<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>selcuksenol.com.tr &#187; GamePro</title>
	<atom:link href="http://www.selcuksenol.com.tr/blog/category/gamepro/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.selcuksenol.com.tr/blog</link>
	<description>Kişisel bilgi arşivim</description>
	<lastBuildDate>Sat, 07 Jan 2012 14:32:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Emülatörde oyunun tadı</title>
		<link>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2006/11/emulatorde-oyunun-tadi/</link>
		<comments>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2006/11/emulatorde-oyunun-tadi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Nov 2006 09:55:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Selcuk Senol</dc:creator>
				<category><![CDATA[GamePro]]></category>
		<category><![CDATA[dergi]]></category>
		<category><![CDATA[e-posta]]></category>
		<category><![CDATA[Internet]]></category>
		<category><![CDATA[mac]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[site]]></category>
		<category><![CDATA[yazı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://selcuksenol.com.tr/blog/?p=14</guid>
		<description><![CDATA[Ay içerisinde birçok okuyucumuzdan çeşitli konularla ilgili olarak onlarca e-posta alıyoruz, şahsen kendim de alıyorum. Gelen bu e-postaların birçoğu dergi ya da DVD içeriği ile ilgili. Olumlu görüşlerin yanında olumsuz görüşler çok daha fazla. Çünkü insanoğlu beğendiğimizi değil, beğenmediğimiz yönleri &#8230; <a href="http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2006/11/emulatorde-oyunun-tadi/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ay içerisinde birçok okuyucumuzdan çeşitli konularla ilgili olarak onlarca e-posta alıyoruz, şahsen kendim de alıyorum. Gelen bu e-postaların birçoğu dergi ya da DVD içeriği ile ilgili. Olumlu görüşlerin yanında olumsuz görüşler çok daha fazla. Çünkü insanoğlu beğendiğimizi değil, beğenmediğimiz yönleri söylemeyi daha çok seviyoruz. Onun için de okurlarımızdan gelen e-postalara her zaman önem veriyoruz ve kendilerine de neden bu şekilde olduğunun yanıtını veriyoruz.</p>
<p>Geçen ayın başlarında bir okurumuzdan gelen e-posta ve arkasından bizim yanıtlarımız oldukça ilginçti. Bütün yazışmayı değil ancak işin özünü ve sonuçta vardığı noktayı sizlerle paylaşmak istiyorum. (Bundan amacım okuyucuyu yermek ya da bizimle nasıl böyle bir yazışma yapabilir demek değil, aksine okuyucularımızın her türlü görüşüne saygı duyduğumuzu belirtmek içindir.)</p>
<p><span id="more-29"></span></p>
<p>Gelen e-postada okuyucumuzun bize sorduğu şey; DVD içerisinde ara ara emülatör oyunlar ve ROM&#8217;lar verdiğimizi ancak bunların çok eski olduğunu, neden bunları vermekte ısrarcı olduğumuzdu. Evet, emülatör oyunlar belki eski hatta grafik olarak bile bir şey olmadığını kabul ediyoruz. Ancak bundan 10-15 sene önce bu oyunlar oynayarak birçok kişinin oyun kültürü gelişti. Atari salonu dediğimiz arcade machine&#8217;lerin yer aldığı yerlerde bu tür oyunları oynadık, tek jetonla oyunları bitirmek için çok emek harcadık. Şimdiki PlayStation kafeler ya da internet evleri çok daha konforlu. Bir kere oturarak oyun oynuyorsunuz ve görüntüler gerçekten çok daha gerçekçi. Hatta emülatör oyunlarla aynı kefeye konamayacak kadar çok daha iyi ancak eski zamanlarda atari salonlarında &#8220;arcade machine&#8221; olarak tanımlanan o oyun makinelerinin tadına varan oyun severlere bir nebze katkımız olmasını istiyoruz.</p>
<p>Tamam açık konuşalım, biz de bu emülatör oyunları çok seviyoruz ve her seferinde işten vakit kalınca bu oyunlarda mesailerimizi harcıyoruz. (Tamam itiraf ediyorum: iş yapıyorum ayağına, ofisin en kuytu yerindeki bilgisayarda gizlenmiş bir klasördeki emülatörler oyunları her fırsatta oynuyorum.)</p>
<p>Emülatör istemeyen okuyucumuza da durumu bu şekilde aktardığımızda bize hak verdi. Ayrıca kendisinden oyunu sadece eğlence olarak oynamasını istedik. Birkaç gün sonra ise oldukça şaşırtıcı bir e-posta aldık: Okuyucumuz da aynen bizim düşündüğümüz gibi bu oyunlarında çok daha eğlenceli olduğunu, görsellikten çok eğlenmenin ön planda olduğunu belirtiyordu. Gönderdiği postada ise daha fazla ROM ve oyunlar hakkında bilgilerin yer aldığı siteleri sordu ve kendisi bu emülatör oyunlar hakkında bir site hazırlamak istediğini belirtti.</p>
<p>Bizce de bazı durumlarda ön yargılı olmamalı, neden ya da niye sorularının yanıtlarını aldıktan sonra konuya yeniden yönelmenin çok daha iyi olacağını düşünüyoruz.</p>
