Apple reklamları

Apple reklamlarını herkes bilir. Hele ki o meşhur 1984 reklamı… Ancak bundan sonra 1985 yılında yayınlanan bir reklam daha var ki olumsuz tepkilere neden olmuştu. Lemmings isimli bu reklam aşağıda, 1984 reklamından sonra izlenebilir.

Apple 1984 reklamı

Güncelleme: Video kullanım dığı kalmış.

Apple Lemmings reklamı

Apple reklamları son yıllarda da adından oldukça söz ettirdi. Eğer daha fazla Apple reklamı izlemek isterseniz gitmeniz gereken sayfalar şöyle:

Hayallerin Windows’u

PC World Nisan 2009Windows, kuşkusuz ki en çok kullanılan ve tercih edilen işletim sistemi… Bu kadar çok kullanıcısı olan bir sistemin de haliyle dertleri, sorunları bitmek nedir bilmez. Microsoft zaman zaman, mevcut sistemlerinin daha sorunsuz çalışması için çeşitli güncelleme ve yamalar çıkarıyor. Bu yardımcı uygulamalar çeşitli sorunlara derman oluyor. Ancak dedik ya kullanıcı sayısı fazla diye… Maalesef bu yardımcılar herkeste aynı etkiyi göstermeyebiliyor. Bu tür durumda sizin birşeyler yapmanız gerekiyor.

İlk günkü gibi bir Windows herkesin hayali… Ancak bunun için biraz fazla zaman harcamalı ve neler yapmanız gerektiğini çok iyi bilmelisiniz. Siz bu zahmetlere girmeyin diye sıkı bir konu hazırladık. Gittikçe yaşlanan ve ağırlaşan Windows’unuza doping takviyesi yapabileceksiniz. Yazımız içerisinde bahsi geçen, kullanmanız gereken programları da ayrıca DVD’mize dahil ettik.

Windows 7 macerasını birçok kişi bekliyor. Yeni çıkan deneme kopyası olarak adlandırılan sürüm öncekilerden çok farklı… Merak edilen şey ise bu yeni sistemin XP’nin katili olup olamayacağı… Tüm detaylar ilerleyen sayfalarda sizi bekliyor.

Bahar aylarına girdiğimiz şu günlerde dijital fotoğraf makineleriyle dağda kırda gezme zamanı başlıyor. Buralarda çekilen resimleri düzenlemek için kullanmanız gerekenler programların tanıtımları ilerleyen sayfalarda, programların kendilerini ise DVD’mizde bulacaksınız.

PC World dergisi Nisan 2009 sayısı Editörden yazısıdır.

Netbook mu notebook mu almalı?

Son zamanlarda bu soruyla o kadar çok muhatap oluyorum ki? Etrafımdaki birçok kişi bana netbook diye birşey çıkmış onu mu almalı yoksa notebook mu? Biraz kurcalayınca ise ikisinin arasındaki farkı görünce nedense netbook’a soğuk bakıyorlar. Halbuki… Neyse buraya birazdan geleceğim. Öncelikle notebook’lar hakkında bir iki şey söylemek istyorum:

Zamane notebook’ları

İlk notebook’umu 2002 yılında aldım ve halen sorunsuz olarak çalışıyor. Kız kardeşimin odasında, çektiği resimlere bakması için, Facebook mesajlaşması için, MSN kullanmak için ona harika bir arkadaş. Yapamadığı şey yok desem yeridir.

Okumaya devam et Netbook mu notebook mu almalı?

Ekran koruyucum saat olsun diyenlere…

Bilgisayarın boşta kaldığı zamanlarda ekranda çeşitli resimler mi geliyor? Hep aynı, klişe şeylerden sıkılanlar için bir önerim var: PolarClock

Mac ya da Windows farkı olmaksızın iki işletim sisteminde de çalışabiliyor. Ayrıca Türkçe desteği de var.

polarclock

Windows sürümünü ya da Mac sürümünü indirip herhangi bir programı kurar gibi kurmanız bu ekran koruyucuya sahip olmanız için yapmanız gereken basit şey.

