Lost 5. sezon sonunda başladı

lost_sezon5_posterUpuzun bir aranın ardından Lost’nu yeni sezon başladı. Amerikalı vatandaşlardan sadece saatler sonra diziyi izleyebilen bizleri önceki sorulara cevaplar ve tabii ki de yeni sorular bekliyor. İlk sezonları düşündüğümde gelinen noktayla alakası olmadığını düşünüyorum. Şu anda senaristler sanırım dizinin gidişatını forumlarda, fan sitelerinde, bloglarda yazılanlara göre bizlerin isteğine göre şekillendiriyorlar.

4. sezona kadar izlemiş olanların bileceği gibi zamanda yolculuk hikayesi eminim ki 1. sezonda akıllarında yoktu. Zaman ilerledikçe, dizinin popülaritesi arttıkça bu noktaya gelindi. 5. sezonun 1. ve 2. bölümünü izleyince de eski bölümleri hiç düşünmeden sanki yeni bir diziymiş gibi başladım izlemeye. Çünkü eski olan olayları düşününce cevaplanması gereken o kadar çok soru var ki…

Ne diyelim hayırlı olsun… Merak ediyoruz ve izliyoruz eminim ki bu sezon bitince de “nasıl yanii” diyeceğiz ama 6. sezonu yine bekleyeceğiz.

Bu kadar teknolojik olmak zorunda mıyız?

Compex Consumer 12. Uluslararası Tüketici ve Ev Elektroniği Şovu’nda yer alan “Akıllı Ev” fuarı ziyaret edenlerin(!) belki de en çok uğradıkları stand olmuştur. Ben fuara gidemediğim için oralarda tam olarak ne olduğunu bilmiyorum. Ancak basından ve gelen basın bülteninden öğrendiğim kadarıyla herşeyiyle otomataik ve elektronik bir ortammış. Artık anahtar taşımıyormuşuz. İris teknolojisi ile kapılar açılıyormuş. 900 derecelik ısıya dayanabilen elektrik kabloları, elektrik kablosu üzerinden iletilen internet ve data transferi, lüks mutfak gereçleri falan varmış.

Compex Akıllı Ev

Okumaya devam et Bu kadar teknolojik olmak zorunda mıyız?

Yaza hazırlık

PC World Mayıs 2007Havalar yavaş yavaş ısınmaya başladı. Artık, kalın kışlık kazaklar yerini; ince, kısa kollu gömleklere bırakmaya başladı bile… Tüm bunların yanında bir yandan da kafada ince bir hesap dönüyor: Tatile ne zaman çıksam? Tatil zamanı ile tatilde nereye gidileceği kafada sürekli dönen sorular arasındadır. Evli ve çocuklu ailelerin hesaplarıyla, tek olanlar ve sevgilileri ile tatil yapacakların hesapları hep ayrıdır. Herkes kendi durumuna göre tatil zamanı ve yeri seçer. Tatilsiz olmaz diyenler hemen sezon açılışında, bütün kış boyunca yatıp, kötü bir okul dönemi sonunda bütünleme ile uğraşanlar ise maalesef yazın sonuna doğru anca tatil yaparlar.

Bir de bizim gibi kısa süreli tatil yapacak olanlar var. Aylık periyotta yayınlanan bir dergide çalışmanın en büyük dezavantajı, tatillerinizin kısa süreli olmasıdır. Genelde 3-5 günden fazla yapamayız. Hep parçalara böleriz. Aslında teorik olarak standart uzunlukta bir tatil yapmak mümkün, ancak dergi yönetimi ile başınız ciddi sıkıntıya girebilir. Bu türlü durumlarda bir mekan planlamak yerine farklı şekilde dinlenme yollarını tercih ederiz. Siz de bizler gibi uzun tatiller yapamayacaksanız, evde ya da yazlıkta yatarak tatil yapma yolunu tercih ediyorsanız size iyi haberlerimiz var. Öncelikle bu ay dergi içeriğine biraz daha farklı göz atmanızı öneriyoruz.

Bu Ayın Ne Özelliği Var?

Bu ay dergi içerisinde yer verdiğimiz iki konu evde ya da yazlıkta yatarak dinlenmek isteyenlere hitap ediyor. Donanım bölümünde yer alan ses sistemleri testi ile fare testi evde tatil hazırlıkları anlamında bir bütünlüğü sağlıyor. Aslında ses sistemleri ya da fare dediğime bakmayın. Onlar sizin tahmin ettiğiniz gibi sıradan bir ses sistemi ya da fare değiller. Mesela testimizde yer alan ses sistemleri, çevresel ses desteğini sonuna kadar sunan sistemler. Oyunlardan alacağınız keyfi daha da artıracak ya da yattığı yerden film veya heyecanlı dizileri izlerken alacağını keyfi çok daha artıracak olan bu ses sistemlerinden 22 tanesini bu ay PC World test merkezinde ağırladık. Pamir ve Levent bu ay, önceden de kendilerine ait olan “ofiste ikamet etme” rekorlarını kırarak bir ilke daha imza attılar. İki donanımcı, ses sistemlerini tek tek seslerini dinlediler. Gündüz mesai saatleri içerisinde bizlere resmen eziyet ettiler. Tabii bu durumdan en çok reklamcı arkadaşlarımızla müşteri hizmetlerinde görevleri arkadaşlar şikayetçi oldu. Sürekli telefon başında zamanları geçtiği için karşılarındaki kişiler onları bir gece kulübünde olduğunu düşünmüşlerdir mutlaka.