<p>Gerek DVD&#8217;miz gerekse dergi içeriğimizi oluştururken bu tür detaylar gerçekten bizim için çok önemli. Dergiye ya da DVD&#8217;ye konulan her kelime sizlerin ihtiyaçlarını düşünülerek, herkese hitap etmesi için orada yer aldığını lütfen aklınızdan çıkarmayınız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2006/11/emulatorde-oyunun-tadi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Büyük günü bekleyen bizler</title>
		<link>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2006/10/buyuk-gunu-bekleyen-bizler/</link>
		<comments>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2006/10/buyuk-gunu-bekleyen-bizler/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Oct 2006 09:50:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Selcuk Senol</dc:creator>
				<category><![CDATA[GamePro]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[cebit]]></category>
		<category><![CDATA[dergi]]></category>
		<category><![CDATA[Internet]]></category>
		<category><![CDATA[karakter]]></category>
		<category><![CDATA[küçük]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[site]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[yazı]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://selcuksenol.com.tr/blog/?p=13</guid>
		<description><![CDATA[Oyun dergisinde çalışmanın birçok artısı vardır. Eksisi de vardır ama artılar çok daha fazla ve ben, özellikle bununla ilgileniyorum. Birçok okurumuz ya da eş dost bize; &#8220;oyun oynayarak para kazanıyorsunuz&#8221; diyorlar. Editör arkadaşlarım bu durumu önceki yazılarında, ofisteki diğer dergilerdeki &#8230; <a href="http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2006/10/buyuk-gunu-bekleyen-bizler/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Oyun dergisinde çalışmanın birçok artısı vardır. Eksisi de vardır ama artılar çok daha fazla ve ben, özellikle bununla ilgileniyorum. Birçok okurumuz ya da eş dost bize; &#8220;oyun oynayarak para kazanıyorsunuz&#8221; diyorlar. Editör arkadaşlarım bu durumu önceki yazılarında, ofisteki diğer dergilerdeki çalışma arkadaşlarımızın nasıl gözlerle baktığını anlatmışlardı. Genel olarak yapılan iş oyun oynamak olabilir ama bu işin de sıkıntıları yok değil. Sonuçta yaptığımız iş yayıncılık yani dergi hazırlamak olduğu için bazı kurallara uymak zorundayız. Bu durum yapılan işin &#8220;profesyonellik&#8221; kısmı. Bir de eğlence kısmı var ki sormayın.</p>
<p>Bir kere yaptığımız iş oldukça eğlenceli. Ekip içerisinde neşeli insanlar olduğundan &#8220;çıban&#8221; gibi duran kimse yok. Herkes işini iyi biliyor ve sizlere en iyi dergiyi hazırlamak için gerekirse sabahlara kadar oyun oynuyor (yanlış anlaşılmasın; işimiz oyun ya, o bakımdan). Tüm bunlardan sonra matbaadan gelen ilk dergiler ofis içerisinde kapış kapış gidiyor. Basılmış olan bu yeni sayı insanı çocuğu olmuş kadar sevindiriyor. İşte bütün herşey bu aşamadan sonra başlıyor.</p>
<p><span id="more-27"></span></p>
<p><strong>Şenlik Başlasın</strong></p>
<p>Dergi çalışmaları bittikten ve baskı aşaması sonra erdikten sonra bir sonraki için çalışmalara başlamadan önce, çok fazla yoğun geçmeyen birkaç günümüz oluyor. Bu günlerde özel işlerimizi ya da gecelemişsek izinlerimizi kullanmamız gerekiyor. Ancak bu free zamanda kimse izin kullanmak istemiyor. Çünkü ofis genelinde yapılacak olan geleneksel multiplayer oyun turnuvasında herkes bir derece kapmak ve namını yükseltmek istiyor. Büyük küçük, yönetici stajer farkı olmaksızın herkes büyük gün için kampa giriyor. Oyuncu mouse&#8217;ları evden getiriliyor, yiyecek ve içecek stokları yapılıyor, eve geç gidilmesine karşın eşlere ve anneye haberler veriliyor ve show başlıyor.</p>
<p>Aramızda çürük elmalar yok mu? Tabii ki de var. Network üzerinde Counter (evet, biz de Counter oynuyoruz) ya da benzeri bir oyunu oynarken bu oyuna yeteneği olmadığından bozuntuya vermedi için PES ya da Quake gibi oyunlarda kapışmak isteyenler de çıkıyor. Bu arkadaşlarımızı da aramıza almak istiyoruz ama oyundaki yeteneklerini (ya da yeteneksizliklerini) görünce averaj adamı oluveriyorlar biranda.</p>
<p><strong>Ofis Dışına Açılmak İstiyoruz</strong></p>
<p>Biz iddialıyız. Ekipte oldukça iyi sniper&#8217;lar ya da dağa, tepeye çok iyi sotelenenler var. (Bunlardan birisi de bir yöneticimiz ama ismini burada vererek kendisini reklam etmek istemiyorum, o kendini biliyor. Bir keresinde inat etmiştim ve sadece onun üzerine oynamıştım. Sonuç mu, delikanlı gibi bıçaklayarak öldürdüm.) Bu ekiple birlikte diğer gruplarla kapışabiliriz. Hatta CeBIT fuarında bir firmanın davetlisi olarak gelen dünyaca ünlü bayan oyuncularla kapışanlar, hezimete uğramışlar diye internet sitelerinde birçok habere rastladık. Ancak amatörleri koymuşlar karşılarına kızlar da bunlarla eğlenmişler.</p>