Sevgili günlük, o kadar ayrı kaldık ki senle…

Başlığın altını dolduracak o kadar çok şey geçti ki bu süre içerisinde başımdan… Kişisel blogumu güncelleyememe sebebimin başında PC World sitesi ile oldukça fazla haşır neşir olmam sayılabilir. Gerçi belli bir zaman sonra işleri Simto’ya devrettim ama ona gelene kadar of of of…

Arada birçok yenilik oldu. En büyük yenilik ise bilgisayarımda oldu. Artık bir Mac Book kullanıyorum ve her türlü işimi orada rahatlıkla yapabiliyorum. Ocak 2008 PC World’deki köşe yazımda ya da Mayıs 2006‘daki yazımda bahsettiğim gibi hayallerim gerçek oldu.

Şu anda PC World’ün şubat sayısını bitirmek için işlere dönmem gerekiyor. Onun için çok fazla gevezelik yapamayacağım ama artık aksatmadan buraya da birşeyler yazacağım.

10 kaplan gücünde(mi)yim?

PC World Ocak 2008Bizleri bilgisayarlarımıza bağlayan şey nedir? Herkesin aklına ilk gelen, “yaptığımız iş” benim aradığım yanıt değil… Bu sorunun cevabı kişiden kişiye değişse de benim aradığım yanıt, işletim sistemi olacaktı.

İşletim sistemi neden önemli? Çünkü her türlü işimizi onun üzerinden yaparız. Yeni bir donanım ya da yazılımı bilgisayarımıza kurmak istediğimizde kaprisli olan her zaman kendisidir. Kurallar kesindir, beğenir ya da beğenmez.

Dünya üzerinde en fazla tercih edilen işletim sistemi Windows ailesinin herhangi bir üyesi. İhtiyaçlar farklı sürümleri kullanmayı gerektirebileceği için herkes Vista ya da 2000 kullanır demek oldukça yanlış olacaktır. Windows bu kadar fazla tercih edildiği için de haliyle en fazla eleştiriyi de kendisi alacak, beğenilmeme durumunda yer yerinden oynayacak.

Bunlar gayet normal… Bir ürünün müşterisi ne kadar fazla olursa en az memnun kalanlar kadar memnun kalmayanlar da olacaktır. Ancak bu durumda firmanın yapacağı şey elinden geldiği kadar müşterilerini memnun etmeye çalışmak. Kullanıcısı bu kadar çok olunca herkesi de memnun etmek biraz sorun tabii… O zaman en güzeli bir orta yol bulup o şekilde ilerlemek…

İşletim sistemi üreticileri, ürünlerini ihtiyaçlara göre hazırlarlar. Ancak bu ihtiyaçları doğrudan müşterilerine sunmazlar. Aslında ihtiyaçları da üreticiler kendileri belirlerler desem yanlış olmaz. Microsoft, Vista projesini hazırlarken (o zaman ismi Longhorn’du) şöyle olacak böyle olacak demişti. Dediklerinin hepsini yapamasa da bir kısmını yaptı. En azından görsel olarak XP’den daha farklı bir görünüşe sahip birşey vardı karşımızda. Kimisi Vista’ya hemen geçiş yaptı. Kimisi hizmet paketine kadar bekleyeceğim dedi. Kimisi kullandıkları XP’den memnun olduğu için Vista’dan sonraki sistemi beklemeye başladılar. Sonuç ne olursa olsun bir gerçek vardı ki Vista çıkmıştı ve kullanan kullanıyordu.

Bu durum karşısında ben biraz daha farklı birşey yaptım. Artık Leopard kullanıyorum. Yaklaşık 2 aydır, herşeyimi ona emanet ettiğim bir MacBook’um var artık. “Yaa olur mu öyle şey?” diyenlere cevabım ise yazının sonunda…

Ofiste elimin altında Vista’lı bir desktop evimde ise eşimle ortak yine Vista’lı bir dizüstüne sahibim. Windows’ta yapmam gereken şeyleri diğer makinelerde zaten yapabildiğim için Leopard tarafında bir sıkıntım yok.