Ayın ikinci bombası ise oyun zamanı ders yapan ya da boş zamanlarında bile çalışan, oyun oynamayı sonuna kadar hak eden kişilere bizden bir bonus. Güzel ve kaliteli bir oyunu berbat etmenin en güzel yanı, bu oyunları olur olmaz farelerle oynamaktır. Yeni bir bilgisayar alırken paranın en fazla ve kallavi kısmı sürekli olarak, kasa içerideki donanımlara yatırılır. Fare gibi olmazsa olmaz ve sürekli kullanılan bir yardımcıya “aman… işte en ucuzundan olsun” denilir. Hal böyle olunca ve iş, oyun oynamaya gelince dan dan dan… sürekli bir yenilgi durumu. İşte bu durumda olan okurlarımıza da hizmette sınır tanımıyor ve oyuncu farelerle kendilerini tanıştırıyoruz. Oyunlardan alacağınız zevki maksimuma çıkaracak olan bu fareler ile oyunlara kendinizi bir kaptırırsanız inanın ki bir daha elinizden bırakamayacaksınız.

Tatil zamanında kendi imkanlarınızla eğlenmek durumunda iseniz 5.1 ses sistemleri ve oyun fareleri testlerimize iki kere göz atmanızı öneririm. Yaz öncesi çeşitli donanım parçaların yatırım yapacaksanız bu çevre birimleri öncelikli sıraya almanız, eylül ayı geldiğinde “boşuna bir yaz geçti” dememenizde yardımcı olacaktır.

Yurdum insanı çok yaratıcı

Geçen birkaç sene Türk televizyonlarında dizi furyası yaşandı. Hemen hemen herkes akşamları prime time denilen zamanda bu dizileri ağızları bir karış izlediler. Şimdi ise moda yarışmalarda. Şarkı yarışması dans yarışması hatta sirk yarışması bile var. Bu tür modadan geri kalmak istemeyen haber televizyonu NTV, çok daha yaratıcı bir yarışma ile karşımızda.

NTV’nin yarışması Türk Mucit. Sloganları ise oldukça basit: “Teknoloji harikaları peşinde değiliz. Hayatı kolaylaştıracak orijinal projeler, insanların satın alacağı işler arıyoruz…”. Türkiye’nin çeşitli yerlerinde insanlığa bir faydası olacağını düşünen vatandaşlar jüri üyelerini bu icatlarını anlatıyorlar. Eğer jüri, icadın insanlığa faydasının olacağını düşünürse canlı yayınlanacak finale kalıyorlar. Finalde ise mucitler ürünlerini hem jüri üyelerine hem de halka anlatacak, onları ikna etmeye çalışacaklar.

turk mucit

Okumaya devam et Yurdum insanı çok yaratıcı

Vista, kullanıcıları sınıflandırılabilir mi?

Ocak ayının 30’u, bir kısım bilgisayar kullanıcısı için milat sayılabilir. Uzun süren bir bekleyişin ardından nihayet istediklerine kavuşan insanlar kendilerini şanslı olarak görüyorlar.

Bildiğiniz gibi geçen ayın başında Vista’nın satışa çıkması ile yıllardır bekleyen birçok kullanıcı Vista kullanmak ve Vista’nın keyfini çıkarmak için kullandıkları işletim sistemlerini hemen terfi ettirdiler. Bir kısım kullanıcı ise hiçbir düzenlerini bozmadan sanki yeni bir şey olmamış gibi hayatlarına rutin bir şekilde devam ederek bilgisayarlarını XP üzerinde koşturmaya devam ettiler. Bizim Niso da bu şekilde düşünenlerden… İlerleyen sayfalardaki makalesinde de bahsettiği gibi “Yeni bir işletim sistemine geçmenin altın kuralı, ilk servis paketi çıkana kadar beklemektir.” ifadesi Niso gibi düşünen kullanıcıların ortak sloganı olmuş durumda…

Genel olarak Niso ve onun gibi düşünenlerle aynı fikirdeyim diyebilirim ancak Vista için bu kural ne kadar geçerli onu tartışmak gerekiyor. Windows XP özellikle ikinci hizmet paketinden sonra oldukça “stabil” bir konuma geldiğini düşünüyorum. Lisanslı bir şekilde XP kullananlar güncellemelerini periyodik olarak yaptıkları için bir sıkıntıları yok. Ancak XP’leri korsan olanlar tabii ki her şekilde şikayetçi olacak; kurtçuk, böcek, örümcek gibi şeylerle sürekli olarak boğuşacaklar.