<p>&#8220;Frag Dolls&#8221; ismini, oyuncuların çoğu duymuştur. Amerikan vatandaşı olan 7 kız, oyun dünyasında, sanki çete kurmuşlar, önlerine gelenleri deviriyorlar. Bunlardan ikisi CeBIT fuarında oyun oynadılar ve rakip tanımamışlar. Çıkan haberler bu şekilde. Hatta video sitelerinde bu kızlardan birisinin bıçakla dört kişiye nasıl daldığını gösteren videolar var. Utandık tabii. Ancak biz biliyoruz ki bizlerde de yetenekli çocuklar var. Kızları da madara edenler aradan çıktı. Görenlerin duyanların yalancısı olduk. Biz mi neden oynamadak peki? Çok sıra vardı ve bekleyemedik. (malum dergi görevlerinden dolayı. Kıvırmıyorum gerçek bu.)</p>
<p>Son olarak; ofis içerisinde de çok sıkı oyuncu arkadaşlar var. Bu arkadaşlardan kendi yaşamlarını da oyun olarak görenler var. NFS oynadıktan sonra araba kullanan, COD oynadıktan sonra ofiste tuvalete bile giderken duvara yakın yürüyerek gidenler&#8230; Neler, neler&#8230; Bir de Sims oynarken karakterlerine de oruç tutturanlar var ki evlere şenlik. Sahurda açıyor oyunu ve elemanlara yemek veriyor. Sonra iftara kadar bir daha yemek yok. İlginç bir durum&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2006/10/buyuk-gunu-bekleyen-bizler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Böyle oyun olur mu?</title>
		<link>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2006/09/boyle-oyun-olur-mu/</link>
		<comments>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2006/09/boyle-oyun-olur-mu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 01 Sep 2006 09:48:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Selcuk Senol</dc:creator>
				<category><![CDATA[GamePro]]></category>
		<category><![CDATA[arşiv]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[güncelleme]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[renk]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>
		<category><![CDATA[site]]></category>
		<category><![CDATA[Web]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://selcuksenol.com.tr/blog/?p=12</guid>
		<description><![CDATA[Oyun, Türk Dil Kurumuna göre &#8220;vakit geçirmeye yarayan, belli kuralları olan eğlence&#8221; anlamındadır. Oyun, adeta &#8220;eğlence&#8221; kelimesi ile özdeşleşmiştir. Bir oyunda olması gereken en büyük gereksinim eğlence öğesidir. Bence eğlendirmeyen oyun olamaz, olmamalı. Ancak durum tabii ki bu şekilde olamıyor. &#8230; <a href="http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2006/09/boyle-oyun-olur-mu/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Oyun, Türk Dil Kurumuna göre &#8220;vakit geçirmeye yarayan, belli kuralları olan eğlence&#8221; anlamındadır. Oyun, adeta &#8220;eğlence&#8221; kelimesi ile özdeşleşmiştir. Bir oyunda olması gereken en büyük gereksinim eğlence öğesidir. Bence eğlendirmeyen oyun olamaz, olmamalı.</p>
<p>Ancak durum tabii ki bu şekilde olamıyor. Şöyleki: İnternette sağlanan gelirlerin çoğu porno içeriğinden sağlanıyor. Elde edilen gelirin yüzde 80&#8242;den fazla olduğu tahmin ediliyor. Porno ile farklı şekilde para kazanmak isteyenler oyun sektörüne de el atmış durumdalar. Evet porno içerikli oyunlar da mevcut. Ancak bunlar her ne kadar oyun kategorisi altında değerlendirilse de bence bunlar oyun değiller. Kimilerine göre bir &#8220;eğlence&#8221; olabilir ancak oyun demek bence çok uygun değil. Tabii eğlenmek de kişiden kişiye mutlaka değişecektir ancak eğlence bu tür aktiviteleri değerlendirebileceğimiz bir başlık.</p>
<p><span id="more-25"></span></p>
<p>Bu tür oyunların (!) neden oyun olmadığı konusunu içeriklerden bahsederek biraz açıklayayım: mesela bu türlü yetişkin içerikli oyunlardan birisine bir fotoğrafçısınız ve karşınızda bir manken var. Siz üç boyutlu bir ortamda bu mankene çeşitli komutlar vererek onun resimlerini çekiyorsunuz. Çektiğiniz bu resimler bilgisayarınızda resim dosyayı olarak depolanıyor. İsterseniz bunları arşivleyebiliyorsunuz.</p>
<p>Bir başkasında ise sahnede striptiz yapan bir bayan bulunuyor. Siz de kendi kredinizi (kontör, bonus, puan) kullanarak önceden tanımlanmış hareketleri bu kızcağıza yaptırıyorsunuz. Önceden hazırlanmış bu hareketleri sırasıyla uyguluyor. Aynı Sims&#8217;deki görevler gibi hareketleri sıraya koyuyorsunuz ve başlıyorsunuz incelemeye ve bunun adı da oyun hatta eğlence oluyor. Tabii her şeyin bir çizim olduğunu belirtmeden geçmeyeyim. Gerçek manken ya da başka bir şey değil.</p>
