adına elektrik yokmuş.</p>
<p>Bir an düşündüm&#8230; Elektriksiz bir yer&#8230; E-postalarımı kontrol etmesem ne olur diye düşündüm. Hiçbir şey olmazdı. Gelecek bir kötü bir haber ya da aksilik mesajı canımı sıkabilirdi. Etraftaki insanlara baktım. Elektriksiz nasıl yaşıyorlardı acaba? Akşamları gaz lambasıyla etrafı aydınlatıyorlar, yemek yapmak için ise odunla yanan fırınlar işlerini görüyordu.</p>
<p>Ertesi gün Bozcaada’ydık. Orada da çok güzel pansiyonlar var. Bazılarının en büyük özellikleri ise elektriksiz olmaları&#8230; Yıldız ve ay, geceyi gündüze çeviriyor, mum ışığında tüm pansiyonerlerle birlikte yemek yeniyordu.</p>
<p>İstanbul’a gelince biraz araştırdım ve elektriksiz, internetsiz birçok tatil yeri olduğunu keşfettim. Bence gerçek anlamda “kafa dinlemek” isteyenler için bu tür yerler çok daha eğlenceli&#8230; Yeme içme gibi temel gıdamız olan teknolojiden uzak olan yerler insanı çok daha dinlenmiş bir hale getireceğini bir kez daha anladım.</p>
<p>Tatil için ille de desibellerce müzik yayını, lazer şovları, aşırı gürültülü mekanlar ve kablosuz internetli otel odaları gerekmiyormuş. Bunların hiçbirisi olmadan da insanın tatil yapabileceğini anladım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2007/08/sifir-voltluk-tatil-hevesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnsan tetrisi</title>
		<link>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2007/06/insan-tetrisi/</link>
		<comments>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2007/06/insan-tetrisi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 Jun 2007 07:51:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Selcuk Senol</dc:creator>
				<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[youtube]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://selcuksenol.com.tr/blog/2007/06/insan-tetrisi/</guid>
		<description><![CDATA[Tetris oyununu bilmeyen yoktur. Ya blocklar insanlardan olsaydı? Buyurun izleyin&#8230;. [youtube PxSNtwNZgyc]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tetris oyununu bilmeyen yoktur. Ya blocklar insanlardan olsaydı? Buyurun izleyin&#8230;.</p>
<p>[youtube PxSNtwNZgyc]</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2007/06/insan-tetrisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yaza hazırlık</title>
		<link>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2007/05/yaza-hazirlik/</link>
		<comments>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2007/05/yaza-hazirlik/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Apr 2007 21:00:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Selcuk Senol</dc:creator>
				<category><![CDATA[PC World]]></category>
		<category><![CDATA[blog]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[dergi]]></category>
		<category><![CDATA[dizi]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[pcworld]]></category>
		<category><![CDATA[saat]]></category>
		<category><![CDATA[tatil]]></category>
		<category><![CDATA[telefon]]></category>
		<category><![CDATA[yazı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://selcuksenol.com.tr/blog/2007/05/yaza-hazirlik/</guid>
