İnternette anonim kalın

PC World Haziran 2009İnternet üzerinde herkesin ne yaptığı, çeşitli yollarla izlenir, takip edilir. Daha çok web siteleri, portallar bu olayı kullanırlar ancak çeşitli devlet kurumları da (mesela güvenlik güçleri) çeşitli sebeplerden dolayı bu izleri takip edebilirler. İnternete bağlanan bir bilgisayar mutlaka arkasında iz bırakır. Bu izler çeşitli sebeplerden dolayı başınıza dert açabilir. Bu dert olayını hemen kötüye yormamak gerek. Bir web sitesinde yaptığınız site içi arama sonucu ilgili konularla ilgili olarak sitenin içeriği yeniden şekillenebilir. “Ne güzel hizmet, aradığım herşey karşımda” demeyin. Herkes bu olayı bu şekilde iyi olarak kullanmayabilir.

Arama motorları gibi büyük online reklam şirketleri de izlerinizin peşinden gelirler. İlgi alanlarınıza göre, arama yaptığınız şeylerle ilgili olarak sizin dikkatinizi çekebilecek herşeyi önünüze sermek için oldukça ciddi boyutlarda Ar-Ge çalışmaları yaparlar ve sürekli yenilikler üretirler. Ziyaret ettiğiniz sitelerde de sizi yalnız bırakmaz, ilgili alanlarınızı öğrenerek sizi sizden daha iyi tanıma yoluna geçerler.

Web tabanlı bir site üzerinde yolladığınız e-postanın başkaları tarafından okunmayacağını kim garanti edebilir ki? Meraklı gözler her yerde mevcut. Ancak e-postalarınızı dijital olarak imzalayıp yollarsanız e-postanızı ancak alan kişinin okuduğundan emin olabilirsiniz.

Hangi bilgileri internette açığa vurmak istediğinize siz karar verebilir, birkaç adımda meraklı bakışlarından kaçabilirsiniz. Bu ayki kapak konumuzda aktardığımız on ipucunu kullanarak internette nasıl anonim kalacağınızı kolayca öğrenebilirsiniz.

PC World dergisi Haziran 2009 sayısı Editörden yazısıdır.

Artık yedeğin de yedeği zamanı

PC World Mart 2009Dergiyi baskıya gönderme aşamalarında bomba bir olay gündeme oturdu. Gmail sunucularındaki bir arızadan dolayı Gmail’e 2-3 saat erişilemedi. Ben de bir Gmail kullanıcısı olduğum için bir “amanın” dedim.

Yaklaşık bir yıl önce dizüstü bilgisayarımın arabanın bagajından çalınmasından sonra bu tür konulara ve kişisel bilgileri çok daha sıkı koruma konusuna özellikle dikkat ediyorum. Yedek konusunda bir sıkıntım yoktu ama hırsızlık olayı sonrasında bilgisayarımdaki çeşitli bilgiler (bunların çoğu işle ilgili bilgilerdi) belki de bir başkasının elindeydi.

Gmail hesabımın yanında spam korumasından dolayı üç tane de farklı POP3 hesabım burada tanımlı ve tüm iletişim trafiğimin çıkış noktası burası. “Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yermiş” misali Gmail çalışmamaya başlayınca gitti e-postalar diye aklımdan geçmedi değil.

Korkulan olmadı ve birkaç saat sonra gelen açıklama herşeyin yoluna girdiğini söylüyordu. Ancak son sekiz ay içerisinde Gmail altıncı “downtime”ı yaşayarak internetteki birçok otorite tarafından “Gfail” olarak tanımlanmıştı bile..

Bu tür konular oldukça önem arzediyor. Güvenerek inanarak emanet ettiğiniz verilerinize herhangi birşey olması insanı hem maddi hem de manevi olarak üzebiliyor. Güvenmeden, emanet etmeden önce bir kez hada düşünmekte fayda var.

Önümüzdeki ay görüşmek üzere…

PC World dergisi Mart 2009 sayısı Editörden yazısıdır.

1, 2, 3, 4, 5, 6 ve sonunda 7…

PC World Aralık 2008Ne insanlar tanıyorum; yıllardır bilgisayar kullanırlar ve daha bir adım bile ilerleme kaydetmemişler. Yıllardır bilgisi, yaptıkları hep aynı… Çünkü kullandıkları programı hangi sürümde öğrendilerse yıllar geçmesine rağmen aynı sürümü kullanmaya devam ediyorlar. Aslında suç onlarda değil… Kimse söylememiş ki; bak bu var, bu şekilde bunları yapıyorsun diye gösterseler belki de saniye kaybetmeden geçiş yapacak. Ancak kimisi de inatçı. Ama inadı korkudan. Daha yeni bir programı ya kullanamazsam korkusuyla için için yer kendini… Bu tür eskide kalmış olanlar bir şekilde işlerini görürler. Kullandıkları programın çerçevesinde istediklerini güç bela da olsa hallederler. Bu kesime grafikerler ya da daha doğru bir ifade ile grafik operatörleri örnek gösterilebilir. Hepsi değil tabii ki de…