<p>Ayrıca bu türlü yetişkin içeriklere online sitelerde de rastlanıyor. Ünlü porno yıldızlarının kendi web sitelerinde yer alan oyunlar, kredi kartınızla oynanan striptiz, soyunma, dans etme gibi aktiviteler için sürelerine göre sizden para talep edebiliyorlar. Ve sitede bu aktivitenin ismine de o porno yıldızının oyunu diyorlar.</p>
<p>Bir de bu tür oyunlar için siteler var. En yeni oyunları, çeşitli güncellemeleri duyuruyorlar. En iyisi hangisi gibisinden anketler yapıyorlar. Tabii ki de elde ettikleri gelir tahminlerden çok daha fazla.</p>
<p>Kişisel zevk ve renkler beni ilgilendirmez ancak bu tür siteler, oyunlar (!) arttıkça çocuklarımızı çok daha iyi kollamalıyız, dikkat etmeliyiz diye düşünüyorum.</p>
<p><strong>İşte Eğlence Budur</strong></p>
<p>Bir de eğlence içerikli bir oyundan bahsedeyim size. PSP için geliştirilmiş bir oyun olan Loco Roco ile keyif almamak mümkün değil. PSP&#8217;deki tetikleri (trigger) kullanarak oynuyorsunuz. Kahramanımız bir top. Trigger&#8217;lardan sağdakine basınca ekran sağa doğru, soldakine basınca sola doğru bir eğim oluşuyor ve top o yöne doğru yuvarlanmaya başlıyor. İkisine birden aynı anda basarsanız zıplıyor. Bazı engelleri bu şekilde aşıyorsunuz. Kendisi ile aynı toplaları alarak topu daha da büyütüyor ve tabii ki de puan alıyorsunuz. Oyun çok basit görünse de oldukça keyifli ve gerçekten çok hoş zamanlar geçiriyorsunuz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2006/09/boyle-oyun-olur-mu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aslında herkes bir oyuncu</title>
		<link>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2006/07/aslinda-herkes-bir-oyuncu/</link>
		<comments>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2006/07/aslinda-herkes-bir-oyuncu/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 01 Jul 2006 09:47:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Selcuk Senol</dc:creator>
				<category><![CDATA[GamePro]]></category>
		<category><![CDATA[bileşen]]></category>
		<category><![CDATA[dergi]]></category>
		<category><![CDATA[e-posta]]></category>
		<category><![CDATA[Internet]]></category>
		<category><![CDATA[link]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[site]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[Web]]></category>
		<category><![CDATA[web tarayıcı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://selcuksenol.com.tr/blog/?p=11</guid>
		<description><![CDATA[Bilgisayar kullanıp, ben oyun oynamıyorum diyen kişi, çok iddialı olmayayım ama bence yalan söylüyordur. Hemen hemen herkes bir şekilde bilgisayarında oyun oynuyor. Her ne kadar oyun oynamadıklarını söyleseler de bazen farkında olmadan da oyun oynuyorlar. Kalabalık bir ofiste çalışmam, oyun &#8230; <a href="http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2006/07/aslinda-herkes-bir-oyuncu/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bilgisayar kullanıp, ben oyun oynamıyorum diyen kişi, çok iddialı olmayayım ama bence yalan söylüyordur. Hemen hemen herkes bir şekilde bilgisayarında oyun oynuyor. Her ne kadar oyun oynamadıklarını söyleseler de bazen farkında olmadan da oyun oynuyorlar.</p>
<p>Kalabalık bir ofiste çalışmam, oyun oynayan çalışan kitlesini gözlemleyebilmem için oldukça iyi bir yer oluyor. Çeşitli işler için şirkette katlar arasında gezerken, ister istemez gözüm çalışanların monitörlerine takılıyor. Çoğunda durum şu: bir web tarayıcı açık ve üzerinde bir Flash oyun. Kullandıkları makine ofis işi için uygun olduğundan dolayı bizim kadar şanslı değiller. Yeni nesil oyunları maalesef ki bu bilgisayarlarda oynayamıyorlar. Ama web üzerinden, neredeyse yükleme dahi gerektirmeyen Flash oyunlar yarısından fazlasının bilgisayarında açık durumda. Belki de şirket yöneticileri bu durumun farkındalar ve işi oyun oynamak olmayan bu çalışanlara iyi bileşenlere sahip bilgisayarı kasten vermiyorlar. Biliyorlar ki olayı abartıp Flash oyunları dışında yeni ne oyun varsa bilgisayarlarda yüklü olacak.</p>
<p><span id="more-545"></span></p>
<p>Acaba bu durum sadece bizim şirkete mi özel bir durum diye düşündüm. Ne de olsa yayıncılık şirketi bünyesinde onlarca derginin içerisinde bir de oyun dergisi vardı. Arkadaşlarımız bize mi özeniyorlar acaba diye düşünürken bu durumun sadece bize özel olmadığı anlamam çok uzun sürmedi. Bir özel şirkette Bilgi İşlem Müdürü olan arkadaşımla bir konuşmamız sırasında sohbete bu konu da haiz oldu ve sordum: &#8220;Şirket e-posta sunucunun trafiğini en çok ne yoruyor?&#8221; Aldığım cevap ilginçti. Yan masadaki arkadaşına internetten indirdiği videoyu yollayanlar birinci sırada. Video içeriği ise ahlaka mugayir tabii&#8230; Çoğu erotizm ve pornografi içerikli videolar.</p>