		<description><![CDATA[Havalar yavaş yavaş ısınmaya başladı. Artık, kalın kışlık kazaklar yerini; ince, kısa kollu gömleklere bırakmaya başladı bile&#8230; Tüm bunların yanında bir yandan da kafada ince bir hesap dönüyor: Tatile ne zaman çıksam? Tatil zamanı ile tatilde nereye gidileceği kafada sürekli dönen sorular arasındadır. Evli ve çocuklu ailelerin hesaplarıyla, tek olanlar ve sevgilileri ile tatil yapacakların]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="lightbox[]" href="http://www.selcuksenol.com.tr/blog/wp-content/gallery/pcworld_2007_kapak/200705.jpg"><img class="ngg-singlepic ngg-right" src="http://www.selcuksenol.com.tr/blog/wp-content/gallery/pcworld_2007_kapak/thumbs/thumbs_200705.jpg" alt="PC World Mayıs 2007" /></a>Havalar yavaş yavaş ısınmaya başladı. Artık, kalın kışlık kazaklar yerini; ince, kısa kollu gömleklere bırakmaya başladı bile&#8230; Tüm bunların yanında bir yandan da kafada ince bir hesap dönüyor: Tatile ne zaman çıksam? Tatil zamanı ile tatilde nereye gidileceği kafada sürekli dönen sorular arasındadır. Evli ve çocuklu ailelerin hesaplarıyla, tek olanlar ve sevgilileri ile tatil yapacakların hesapları hep ayrıdır. Herkes kendi durumuna göre tatil zamanı ve yeri seçer. Tatilsiz olmaz diyenler hemen sezon açılışında, bütün kış boyunca yatıp, kötü bir okul dönemi sonunda bütünleme ile uğraşanlar ise maalesef yazın sonuna doğru anca tatil yaparlar.</p>
<p>Bir de bizim gibi kısa süreli tatil yapacak olanlar var. Aylık periyotta yayınlanan bir dergide çalışmanın en büyük dezavantajı, tatillerinizin kısa süreli olmasıdır. Genelde 3-5 günden fazla yapamayız. Hep parçalara böleriz. Aslında teorik olarak standart uzunlukta bir tatil yapmak mümkün, ancak dergi yönetimi ile başınız ciddi sıkıntıya girebilir. Bu türlü durumlarda bir mekan planlamak yerine farklı şekilde dinlenme yollarını tercih ederiz. Siz de bizler gibi uzun tatiller yapamayacaksanız, evde ya da yazlıkta yatarak tatil yapma yolunu tercih ediyorsanız size iyi haberlerimiz var. Öncelikle bu ay dergi içeriğine biraz daha farklı göz atmanızı öneriyoruz.</p>
<p><strong>Bu Ayın Ne Özelliği Var?</strong></p>
<p>Bu ay dergi içerisinde yer verdiğimiz iki konu evde ya da yazlıkta yatarak dinlenmek isteyenlere hitap ediyor. Donanım bölümünde yer alan ses sistemleri testi ile fare testi evde tatil hazırlıkları anlamında bir bütünlüğü sağlıyor. Aslında ses sistemleri ya da fare dediğime bakmayın. Onlar sizin tahmin ettiğiniz gibi sıradan bir ses sistemi ya da fare değiller. Mesela testimizde yer alan ses sistemleri, çevresel ses desteğini sonuna kadar sunan sistemler. Oyunlardan alacağınız keyfi daha da artıracak ya da yattığı yerden film veya heyecanlı dizileri izlerken alacağını keyfi çok daha artıracak olan bu ses sistemlerinden 22 tanesini bu ay PC World test merkezinde ağırladık. Pamir ve Levent bu ay, önceden de kendilerine ait olan &#8220;ofiste ikamet etme&#8221; rekorlarını kırarak bir ilke daha imza attılar. İki donanımcı, ses sistemlerini tek tek seslerini dinlediler. Gündüz mesai saatleri içerisinde bizlere resmen eziyet ettiler. Tabii bu durumdan en çok reklamcı arkadaşlarımızla müşteri hizmetlerinde görevleri arkadaşlar şikayetçi oldu. Sürekli telefon başında zamanları geçtiği için karşılarındaki kişiler onları bir gece kulübünde olduğunu düşünmüşlerdir mutlaka.</p>
