Hepsi büyük ya da hepsi küçük

PHP kodlarken zaman zaman ihtiyacınız olmuştur. Keşke şu başlığın ya da yazının hepsi büyük olsa diye… PHP’nin hazır fonksiyonları içerisinde strtoupper ya da strtolower isimli fonksiyonlar bu işi yapıyor. Ancak işin içerisine Türkçe karakterler girince durum değişiyor.

Bu durum için küçük bir fonksiyon kullanıyorum. Tüm yazılanların küçük harf olması için;

function hepsikucuk($metin) {
    return strtolower(strtr($metin, 'ĞÜŞIİÖÇ', 'ğüşıiöç'));
}
// Örnek Kullanımı:
// echo hepsikucuk("MeRhaBa");
// merhaba

Ya da tüm yazılanların hepsinin büyük harf olması için şu fonksiyonu kullanabilirsiniz.

function hepsibuyuk($metin) {
    return strtoupper(strtr($metin, 'ğüşıiöç', 'ĞÜŞIİÖÇ'));
}
// Örnek Kullanımı:
// echo hepsibuyuk("MeRhaBa");
// MERHABA

İsmin seni ele vermesin

PC World Mart 2008Rumuz; televizyonda gördüğümüz “ismini vermek istemeyen izleyici” ifadesinin biraz daha farklı bir halidir. Gerçek isim yerine bu takma ad kullanılır. IRC ile sohbet ettiğimiz dönemlerde herkesin bir nickname’i (rumuzu) vardı ve birbirimizi bu şekilde tanırdık. Gerçek isimler, sohbet koyulaşınca, muhabbet kıvamına gelince söylenirdi. Kişinin gerçek ismini bilirdik ama yine ona nickname’i ile hitap ederdik.

Ancak günümüze geldiğimizde bu nickname’lerin unutulduğunu göze çarpıyor. Zamanın popüler mesajlaşma sistemi MSN’de nickname kullanan kimse hemen hemen yok gibi… MSN listemdeki kişilere bakıyorum herkesin kendi ismi yazıyor. Doğrudan isim hatta hatta “isim soyismini” birlikte  yazanlar çoğunlukta…

Nickname yerine kendi ismini kullanma sadece MSN’de geçerli değil. Kişi bir internet sitesine üye olurken yine kendi ismini daha  fenası “isim soyisim” kullanmayı tercih ediyor. Ancak bu durum ne kadar doğru? Çünkü bu isminiz sizi ele veriyor. Dergimizi takip edenler hatırlayacaklardır. İnternet sitelerine kendi ismini kullanarak üye olmuş birisi hakkında birçok bilgiye küçük bir arama ile erişebileceğini daha önceleri yazmıştık. Örneğin iş görüşmesi öncesinde sizin hakkınızda küçük bir arama yaparak nasıl bir insan olduğunuzu, ilgi alanlarınızın ne olduğu hakkında bilgiler kolayca öğrenilebilir.

Hatır gönül ilişkisinden dolayı sizi sürekli arayarak yeni aldığı bilgisayarı hakkında teknik servis hizmeti alan bir tanıdığınızın bir donanım sitesine de aynı soruları yönelttiğini görmek çok hoş olmayabilir tabii. “Madem oraya soracaktın, ne diye beni meşgul ettin o zaman” diyebilirsiniz.

Ya da bir arkadaşınızın dayısının bir video sitesindeki profil sayfasındaki favori videolarının ağırlıklı olarak “Russian Girls” ile başlaması onun nasıl bir fanteziye sahip olduğunu açıklayacaktır. Örnekleri çoğaltmak mümkün. Ancak bu kişiler sitelere üye olurken kendi isimleri yerine bir herhangi bir nickname kullanmış olsalardı sanal birer kimse olarak kalmaya devam edecekti. Böylece hiçkimse kendisini ele vermeyecek ve siz de o kişileri forum sitelerinde “dostum caps’ler kurbağa olmuş”, “4. part’ı yeniden yükler misin?” derken görmeyecektiniz.

Biz yaza hazırız. Ya siz?

PC World Haziran 2007Yaz ayları, rehavetin çöktüğü zamanlardır. Kışın sınavlardı iş yoğunluydu derken zaman bir türlü geçmek bilmez. Yaz aylarına girmeye başladığımız bu zamanlarda tatil ve tatilde yapılacaklar planlanmaya başlanır. Tabii tatil yerine göre eksikleri tamamlamaya başlamak için de oldukça uygun bir zamandayız. Tatile giderken mayo ya da güneşten koruyucu krem, kadar bir dijital fotoğraf makinesi de olmazsa olmazlar arasında yer almaya başladı.