<p>Sıralamada ikinci sırada ise; Flash oyunlarının linkleri yer alıyor. Arkadaşım şirketin gelen ve giden trafiğini izlemede patronu tarafından tam yetkilendirildiği (!) için bu tür bilgilere rahatlıkla ulaşabiliyor. Sonuç olarak yeni çıkmış olan ya da yeni keşfedilmiş olan veyahutta şirket dışından birisinin e-postayla bu linki şirket çalışanı herhangi birisine göndermesi yeterli oluyor. Birden herkes birbirine bu sitenin linkini yolluyor ve işler unutulup herkes bu oyuna yumuluyor.</p>
<p>Siz de bir ofis içerisinde çalışıyorsanız etrafınızda olan bitene biraz daha fazla dikkatli bakarsanız bu türlü insanlardan olduğunu göreceksiniz.</p>
<p>Ofis dışında da bu tür insanlardan olduğunu göreceksiniz. İnternet kafe olarak geçen ama içeride yer alan 20-30 kişinin interneti kullanmanın dışında başka şeylerle ilgilendiğine mutlaka şahit olmuşsunuzdur. İçerideki herkes oyun oynuyor. Ya hepsi beraber ya da arkadaş grupları kurarak kendileri oyun oynamayı tercih ediyorlar. Okulların kapanmasının ardından özellikle gençler bu tür yerleri hınca hınç dolduruyor. Evinde bilgisayarı ya da oyun konsolu olanların da bu tür yerlere gelmeleri oldukça ilginç bir durum. Tabii burada amaç beraber oynama, beraber eğlenme.</p>
<p>Sonuç olarak insanoğlu, bilgisayar sahibiyse bile, bir şekilde oyun oynuyor. Oynadığı oyunun türü ne olursa olsun bir şekilde oyun oynamak için vakit ayırıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2006/07/aslinda-herkes-bir-oyuncu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Rahatlık bu olsa gerek</title>
		<link>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2006/06/rahatlik-bu-olsa-gerek/</link>
		<comments>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2006/06/rahatlik-bu-olsa-gerek/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Jun 2006 09:46:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Selcuk Senol</dc:creator>
				<category><![CDATA[GamePro]]></category>
		<category><![CDATA[dergi]]></category>
		<category><![CDATA[Internet]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[sabit disk]]></category>
		<category><![CDATA[site]]></category>
		<category><![CDATA[yazı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://selcuksenol.com.tr/blog/?p=10</guid>
		<description><![CDATA[PC kullanmak ayrı bir sanat. Hele ki bir PC&#8217;de oyun oynamak ayrı bir olaydır. Asıl amaçları oyun oynamak olmadığından, her işi görsün mantığı ile satın alındığı için, PC&#8217;lerde oyun oynamak bazen tam bir işkence haline gelebilir. Oyun aşkıyla yanıp tutuşan &#8230; <a href="http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2006/06/rahatlik-bu-olsa-gerek/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>PC kullanmak ayrı bir sanat. Hele ki bir PC&#8217;de oyun oynamak ayrı bir olaydır. Asıl amaçları oyun oynamak olmadığından, her işi görsün mantığı ile satın alındığı için, PC&#8217;lerde oyun oynamak bazen tam bir işkence haline gelebilir. Oyun aşkıyla yanıp tutuşan tipik bir PC kullanıcısının durumunu adım adım özetleyelim: Bir oyunu beğenir, gider alırsınız. Heyecanla eve gelir, oyunu yüklemek için bilgisayarı açarsınız ve heyecan son noktadayken oyunu bilgisayara yüklersiniz. İşte o sihirli çift tıklama anı geldi. Oyunu çalıştırdığınızda ise karşınızda bir uyarı. Falan filan yetmediğinden oyun çalışmıyor. Önce bir kafayı duvarlara vurma isteği gelir insanın aklına. Ancak kafa duvara vurmadan da çalıştığı için akla plan B gelir: kesin oyun eksik yüklendi. Oyunu bilgisayardan kalıdırıp yeniden yükleyeyim. Bilgisayar sütten çıkmış ak kaşık ya. Hiç suçu yok. Her şeyi, yapmalı çünkü satın alınırken öyle dendi. Oyunun uninstall sonrası yeniden yükleme girişimleri ve yine aynı hazin son. Sonuç yeterli gelmeyen bilgisayar kapasitesi, grafik kartı gibi paraya ihtiyaç duyan donanım ürünlerini satın alma ihtiyaçlarının doğması.</p>
<p><span id="more-22"></span></p>
<p>Donanımların oyunu çalıştırmak için yeterli gelmemesi kabul edilebilir bir durum. Peki bir de oyunun korsancıların eline geçmemesi için alınan güvenlik önlemleri veyahut kopyalansa bile çalışmasın diye korunan oyunlara ne demeli? Oyunu kopyalayıpta çalıştırmaktan bahsetmiyorum. Orijinal olarak satın aldığınız bir oyunun bile çalışmadığına zaman zaman şahit oluyoruz. Düşünebiliyor musunuz? Star force korumasına sahip orijinal oyun çalışmıyor. Bu durum, insanı oyundan soğutmaya birebir. Özellikle yabancı sitelerdeki forumlarda ya da oyun yapımcılarının forum sitelerinden, bu türdeki başlıklar oldukça mesaj içeriğine sahip.</p>