Ancak kimileri de vardır ki onlar daha bir alem… İsterler ki tüm programları hep son sürüm olsun herkesten önce onlar kullansın, sağa sola hava yapsınlar. Ancak bir de onları programı kullanırken görün. Tam bir rezillik. Son sürüm program kullanıyorlar ancak 4 sürüm önceki gibi… Mesela Photoshop CS4 kullanıyorlar ama daha layer’larla çalışma ya da mask özelliği rüyalarına bile girmemiş.

Kimileri ise çok daha tuhaftır. İhtiyacı olmadığı ya da daha doğrusu; doğru düzgün bilgi sahibi olmadığı için sırf sağdan soldan, dayıoğlundan duyduğu için çeşitli programları kullanma hevesine girerler. Kullanma derken, yazıhanede üstü dantelli örtü ile kaplı en az 5 yıllık bir bilgisayara komşunun oğluna zorla yükletilmiş olan son sürüm Office gibi bir programdan bahsediyorum.

İşletim sistemleri de bu şekilde… Bana göre Vista’yı beğenmeyen çoğu insanın, beğenmeme sebebi XP gibi kullanmasından, beklentilerinin öyle olmasından kaynaklanıyor. Zaten “çok yavaş” herkesin ortak düşüncesi. Ancak neden yavaş hiç araştırdınız mı? “Bilgisayarı açıyorum sabit disk bir dakika bile susmuyor.” feryadına mutlaka birçok forumda rastlamışsınızdır. Ee sen aradığını daha hızlı bul diye indeksleme yapıyor da ondan disk susmuyor. Ama istersen tabii ki de kapatabilirsin bu özelliği…

Bunun gibi birçok problem bizim forum da dahil birçok forumda en fazla okunan başlıklar altında yer buluyor kendine… İnsanlar daha bu soruların yanıtlarını alamadan(!) bir de Microsoft, Windows 7’yi çıkaracağını duyurdu ve betasını dağıttı bile… Windows 7’deki beklentilerinizi XP’deki gibi olacaksa bence siz XP kullanmaya devam edin. Ancak farklı bir yapı ve yenilik gözüyle bakıyorsanız ve “kendimi de yenileyeceğim” diyorsanız buyrun Windows 7’ye merhaba deyin.

Olayın mantığını kavradıktan sonra; Windows 7 kullanmışsınız, Mac OS X ya da Ubuntu kullanmışsınız hiç farketmez. Siz kullanıcıysanız işletim sisteminin derinliklerinde yatanlar sizi ilgilendirmemeli. Sistemi bilgisayarınıza yükleyin ve sadece kullanın. Dosyalarınızı düzenleyin, internette sörf yapın, e-posta gönderip alın. Zaten daha farklı şeyler için insanlar daha farklı sistemler kullanıyorlar. Windows 7 Microsoft’un son sistem projesi. En az 1 yılı daha var finale gelmesi için. Ancak test ettiğimiz kadarıyla, Vista yerine beta sürüm kullanmak bizce daha avantajlı. Yenilikleri ise insanı heyecanlandırıyor. XP, Vista ve 7 serüvenine şahit olmak istiyorsanız; sizi, ilerleyen sayfalara davet ediyorum.

Not: PC World dergisi Aralık 2008 sayısı Editörden yazısıdır.

Sıkışan posta trafiği

PC World Ağustos 2008E-posta bizim için vazgeçilmez bir iletişim aracı. 6. duyu organımız gibi oldu desem yalan olmaz. Öğlen yemeğe çıkmak için bile “haydi yemeğeeee….” başlıklı postalar atan kişiler tanıdım ben bu iş hayatımda…

Günde yüzlerle ifade edilen adetlerde e-posta alır durumdayız. E-posta öyle bir hal alıyor ki bizim için; bunları almak değil gelen postalara cevap vermek, saklanacakları klasörlemek, randevuları takvime işlemek her sabah mutlaka yapılması gereken işlerimiz arasında yer alıyor.