Tatil anılarını ölümsüzleştirmek ve dijital dünyanın kolaylıklarından sonuna kadar faydalanmak adına seçeceğiniz bir makine oldukça yararlı olacaktır. Makine seçiminde bütçenizle orantılı olarak bir model tercihi yapmalısınız. Biz bu konuda size yardımcı olmak adına ortalama bir değer olan 5 megapiksel ve üzerinde çekim yapabilen ve bin YTL altındaki 18 fotoğraf makinesini yarıştırdık. Yeni bir fotoğraf makinesi satın almadan önce bu testimize göz atmanız faydanıza olacaktır.

Ayrıca dergimiz içerisinde yer alan fotoğraf püfleri sayesinde çektiğiniz fotoğraflardan bozuk olanları ya da beğenmediklerinizi nasıl düzelteceğinizi, toplu resim düzenlemesi ve resimleri işlemek için Photoshop bilmeden küçük yardımcı araçlarla neler yapabileceğinizi anlatıyoruz. Bütün bu yazılımlara ise dergimizle birlikte verdiğimiz DVD içerisinden ulaşabilirsiniz.

Fotoğraf çekmeyi seviyorsanız ve kendinizi bu işe gönül vermiş bir kişi olarak görüyorsanız, bu ay yeni başladığımız “Fotoğ-raf” köşesine bir göz atmanızı öneririm. Kendisi bu işe gönül vermiş olan Onur, bu ay Sony’nin bir SLR makinesi ile geçirdiği zamanı ve makine ile yaşadığı çekim tecrübelerini aktarıyor. Onur’un önümüzdeki ay için birçok sürprizi bulunacak. Takip etmenizi öneririm.

Cem Yılmaz’lı ev telefonu kullanmaya yönelik Türk Telekom reklamları televizyonlarda yayınlanmaya devam ederken, büyük bir kesim halen internet üzerinden sesli olarak haberleşmeyi tercih ediyor. Skype kullanıcıları sadece yurt dışı ile olan görüşmelerinde değil, şehir içi görüşmelerde bile bu uygulamanın nimetlerinden faydalanıyorlar. Ancak kuru kuru sesli sohbet sizde de bir rahatsızlık yaratıyorsa, derginin ilerleyen sayfalarında anlattığımız Skype eklentilerini kullanmalısınız. Eklentileri denemeniz için de DVD’mize koyduk. Beyonce’a bayılacaksınız…

İstanbul’da yaşayanların daha çok bildiği bir yer olan Kadıköy’deki Yazıcıoğlu Pasajı, bilgisayar ya da bir bilgisayar ürünü alınacağı zaman uğranması gereken ilk yerlerden birisi. Ancak burada da alışveriş yapmanın bir raconu var. Donanım Editörümüz Levent buranın raconunu iyi bilenlerden birisi. Kadıköy’de alışveriş yaparken bilmeniz gerekenleri ve bilgisayar toplarken 1 doların bile önemli olduğu durumlarda ne yapmanız gerektiğini Levent kaleme aldı. Gezmekten acıkanların nerede ne yiyebileceği konusunda yine Levent Usta öneride bulunuyor.

Bizdeki hareketlilik de başladı… Bundan altı ay önce askere gönderdiğimiz Taner tekrar ofise döndü ve kafa olarak rahatlamış halde PC World ofisinde. Yeni bir sinerji ortaya çıkacağının ilk sinyallerini daha gelir gelmez almaya başladık. Ocak ayındaki yazımda Taner’i askere gönderdiğimizin haberini verirken “yeni projelerimiz” olduğunu ve yazın çok hareketli geçeceğini belirtmiştim. Bizde tatil yok ve PC World ekibi olarak yeni projeler üzerinde çalışmalara hızla başlıyoruz. İlk olarak web sitemizin çehresindeki değişikliği gösterdik sizlere ve tabii ki de bununla ilgili olarak daha yeniliklerimiz ve güzelliklerimiz devam edecek. Eğer halen PC World Online’a üye değilseniz üye olmanızı öneriyorum.

Üzülsek mi, sevinsek mi?

IDEéfixe LogoSeverek alışveriş yaptığım ve kurulduğu ilk günden beri üye olduğum IDéEFIXE sitesi aldığı bir kararla artık sadece kültür ürünlerini satacakmış. Teknoloji ürünleri artık sitede yer almayacağı Genel Müdür Behçet Akalın’ın müşterilerine gönderdiği e-postada yer alıyordu. Akalın’ın gönderdiği mesajın tam metni.