<p>Ancak son zamanlarda yıldızı iyiden iyiye parlayan konsol diye tabir edilen ve bir TV ya da ekrana bağlanarak kullanılan oyun makinelerinde durum böyle mi? Ekipmanın gerekli kablo bağlantılarını yaptıktan sonra (yeni çıkacak olanların gamepad&#8217;leri kablosun olacak) oynamak istediğiniz oyunu CD ya da DVD sürücüsüne takarsınız ve cihazı yeniden başlatma işlemi sonrasında işte oyun karşınızda. Ne yükleme derdi var ne optik medya koruması var ne de donanıma naz yapması durumu var. Şıkır şıkır çalışan oyun karşınızda. Sabit disk alanı doldu, hafıza yetmedi gibi bahaneler artık çok uzaklarda kaldı.</p>
<p>Bazı insanlar şanslıdır. Oyun oynama keyfine direkt olarak konsoldan başlayarak varırlar. Bazıları ise bu tür sorunlarla başetmek durumunda kalsalar bile ne yazık ki PC&#8217;lerde oyun oynamaya devam ederler. Bu durumda olan insanları ya yakın bir arkadaşındaki ya da internet kafe adı altında konsollardan oluşan oyun oynama merkezlerine giderek, bu tada varmalarını öneriyorum.</p>
<p>Durumun geldiği noktayı, oyun dünyasını ve dergimizi yakından takip edenler görecektir. Konsol üreticileri bu cihazları acayip bir şekilde geliştirdiler. Geldikleri nokta, oyunlardaki görüntüler, neredeyse gerçek gibi dersek yalan olmaz. Hatta gerçeğe o kadar yakınlar ki ofiste çalışma arkadaşlarım arasında bu gerçek mi değil mi diye gazozuna iddialarda tutuştuğumuz bile oluyor.</p>
<p>Şu anda bir PC ile bu görüntüleri elde etmek ise neredeyse imkansız. Sonuçta iki durumda da eğlenebiliyorsun diyebilirsiniz ancak; aradaki fark uçurumlar olduğu için, klasikçiler bile eskisine bakmak istemeyeceklerdir. Size tavsiyem bir konsol oyunu ile yakın zamanda çok kısa bir süre dahi olsa tanışmanız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2006/06/rahatlik-bu-olsa-gerek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Oyun oynamanın dayanılmaz hafifliği</title>
		<link>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2006/05/oyun-oynamanin-dayanilmaz-hafifligi/</link>
		<comments>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2006/05/oyun-oynamanin-dayanilmaz-hafifligi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 May 2006 09:30:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Selcuk Senol</dc:creator>
				<category><![CDATA[GamePro]]></category>
		<category><![CDATA[apple]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[dergi]]></category>
		<category><![CDATA[mac]]></category>
		<category><![CDATA[mac os x]]></category>
		<category><![CDATA[macbook]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[program]]></category>
		<category><![CDATA[windows]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://selcuksenol.com.tr/blog/?p=9</guid>
		<description><![CDATA[Elinizde tuttuğunuz bu dergi yayına hazırlanırken, yani geçtiğimiz ay dergi ofiste benim gibi birçok bilgisayar kullanıcısının rüyaları süsleyen bir duruma şahit olmakla kalmadım, olayı doğrudan yaşadım. Hangi işletim sistemini, hangi bilgisayarı, hangi modeli kullanırsa kullansın; bir bilgisayar kullanıcısının en büyük &#8230; <a href="http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2006/05/oyun-oynamanin-dayanilmaz-hafifligi/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Elinizde tuttuğunuz bu dergi yayına hazırlanırken, yani geçtiğimiz ay dergi ofiste benim gibi birçok bilgisayar kullanıcısının rüyaları süsleyen bir duruma şahit olmakla kalmadım, olayı doğrudan yaşadım.</p>
<p>Hangi işletim sistemini, hangi bilgisayarı, hangi modeli kullanırsa kullansın; bir bilgisayar kullanıcısının en büyük arzusu bilgisayarında oyun oynamaktır. Ama bazı bilgisayar kullanıcıları vardır ki bilgisayarlarında istedikleri oyunları oynayamazlar. Farklı model ve tipteki bilgisayarın, kullanım yaygınlığına bağlı olarak oyun yapımcısı firmalar bu sistemlere destek vermez duruma gelirler. Haliyle bu sisteme sahip olan bilgisayar kullanıcıları da yeni oyunlardan mahkum olurlar.</p>
<p><span id="more-20"></span>Bu tür, yeni çıkmış olan oyunlardan mahkum olan bilgisayar kullanıcılarından bazıları da Macintosh kullanıcılarıdır. Yıllardır farklı olmanın üstünlüğünü her fırsatta dile getiren Mac&#8217;çiler, oyun konusunda bu kadar fazla söz sahibi maalesef ki olamadılar. Çünkü kısa bir süre önce birçok oyun firması Mac için artık oyun üretmeyeceğini açıkladılar. Mac&#8217;çiler arasındaki sıkı oyuncular ise, yeni oyunlardan mahrum olmaya başladılar.</p>