2 aylık sürede şunu anladım ki Windows üzerinden birçok konuda oldukça sıkıntı çekiyormuşum. Birçok işimi yaparken o kadar zaman kazanıyorum ki ben bile şaşırıyorum.

Leopard ile ilgili yazacak o kadar çok şey varki. 15-20 yıldır PC kullanan birisinin ağzından Leopard maceraları dinlemek isterseniz blog’umda zaman zaman bunları kaleme alıyor olacağım. Takip etmenizi öneririm. (http://blog.pcworld.com.tr/selcuk)

Sıfır voltluk tatil hevesi

Geçen ayın ilk haftasında yıllık iznimin bir kısmını kullandım. Bir haftalık tatil süresini eşimle birlikte çok uzaklarda geçirmek yerine ailemizin Çanakkale’deki yazlığındaydık. Günlerin dolu dolu geçmesi için arabayla 6 saat kadar süren yolculuk boyunca sürekli planlar yaptık. Günü tam anlamıyla yaşamak için erken kalkmak iyi bir fikirdi. Ancak uyku sonrası yatak keyfini de özlemiştik. En iyisi ortama uyum sağlamak için işi oluruna bırakmaktı.

Okumaya devam et Sıfır voltluk tatil hevesi

Windows’ta “Safari” zamanı

Apple’ın yıllardır Mac OS X işletim sistemine dahil ettiği Safari web tarayıcısı artık Windows kullanıcılarının da hizmetinde. Internet Explorer ve Firefox’tan çok daha hızlı sayfa yükleme sunan Safari’nin yoluna Windows kullanıcılarını da katması pazar payını artıracak gibi görünüyor.

safari_logo.jpg

Yazılım hakkında daha fazla bilgi için ya da doğrudan indirmek için sitelerini ziyaret edebilirsiniz.

Yan ürünler artık hayal değil…

Dergimizi uzun yıllardır takip edenler bilirler… Kendi içeriğimizin yanında yurt dışı içeriğini de zaman zaman okuyucularımıza sunuyoruz. Türkiye’de bulunmamasına rağmen bir ürün hakkındaki bilgileri de dergide yazıyoruz. Elimizdeki kaynak Macworld Amerika baskısı… Amerika’daki editör arkadaşlarımız bizlerden daha şanslılar. Teknoloji konusundaki artıları tabii ki yaptıkları işe de yansıyor.

Biz de bu editör arkadaşlarımızın ellerine geçmiş olan, inceledikleri ürünleri dergimizde sizlerle paylaşıyoruz. Biliyoruz ki bu ürün Türkiye’ye oldukça uzun bir zaman sonra gelecek -ya da hiç gelmeyecek-, bizim okuyucumuz bu ürünü beğenirse Türkiye’ye gelirse çok geç sahip olabilecek. Ancak biz yine de bu ürünleri okuyucularımızla tanıştırmaktan geri kalmıyoruz. Türkiye’de olan biten, satılan ürünlerin yanında, yurt dışında da neler olduğunu öğrenmek onların en doğal hakkı.

Okumaya devam et Yan ürünler artık hayal değil…

CSS Dock Menu

Güzel blogumun güzel tasarımını hazırlayan ekip boş durmamış yeni bir script ortaya koymuşlar. Efendim, Mac OS sistemle hayatımıza giren Dock menüsünü (alttta simgelerin yer aldığı ve üzerine fare ile gidildiğinde büyüyen simgeler grubu) HTML sayfalarında kullanabilmemizi sağlıyor. Bu adresten detaylı bilginin alınabileceği gibi şu adresten de doğrudan zip paketini indirebiliyorsunuz.

CSS Dock Menu

Bu nasıl birşey denemek istiyorum derseniz işte bu da o sayfanın adresi…