Bu “posta” trafiği arasında bir de eşden dosttan gelen “kopacaksın”, “süpper”, “+18 DİKKAT” gibi antin kuntin postalarla boğuşmak sinir katsayımıza rating katıyor. Bu postaların içerisinde öyle ilginçleri yer alıyor ki hayretler içerisinde kalıyoruz. Gökhan bu ay bu tür e-postalara yer verdi kapak konumuzda… İlerleyen sayfalardaki bu yazıyı okuyunca siz de bu postaları bir yerlerden hatırlayacaksınız. Çünkü bu postaların aynısı ya da bir benzeri mutlaka size de gelmiştir. Bu konuda Gökhan’ın isyanı ise bunları gönderenler öyle işi gücü olmayan, boş boş internette takılan kişiler değil; gayet iş sahibi, iyi bir şirkette iyi bir pozisyonda çalışan kişilerden almak. Bu durum insanın şaşkınlığını bir türlü üzerinden atamamasına sebep oluyor. E-posta bu kadar insani bir ihtiyaç durumumuza gelmişken bir de bu tür “işkenceler” insanı güldürmek yerine oldukça fazla bir şekilde kızdırıyor.

Bu türlü gün içerisinde gelişen ve zamanınızı oyalayan e-posta güreşi sonrasında eve gidip dinlenme istediği akşam saatlerine doğru tüm ofis ahalisinin gözlerinden belli oluyor. Derginin ilerleyen sayfalarında yer verdiğimiz ücretsiz MMORPG’ler arkadaşların birçoğunun akşam ve gece eğlencesi. Aylık ödeme yapmak zorunda kalmadan oynayabileceğiniz 10 adet ücretsiz MMORPG’den birisi mutlaka sizin de ilginizi çekecektir.

Bu ay mutlaka göz atmanızı önereceğim ve bu sayının arşivlerinizde uzun süre kalmasını sağlayacak olan bir diğer konu ise 48 ipucu. Aynı yazılımları kullanarak daha fazla performans sağlamanızı sağlayacak olan yazılımları bir araya getirdik. Ayrıca bu yazılımları ayrı bir tablo halinde sıraladık. Lazım olmaz demeyin, bir gün gerekebilir.

Son önerim ise DVD’mizden… Pardus 2008’i de bulacaksınız bu ay ki DVD’mizde… Pardus ile ilgili bir yazı dergide yer alıyor ama zamanınız olursa Pardus 2008’i sisteminize yükleyerek bir denemenizi şiddetle öneriyorum. Eğer daha önce Linux kullandıysanız farkı hemen anlayacaksınız. Eğer daha önce hiç Linux kullanmadıysanız korkmayın, alışmak sanıldığının aksine hiç de zor değil. Türkçe olduğu için sorunsuzca pek yardıma ihtiyacınız olmadan kullanabilceksiniz.

Bir sonraki sayıda görüşmek üzere…

Not: Ağustos 2008 Editörden yazısıdır.

Yazıdaki adresler, e-postalar otomatik link olsun

Gelen metin içerisinde www ya da http ile başlayan linklerin otomatik olarak link olması için aşağıdaki fonkiyonu kullanıyorum. Fonksiyon bana ait değil ama oldukça kullanışlı. Hazırlayanın eline sağlık.

function textlink($str) {
    $str = eregi_replace('(((f|ht){1}tp://)[-a-zA-Z0-9@:%_+.~#?&//=]+)', '<a href="1" target=_blank>1</a>', $str);
    $str = eregi_replace('(((f|ht){1}tps://)[-a-zA-Z0-9@:%_+.~#?&//=]+)', '<a href="1" target=_blank>1</a>', $str);
    $str = eregi_replace('([[:space:]()[{}])(www.[-a-zA-Z0-9@:%_+.~#?&//=]+)', '1<a href="http://2" target=_blank>2</a>', $str);
    $str = eregi_replace('([_.0-9a-z-]+@([0-9a-z][0-9a-z-]+.)+[a-z]{2,3})', '<a href="mailto:1" target=_blank>1</a>', $str);
    return $str;
}

Sıfır voltluk tatil hevesi

Geçen ayın ilk haftasında yıllık iznimin bir kısmını kullandım. Bir haftalık tatil süresini eşimle birlikte çok uzaklarda geçirmek yerine ailemizin Çanakkale’deki yazlığındaydık. Günlerin dolu dolu geçmesi için arabayla 6 saat kadar süren yolculuk boyunca sürekli planlar yaptık. Günü tam anlamıyla yaşamak için erken kalkmak iyi bir fikirdi. Ancak uyku sonrası yatak keyfini de özlemiştik. En iyisi ortama uyum sağlamak için işi oluruna bırakmaktı.

Okumaya devam et Sıfır voltluk tatil hevesi

Üzülsek mi, sevinsek mi?

IDEéfixe LogoSeverek alışveriş yaptığım ve kurulduğu ilk günden beri üye olduğum IDéEFIXE sitesi aldığı bir kararla artık sadece kültür ürünlerini satacakmış. Teknoloji ürünleri artık sitede yer almayacağı Genel Müdür Behçet Akalın’ın müşterilerine gönderdiği e-postada yer alıyordu. Akalın’ın gönderdiği mesajın tam metni.