<p>Ancak geçtiğimiz aylarda Macintosh bilgisayarların üretici firması Apple&#8217;ın PowerPC işlemcileri bilgisayarlarında kullanmaktan vazgeçmesi ve Intel&#8217;in Apple&#8217;ın için işlemci üretmesi yeni devrin başlamasına sebep oldu.</p>
<p><strong>Yeni Dünyada Hoş Buluştuk!</strong></p>
<p>Apple&#8217;ın kısa bir süre önce Intel işlemci kullanması ile birlikte Mac kullanıcıları da PC kullanıcıları kadar şanslı olmaya başlayacaklarının sinyallerini vermeye başladı. Apple&#8217;dan gerekli açıklama çok uzun sürmeden geldi: Intel işlemcili Mac&#8217;ler için çıkardığı uygulama sayesinde bu tür Macintosh&#8217;lara Windows XP yüklenebilecekti. Öyle emülatör gibi değil, bildiğimiz, PC&#8217;lerdeki gibi boot (açılış) aynen olacaktı.</p>
<p>Ofise test etmemiz için gönderilen MacBook Pro dizüstü bilgisayar da Intel işlemciliydi ve hiç vakit kaybetmeden Windows XP yüklememizi sağlayacak olan Boot Camp uygulamasını yükledik ve Mac üzerinden Windows XP kullanmanın keyfini sürmek istedik. Mac&#8217;in işletim sistemi Mac OS X tartışmasız ki oldukça başarılı. Amacımız öncelikli olarak bu sistem üzerinde programları kullanmak değil, tabii ki oyun oynamaktı. Sistem yükleme sonrası hemen çekmecemde yer alan Call Of Duty 2&#8242;yi yükledim. Yükleme süresi bile bilgisayarın performansını gösteriyordu. Yükleme sonrasında oyunu çalıştırdım. Tabii ki grafiksel detaylarının biraz da yükselmesi gerekiyordu. Bütün ayarları köküne kadar açtım ve oyunu oynamaya başladım.</p>
<p>Durum inanılmaz. Karizmatik Apple logosu altında bir PC oyununu oynuyordum. Acaba başka oyunlarda durum neydi? Arkasından Fear&#8217;ı yükledim. O da süper.</p>
<p>Elimin altında bir Mac ve üzerinde X1600 ekran kartı sayesinde artık istediğim oyunu oynayabilecektim. Önceleri bu duruma oldukça sevindim ancak, ürünün test için geldiğini hatırlayınca, birden üzüldüm. Çünkü kısa bir süre sonra onunla yollarımız ayrılacaktı.</p>
<p>Ama o her zaman benim kalbimde olmaya devam edecek.</p>
<p>Bir gün mutlaka yeniden karşılaşacağız. Çok kısa bir süre sonra&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2006/05/oyun-oynamanin-dayanilmaz-hafifligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>“Onlar” bize emanet</title>
		<link>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2006/04/onlar-bize-emanet/</link>
		<comments>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2006/04/onlar-bize-emanet/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 01 Apr 2006 09:27:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Selcuk Senol</dc:creator>
				<category><![CDATA[GamePro]]></category>
		<category><![CDATA[dergi]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[site]]></category>
		<category><![CDATA[tatil]]></category>
		<category><![CDATA[Web]]></category>
		<category><![CDATA[yazı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://selcuksenol.com.tr/blog/?p=8</guid>
		<description><![CDATA[Geçen ay, oyun sektörü ve dergimiz açısından oldukça hareketli günler geçirdi. Dergimiz ile ilgili olan olayların birçoğu zaten hemen hemen her ay yaşadığımız badireler. Dergiyi yayına yetiştirme &#8220;oyunu&#8221; sırasında yaşadıklarımız adeta birer gerçek gibi. Off&#8230; bu kadar çok oyun oynayınca &#8230; <a href="http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2006/04/onlar-bize-emanet/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Geçen ay, oyun sektörü ve dergimiz açısından oldukça hareketli günler geçirdi. Dergimiz ile ilgili olan olayların birçoğu zaten hemen hemen her ay yaşadığımız badireler. Dergiyi yayına yetiştirme &#8220;oyunu&#8221; sırasında yaşadıklarımız adeta birer gerçek gibi. Off&#8230; bu kadar çok oyun oynayınca yaptığım her hareketin, yaşadığım her olayın oyun olduğunu sanıyorum. Anlaşılan benim tatilim geldi yine. Ama ne yazıkki tatilde dinlenmek için yaptığım bir numaralı atraksiyon, yine oyun. Ama bu sefer anladım tatil de bir oyunmuş. Ya da ben öyle sanıyorum.</p>
<p>Sert bir kahve beni kendime getirir her zaman. Yaşadığım ve dergiyi yayına hazırlama aşamasında yaşananlar maalesef oyun değilmiş. Hepsi birer gerçekmiş. Çok geçmeden farkına vardım da madara olmadan kurtardım paçayı. Yok yok, GamePro çalışanlarına madara olmaktan bahsetmiyorum. Bizim, hepimizin deli olduğu konusunda herkes hem fikir zaten. Bu duruma hem fikir hem de komşu olanlar ise kardeş dergilerimizin editör ve yazar kadroları. Bizim uçuk, aklı bir karış havada, sabahtan akşama kadar onlara göre oyun oynadığımızı (ama bize sorarsanız iş yaptığımızı bir türlü onlara anlatamıyoruz) zannedip duruyorlar.</p>
<p><span id="more-18"></span></p>