Sevgili Dostumuz,

IDéEFIXE 1997 yılında İnternet üzerinde bir kültür projesi olarak doğdu. Ülkemizde bulunmayan bir kitap veri tabanının üretildiği uzun ve zorlu bir hazırlık süreci sonunda 1999 yılında kitapseverlerle buluştu.

Okumaya devam et Üzülsek mi, sevinsek mi?

İştah kabartan yeni özellikler ve 10 kat daha hızlı bir CS

Elinizde tuttuğunuz bu sayı hazırlanırken yani geçen ay bilişim dünyasında birçok olay oldu. Bu olayların en çok ses getireni YouTube’a Türkiye’den erişimin mahkeme kararıyla engellenmesiydi. Ayın sonlarına doğru ise Adobe’nin atağı ve yeni sürüm programları konuşulmaya başlandı. Photoshop, Illustrator, InDesign, Acrobat gibi yazılımlar Creative Suite 3 adı altında yeni özellikleri ve güzellikleriyle kullanıcılarını beklemeye başlamak için görücüye çıktılar. Yeni özellikler dedikodu sitelerinde yer almaya başladıktan itibaren, gerek forumlarda gerekse de kullanıcı grupları arasında programa sahip olmak için bekleyen ve ekmeğini bu programların sonuna kadar hakkını vererek çıkaran kişilerin iştahını kabartmaya başladı. Programların yeni özellikleri ve geniş bilgilerini ilerleyen sayılarımızda bulabileceğinizin müjdesini şimdiden verelim. Dergimiz yayına hazırlandığı sırada henüz bir netlik kazanmadığı için detaylı bilgileri bu sayımızda bulamayacaksınız.

Okumaya devam et İştah kabartan yeni özellikler ve 10 kat daha hızlı bir CS

O kadar şanslıyız ki; teşekkürler Apple

Bilgisayarlarını sadece iş için kullanan Mac kullanıcılarına bir iki haber vermek istiyorum. İşlerinden başını kaldıramayacak olan Mac tutkunlarını, bilgisayar dünyasında neler olduğu konusunda bilgilendirmek bizim asli görevlerimiz arasında yer alıyor. Bir Mac’e sahip olan ya da Mac’e meraklı olan kullanıcılar zaten gelişmeleri ve yenilikleri dergimiz aracılığıyla takip ediyorlar. Bilgisayar dünyasının ya da PC dünyasının gündeminde şu sıralar yeni bir işletim sisteminden söz ediyor. Microsoft’un uzun zamandır üzerinde çalıştığı ve milyarlarca dolara mal olan bu işletim sisteminin meraklısı olduğu kadar uzak duran kullanıcıları da yok değil.

IT sektörünün önde gelen birçok ismi bu yeni işletim sistemi ile ilgili ilk görüşlerini uzun zamandır bildiriyorlar. Gelinen noktada bilgisayar dünyası ikiye bölünmüş durumda. Bir taraf “Vista’ya hemen geçin” derken diğer kesim ise; “oturmuş bir sistem var (XP), biraz bekle ondan sonra terfi et” diyor.

Okumaya devam et O kadar şanslıyız ki; teşekkürler Apple

Büyük günü bekleyen bizler

Oyun dergisinde çalışmanın birçok artısı vardır. Eksisi de vardır ama artılar çok daha fazla ve ben, özellikle bununla ilgileniyorum. Birçok okurumuz ya da eş dost bize; “oyun oynayarak para kazanıyorsunuz” diyorlar. Editör arkadaşlarım bu durumu önceki yazılarında, ofisteki diğer dergilerdeki çalışma arkadaşlarımızın nasıl gözlerle baktığını anlatmışlardı. Genel olarak yapılan iş oyun oynamak olabilir ama bu işin de sıkıntıları yok değil. Sonuçta yaptığımız iş yayıncılık yani dergi hazırlamak olduğu için bazı kurallara uymak zorundayız. Bu durum yapılan işin “profesyonellik” kısmı. Bir de eğlence kısmı var ki sormayın.

Bir kere yaptığımız iş oldukça eğlenceli. Ekip içerisinde neşeli insanlar olduğundan “çıban” gibi duran kimse yok. Herkes işini iyi biliyor ve sizlere en iyi dergiyi hazırlamak için gerekirse sabahlara kadar oyun oynuyor (yanlış anlaşılmasın; işimiz oyun ya, o bakımdan). Tüm bunlardan sonra matbaadan gelen ilk dergiler ofis içerisinde kapış kapış gidiyor. Basılmış olan bu yeni sayı insanı çocuğu olmuş kadar sevindiriyor. İşte bütün herşey bu aşamadan sonra başlıyor.