<p>Ayın ikinci bombası ise oyun zamanı ders yapan ya da boş zamanlarında bile çalışan, oyun oynamayı sonuna kadar hak eden kişilere bizden bir bonus. Güzel ve kaliteli bir oyunu berbat etmenin en güzel yanı, bu oyunları olur olmaz farelerle oynamaktır. Yeni bir bilgisayar alırken paranın en fazla ve kallavi kısmı sürekli olarak, kasa içerideki donanımlara yatırılır. Fare gibi olmazsa olmaz ve sürekli kullanılan bir yardımcıya &#8220;aman&#8230; işte en ucuzundan olsun&#8221; denilir. Hal böyle olunca ve iş, oyun oynamaya gelince dan dan dan&#8230; sürekli bir yenilgi durumu. İşte bu durumda olan okurlarımıza da hizmette sınır tanımıyor ve oyuncu farelerle kendilerini tanıştırıyoruz. Oyunlardan alacağınız zevki maksimuma çıkaracak olan bu fareler ile oyunlara kendinizi bir kaptırırsanız inanın ki bir daha elinizden bırakamayacaksınız.</p>
<p>Tatil zamanında kendi imkanlarınızla eğlenmek durumunda iseniz 5.1 ses sistemleri ve oyun fareleri testlerimize iki kere göz atmanızı öneririm. Yaz öncesi çeşitli donanım parçaların yatırım yapacaksanız bu çevre birimleri öncelikli sıraya almanız, eylül ayı geldiğinde &#8220;boşuna bir yaz geçti&#8221; dememenizde yardımcı olacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2007/05/yaza-hazirlik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;İlk Göz Ağrısı&#8221;</title>
		<link>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2007/04/ilk-goz-agrisi/</link>
		<comments>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2007/04/ilk-goz-agrisi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Apr 2007 08:47:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Selcuk Senol</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[blog]]></category>
		<category><![CDATA[mac]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[program]]></category>
		<category><![CDATA[yazı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://selcuksenol.com.tr/blog/2007/04/13/ilk-goz-agrisi/</guid>
		<description><![CDATA[Dün gece bir tiyatro oyunundaydım. Şu sıralar &#8220;Şarkı Söylemek Lazım&#8221; yarışma programında yarışmacı olarak yer alan Hazım Körmükçü&#8217;nün başrolde yer aldığı &#8220;İlk Göz Ağrısı&#8221; isimli oyun, uzun zamandır tiyatro oyunlarında gözükmeyen Hazım&#8217;ı tiyatro severlerle buluşturmuş. Oyunun yönetmeni, yine aynı yarışma programındab birkaç hafta önce elenen Erhan Yazıcıoğlu. Oyun aslında bir komesi oyunu. Ancak komedi diyince akıllara]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img vspace="5" align="left" src="http://selcuksenol.com.tr/blog/wp-content/uploads/2007/04/ilk_goz_agrisi.jpg" hspace="5" alt="ilk göz ağrısı" title="ilk göz ağrısı" />Dün gece bir tiyatro oyunundaydım. Şu sıralar &#8220;Şarkı Söylemek Lazım&#8221; yarışma programında yarışmacı olarak yer alan Hazım Körmükçü&#8217;nün başrolde yer aldığı &#8220;İlk Göz Ağrısı&#8221; isimli oyun, uzun zamandır tiyatro oyunlarında gözükmeyen Hazım&#8217;ı tiyatro severlerle buluşturmuş.</p>
<p>Oyunun yönetmeni, yine aynı yarışma programındab birkaç hafta önce elenen Erhan Yazıcıoğlu. Oyun aslında bir komesi oyunu. Ancak komedi diyince akıllara Cem Yılmaz gelmesin hemen. Cem Yılmaz&#8217;ın oyunlarından karnınız ağrıyarak çıkarsınız. Gülmek yorucu olmuştur çünkü. Ancak İlk Göz Ağrısından bu şekilde çıkmayacaksınız. Osmanlı döneminde geçen eşler arasında anlaşmazlıklar sonrasında karı koca arasında geçen eski eşi özlem anlatılıyor oyunda. Osmanlı döneminde geçtiği için de kostümler ve dekor o zamanı yansıtıyor.</p>
<p><span id="more-47"></span>Kostüm ve dekor gerçekten tek kelime ile 10 numara. Oyunun yönetmeni Erhan Yazıcıoğlu; &#8220;Osmanlı döneminde defile nasıl olurdu?&#8221;sorusunun yanıtını oyunda verir gibiydi.</p>