Sevgili Dostumuz,

IDéEFIXE 1997 yılında İnternet üzerinde bir kültür projesi olarak doğdu. Ülkemizde bulunmayan bir kitap veri tabanının üretildiği uzun ve zorlu bir hazırlık süreci sonunda 1999 yılında kitapseverlerle buluştu.

Okumaya devam et Üzülsek mi, sevinsek mi?

Ön yargılı olmayın, dijital yaşam tarzıyla tanışın

Bundan tam bir sene önce, bilişim sektörünü yakından takip edenlerin de bildiği gibi, Macworld dergisinin ofisinde ciddi bir hareketlilik yaşandı. Derginin bağlı bulunduğu Dünya Yayıncılık, bünyesine üç tane daha bilişim dergisi kattı. 1999 yılından buyana Dünya Yayıncılık bünyesinde çıkan Macworld dergisi yeni kardeşlere kavuşunca yeni çalışma arkadaşları ile bilişim grubu oldukça büyüdü.

Şirket, bilişim yayınları konusunda uzun süren tecrübelerinin ardından yaptığı bu ataklarla isminden çok bahsettirir oldu. Dört adet farklı konu ve içeriğe sahip bilişim dergisi her yayıncılık şirketinin yapabileceği kolay bir şey değildi sonuçta. Ancak ekibin güçlü ve istekli olması olası sorunların daha çıkmadan yok edilmesine yetiyordu. Bünyede bu kadar çok bilgisayar dergisi ve bilgisayar meraklısı eleman olunca kafalardan çıkan ses sayısı da otomatik olarak artıyor. Uç noktadaki markacılar çok sıkı bir şekilde birbirleriyle tartışmaya girerken nedense orta yok bulmak için bir çaba arayışında bile bulunmuyorlar.

Okumaya devam et Ön yargılı olmayın, dijital yaşam tarzıyla tanışın

Güvenliği elden bırakmayın!

E-posta günümüzün iletişim standartları arasında üst sıralarda yer alıyor. Çoğu bilgisayar kullanıcısı en az bir e-posta hesabına sahipken, bazılarımız abartıp birden fazla hesabı idare etmek için çeşit çeşit istemci kullanabiliyor. Fakat yararları saymakla bitmeyen e-posta’nın zararları da oldukça fazla.

Bir kere yaşantınızın büyük bir bölümünü e-posta iletişimine ayırıyorsanız oldukça dikkatli olmalısınız. Çünkü e-posta hesabınıza gelen herhangi bir mesaj “zararlı bir içeriğe” sahip olabilir. Buradaki zararlı içerikten kastım virüs ya da trojan benzeri bir programcık değil. Gelen e-postanın içeriğinden bahsediyorum. Her ne kadar işe yarar içerikler ulaşıyor olsa da bir o kadar işe yaramayan e-postalar da mutlaka alıyorsunuzdur. Özellikle son zamanların popüler e-posta sahtekarlık yöntemlerinden birisi olan phishing’lere dikkat etmeniz gerekiyor. Özellikle dalgın bir anınızda bankanızdan gelmiş gibi görünen, oldukça güven verici bir dil ve içerik kullanılarak hazırlanmış bu e-postalara birçok kullanıcının kurban gittiğini zaman zaman dergi ve gazetelerde mutlaka okuyorsunuzdur.

Okumaya devam et Güvenliği elden bırakmayın!

Yeni pazarlar

İnternet hayatımızı gireli ne kadar oldu hiç düşündünüz mü? Sonuçta Bir elektrik bulunması kadar değil. İnterneti ilk kullanmaya başladığınızda bir çocuğunuz olsaydı şu anda daha ilköğretim okulunu bitirememişti bile… Çok taze bir mecra olmasına karşı kişilere ya da kurumlara kazandırdığı paralar hiçte yabana atılacak cinsten değil.

Para her zaman tatlıdır ancak internette her zaman iyi bir fikir para etmiyor. İnternette birbirinin kopyası gibi duran birçok web sitesi yer alıyor ve maalesef ki bunların çoğu beş para etmiyor. Geçen ay içerisinde YouTube’un Google’a satılması haberlerini birçok yerde görmüşsünüzdür. Birkaç sayfa önce ise bu haberin detaylarını okumuşsunuzdur. Dört kişinin kısıtlı bir bütçe ile kurdukları ve işlettikleri site, bir buçuk sene sonra kat kat fazlasına satılıyor. Bu olaydan önce facebook.com isimli arkadaşlık sitesinin Yahoo tarafından satın alınması gündeme vurdu. Ortalarda gezen rakam ise 2 milyar dolar civarında… Bu sitenin sahibi ise 22 yaşında bir genç. Evet 22 yaşında ve neredeyse dolar milyarderi olmaya aday.

Okumaya devam et Yeni pazarlar