Okumaya devam et Büyük günü bekleyen bizler

Her Mac’çinin rüyası

Macintosh’ların bir aslan parçası olduğunu kabul ediyorum. Hemen hemen her bilgisayar kullanıcısının gönlünde Mac kullanmak ve Macintosh kullanıcısı olma arzusu yatar. Kişileri bu duruma iten sebep, Apple’ın üstün mühendislik hizmeti göstermesi sonucu ortaya çıkan, tasarım harikası ürünler. Evet, Mac’ler tasarım olarak da birçok ödülün sahibiler ve dolayısıyla kullanıcıları da böyle bir ürüne sahip oldukları için kendilerini her zaman farklı görüyorlar.

Dünyanın her yerinde olduğu gibi ülkemizde de Mac kullanmak “bir farklılık” olarak görülüyor. Bu oldukça kabul edilebilir bir durum. Ancak ülkemiz, diğer ülkeler ve özellikle Amerika kadar şanslı değil. Gayri safi milli hasılanın az olması yine aynı şekilde, asgari ücretin de oldukça alt seviyelerde olması gibi herkesin bildiği ekonomik ve iktisadi konulara hiç girmeyeceğim. Çünkü ülkemizde bu tür ürünleri almak için biraz daha fazla yastık altında birikmiş paranız olmak zorunda. Biz, kabul ediyorum ki, Amerikan vatandaşları kadar şanslı değiliz. Ancak ülkemizde Apple ürünleri satan Apple IMC Türkiye’yi de -eski yönetimlerinin aksine- uyguladıkları fiyat politikalarından dolayı tebrik etmek gerekiyor. Durum böyle olunca, iyi bir bilgisayar kullanmak isteyen herkes seçenekleri arasında Mac’i de düşünebiliyor.

Okumaya devam et Her Mac’çinin rüyası

2007 çok keyifli olacak!

Başlığa bakıpta editörün uçmuş olduğunu sanmayın sakın. Biliyorum 2006 yılına gireli henüz birkaç ay oldu ama önümüzdeki yıllarla ilgili planlar çoktan yapılmaya başlandı. Sonuçta 2006 yılı ile ilgili planlar da daha önceki yıllarda yapılmıştı.

2007 yılının güzel geçmesini sağlayacak olan ve beni sevindiren olay; okul yaşantımın ilk yıllarında hatta okul öncesi dönemlerde beni ve benim yaşındakileri TV başına kenetleyen şey tabii ki diziler değildi. Çizgi film ya da çizgi diziler o zaman oldukça popülerdi. Biz onları izlerdik ve kafamızda, aklımızda, oyunlarımızda hep onlar vardı.

Arkadaşlarımızla bir araya geldiğimizde bu çizgi filmin kahramanlarını aramızda paylaşır, herkes kendine yakın bulduğu karakter olmak isterdi. Popüler ya da en yetenekli kahramanın adayı ise tahmin edileceği gibi hep fazla olurdu. Ama orta yol bir şekilde  sağlanırdı.

Okumaya devam et 2007 çok keyifli olacak!

Alternatifi varken neden varsayılanı kullanayım?

“Neyin?” sorusu, bu başlığın arkasından gelebilecek en mantıklı sorudur. Ama köşemizin ismine bakarsanız cevabın ne olduğunu anlayacaksınız… Tabii ki yazılımların. Bir yazılım düşünün; kendi yeteneklerinde oldukça başarılı. Ama size göre bazı eksikleri var, belki de geliştirilmesi gerekiyor. Aynı türde başka bir yazılım daha gördünüz diyelim ve ondaki artılar her zaman kullandığınızdakinden çok daha fazla… Peki hangisini kullanmak daha mantıklı? Elbette özelliği fazla olanın katma değeri daha fazla olacaktır. Düz mantık ya da olması gereken şekliyle bu durum bu. Ama çoğu bilgisayar kullanıcısı bu şekilde düşünmüyor. “Ne yapacağım ben onu?” ya da “aman, aynı işi görüyor işte!” mantığı ile bir yaklaşım sergiliyorlar. Ön yargılı davranış sergilendiği için de sonuçta zararlı olanlar yine kendileri oluyor. Hemen hemen herkesin etrafında bu türe örnek insanlar mevcuttur ve onlar hep bu türdeki az özellikli yazılımları kullanmaya devam ederler.

Okumaya devam et Alternatifi varken neden varsayılanı kullanayım?