<p><strong>Oyuncular:</strong> Bestem Türen, Hazım Körmükçü, Gül Akelli, Uğurtan Atakan, Burteçin Zoga, Gürol Güngör, Funda Postacı Kıpçak, Ümit İmer, Yonca İnal, Işıl Zeynep Tangör, Aslı Narcı, Selçuk Yüksel, Esra E.Karabaş, Güneş Han, Yeliz Tozan Uysal, Pınar Aygün, Esra Ede, Gökhan Eğilmezbaş, Doğan Altınel, Yalçın Avşar, Oğuzboy Vedat Şahin, Mevlüt Demiryay</p>
<p><strong>Yönetmen:</strong> Erhan Yazıcıoğlu</p>
<p><strong>Dekor:</strong> Nilgün Gürkan</p>
<p><strong>Müzik:</strong> Hazım Körmükçü</p>
<p><strong>Kostüm:</strong> Ayşen Aktengiz</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2007/04/ilk-goz-agrisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gamepad klavye tartışmasına son nokta</title>
		<link>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2007/04/gamepad-klavye-tartismasina-son-nokta/</link>
		<comments>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2007/04/gamepad-klavye-tartismasina-son-nokta/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Apr 2007 09:57:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Selcuk Senol</dc:creator>
				<category><![CDATA[Donanım]]></category>
		<category><![CDATA[blog]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[kablosuz]]></category>
		<category><![CDATA[klavye]]></category>
		<category><![CDATA[microsoft]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://selcuksenol.com.tr/blog/2007/04/09/gamepad-klavye-tartismasina-son-nokta/</guid>
		<description><![CDATA[Oyun oynarken bilgisayar kullananlarla oyun konsolunu tercih edenlerin en büyük tartışması klavye mi yoksa gamepad mi sorunu üzerine. Kimileri oyun gamepad ya da joystick ile oynanır derken kimisi de klavyeyi tek geçiyor. Bir araba yarışında klavye yerine direksiyon seti kullanmak ilk başlarda zor gelse de alıştıktan sonra klavyenin yanına bile yaklaşmayacağınızdan emin olabilirsiniz. Microsoft&#8217;un oyun]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Oyun oynarken bilgisayar kullananlarla oyun konsolunu tercih edenlerin en büyük tartışması klavye mi yoksa gamepad mi sorunu üzerine. Kimileri oyun gamepad ya da joystick ile oynanır derken kimisi de klavyeyi tek geçiyor. Bir araba yarışında klavye yerine direksiyon seti kullanmak ilk başlarda zor gelse de alıştıktan sonra klavyenin yanına bile yaklaşmayacağınızdan emin olabilirsiniz.</p>
<p>Microsoft&#8217;un oyun konsolu Xbox 360&#8242;ın kablosuz gamepad&#8217;lerine yeni bir özellik eklenmiş. Bu özellikle klavyeyi kullanmak isteyenler klavyeden gamepad&#8217;i joystcik ve trigger&#8217;lardan oyun oynayabilirler.</p>
<p style="text-align: center"><img src="http://selcuksenol.com.tr/blog/wp-content/uploads/2007/04/xbox-qwerty-keyboard-top.jpg" alt="xbox 360 klavyeli gamepad" /></p>
<p><span id="more-45"></span></p>
<p style="text-align: center"><img src="http://selcuksenol.com.tr/blog/wp-content/uploads/2007/04/xbox-spring-2007-update-01.jpg" alt="xbox 360 klavyeli gamepad" /></p>
<p>Sadece oyun oynamak için değil, Xbox çoklu oyun için kullanılan oyun ağı Live servisinde chat için de bu klavye kullanılabiliyor. Böylece Xbox Live üzerinde meydana gelen community&#8217;in çok daha hızlı artacağını düşünüyorum.</p>
<p>Henüz ülkemizde Xbox ya da Xbox 360 resmi olarak satılmadığı için birçok kullanıcı bu güzelliğin farkında değil. Olur da bir gün ülkemizde resmi olarak satışı söz konusu olursa birçok kullanıcısı olacağından adım gibi eminim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2007/04/gamepad-klavye-tartismasina-son-nokta/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