Microsoft stabil XP’de yakaladığı “güveni” Vista’da sürdürecektir diye tahmin ediyorum. İnternetteki kullanıcı forumlarındaki tartışmalardan da takip ettiğim kadarıyla yalnız değilmişim. Benim gibi düşünen insanlar olduğu gibi Niso gibi düşünenler, önceki deneyimlerinden edindikleri tecrübelere göre şimdilik terfi etmeyi düşünmüyorlar.

PC World Online’da da bu konuda bir anket yaptık. Anket sonucunda “Henüz erken olduğunu düşünüyorum” ile “Pahalı olduğu için ilgilenmiyorum” seçenekleri en fazla oyu almış durumda. Genel olarak PC World Online ziyaretçileri de şimdilik Vista terfisi düşünmüyor diyebiliriz.

Sonuçta er ya da geç Vista kullanacağız. Kimi teknoloji yazarlarına göre kullanımı zor olsa da bence Vista’ya terfi etmek için daha fazla beklemeye gerek yok. İsimleri değişmiş olsa da her şey XP’ye benzer tarza konumlandırılmış. 15 dakika gibi bir sürede yeni yerlerine alışılıyor.

Bu ayki dergiden ilginizi çekeceğini düşündüğüm konuların başında Vista ve Crack konusundan sonra, Levent’in hazırladığı projeksiyon testine mutlaka göz atmanızı öneriyorum. Vista ve Crack konusunda köşemde bahsetmek istemiyorum; sürprizi bozulmasın. Ancak sinema perdesinde film izlemek herkesin hayali. Levent geçen ay boyunca her projeksiyon cihazını Test Merkezi’nde tek tek kurarak test adına çeşitli aktivitelerde bulundu. Her ne kadar kendisi bu duruma iş dese de görünen durum öyle değildi. Çünkü herkes harıl harıl çalışırken o sürekli Lost, Prison Break ve Supernatural dizileri hakkında kritikler yapıyordu. Ofis halkı evlerine giderken; Levent, işim var diyerek ofiste kalmasını test işlemi bitince anladık. Projeksiyon cihazları ile bu kadar haşır neşir olunca tadından yenmeyecek bir testi ortaya çıktı. Ofis ve şirket çalışanlarından evlerine bu cihazlardan almak isteyenler bile oldu.

Ayrıca son olarak bu ay yeni başlattığımız abonelik kampanyamızı hatırlatmak istiyorum. USB bellek herkesin ihtiyacı. Bir zamanlar 32 ya da 64 MB kapasiteye sahip olanları kullanırken şimdiler GB sınırı aşılıyor. Biz de dergimize bir yıllık abone olan okuyucularımıza hiçbir fiyat artışı yapmadan 12 sayı dergi fiyatına aboneliğin yanında 1 GB kapasiteli USB bellek hediye ediyoruz. Eğer sizin de her cebe sığacak, depolama alanı büyük bir yedekleme birimine ihtiyacınız varsa bu fırsatı kaçırmamanızı öneririm.

Reklamsız sörf keyfi

Ne kadar işim olursa olsun her sabah ofise geldiğimde mutlaka girdiğim, dolaştığım, takıldığım birkaç web sitesi bulunuyor. Bu, yıllardır değişmedi desem yalan olmaz. Bu listeye, çok sık olmasa da, yenilerini eklediklerim oluyor. Başta IT sektörü ile ilgili olmak üzere bazı web sitelerini düzenli olarak ziyaret etmeyi halen sürdürüyorum.

Ancak zamanla bu web sitelerinden bazıları (haklı olarak) ayakta kalabilmek için reklam olayını iyice abarttılar. Reklam gösterimine göre ödeme aldıkları ve ne kadar çok kişiye gösterirlerse o kadar para alacakları için haberleri de sayfalara bölmeye ya da sizi sitede daha çok tutabilmek için birkaç sayfa gezdirmeye yönlendiriyorlar.

Ee tabii bu durum da insanı zamanla sinir ediyor.

Okumaya devam et Reklamsız sörf keyfi

2007 çok keyifli olacak!

Başlığa bakıpta editörün uçmuş olduğunu sanmayın sakın. Biliyorum 2006 yılına gireli henüz birkaç ay oldu ama önümüzdeki yıllarla ilgili planlar çoktan yapılmaya başlandı. Sonuçta 2006 yılı ile ilgili planlar da daha önceki yıllarda yapılmıştı.

2007 yılının güzel geçmesini sağlayacak olan ve beni sevindiren olay; okul yaşantımın ilk yıllarında hatta okul öncesi dönemlerde beni ve benim yaşındakileri TV başına kenetleyen şey tabii ki diziler değildi. Çizgi film ya da çizgi diziler o zaman oldukça popülerdi. Biz onları izlerdik ve kafamızda, aklımızda, oyunlarımızda hep onlar vardı.

Arkadaşlarımızla bir araya geldiğimizde bu çizgi filmin kahramanlarını aramızda paylaşır, herkes kendine yakın bulduğu karakter olmak isterdi. Popüler ya da en yetenekli kahramanın adayı ise tahmin edileceği gibi hep fazla olurdu. Ama orta yol bir şekilde  sağlanırdı.

Okumaya devam et 2007 çok keyifli olacak!