<p>Bu hareketlilik her zaman, her ay tekrarlandığı için aslında çok da kanıksamıyor insan. Onun için bu duruma biz de alıştık gibi bir şey desek yeridir.</p>
<p>Başlıkta bahsettiğim &#8220;emanetizm&#8221; mevzuu ise biraz daha anne babaya yönelik konular. Hemen diyebilirsiniz ki bu kadar &#8220;deli&#8221; adam bu türlü anne babaya hitap edecek konularda ne yapabilir? Böyle düşünenler haklı olabilir. Ama yaptığımız işlere biraz daha dikkatle bakarsanız, bize hak vereceksiniz. Sektör gündeminde son zamanlarda sıkça ismini duyduğunuz oyunlarda şiddet konularına, dergimiz dördüncü sayısında olmasına rağmen, taaa birinci sayısından itibaren çeşitli uyarılar, bilgilendirmeler doğru bir şekilde okuyucuya sunuluyor.</p>
<p>Oyun inceleme sayfaları sonunda yer alan tablolara bakarsanız orada oyunun kimlere hitap ettiği konusunda çeşitli bilgiler bulunabiliyor. Daha birinci sayımızda bu konuda Atalay oldukça güzel bir makale yazdı. (bu makalenin aynısı web sitemizde yer alacak. Web sitemizin akıbeti ise ilerleyen satırlarda&#8230;)</p>
<p>Bundan dolayı çocuğunuzun oynadığı ya da oynamak istediği ya da sizden habersiz olarak sahip olduğu bir oyunun nasıl türde olduğunu anlamak için oyunun sonunda yer alan ESRB tablosuna bakmanız yeterli olacaktır. Çünkü çocuğunuzun oynamak isteyeceği popüler oyunların incelemeleri her zaman GamePro&#8217;da yer alıyor ve yer alacaktır.</p>
<p>Web sitemizin geldiği noktayı şöyle anlatabiliriz: kurdele de hazır ancak makas bir türlü kesmiyor. Belki de siz bu satırları okuduğunuz sırada <a href="http://www.gamepro.com.tr/">www.gamepro.com.tr</a> adresinde bir hareketlilik vardır <img src='http://www.selcuksenol.com.tr/blog/wp-includes/images/smilies/icon_razz.gif' alt=':P' class='wp-smiley' /> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2006/04/onlar-bize-emanet/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2007 çok keyifli olacak!</title>
		<link>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2006/03/2007-cok-keyifli-olacak/</link>
		<comments>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2006/03/2007-cok-keyifli-olacak/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Mar 2006 09:21:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Selcuk Senol</dc:creator>
				<category><![CDATA[GamePro]]></category>
		<category><![CDATA[dergi]]></category>
		<category><![CDATA[dizi]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[karakter]]></category>
		<category><![CDATA[küçük]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://selcuksenol.com.tr/blog/?p=7</guid>
		<description><![CDATA[Başlığa bakıpta editörün uçmuş olduğunu sanmayın sakın. Biliyorum 2006 yılına gireli henüz birkaç ay oldu ama önümüzdeki yıllarla ilgili planlar çoktan yapılmaya başlandı. Sonuçta 2006 yılı ile ilgili planlar da daha önceki yıllarda yapılmıştı. 2007 yılının güzel geçmesini sağlayacak olan &#8230; <a href="http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2006/03/2007-cok-keyifli-olacak/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Başlığa bakıpta editörün uçmuş olduğunu sanmayın sakın. Biliyorum 2006 yılına gireli henüz birkaç ay oldu ama önümüzdeki yıllarla ilgili planlar çoktan yapılmaya başlandı. Sonuçta 2006 yılı ile ilgili planlar da daha önceki yıllarda yapılmıştı.</p>
<p>2007 yılının güzel geçmesini sağlayacak olan ve beni sevindiren olay; okul yaşantımın ilk yıllarında hatta okul öncesi dönemlerde beni ve benim yaşındakileri TV başına kenetleyen şey tabii ki diziler değildi. Çizgi film ya da çizgi diziler o zaman oldukça popülerdi. Biz onları izlerdik ve kafamızda, aklımızda, oyunlarımızda hep onlar vardı.</p>
<p>Arkadaşlarımızla bir araya geldiğimizde bu çizgi filmin kahramanlarını aramızda paylaşır, herkes kendine yakın bulduğu karakter olmak isterdi. Popüler ya da en yetenekli kahramanın adayı ise tahmin edileceği gibi hep fazla olurdu. Ama orta yol bir şekilde  sağlanırdı.</p>
<p><span id="more-16"></span></p>
<p>İşte bu çocukluğumda tabiri caizse onları izleyerek büyüdüğüm çizgi filmlerin bazıları sinema filmleri önümüzdeki zamanlarda beyaz perdeye aktarılıyor. Bundan önce çeşitli çizgi filmler sinemaya uyarlandı ama galiba bu iş son zamanlarda biraz daha hızlandı gibi&#8230;</p>
<p>Çizgi filmlerin beyaz perdeye aktarılmasının yanında eş zamanlı olarak bir de oyunları çıkıyor. Yani küçükken olmak istediğim kahraman varya, işte şimdi ben onu oynayabileceğim.</p>
<p>Küçük yaşlarda hayallerimi süsleyen bu kahramanları şimdi bilgisayar oyunumda görmeyi ayrıca beyaz perde izlemeyi düşündükçe gerçekten kalbim daha hızlı atıyor, heyecanlanıyorum</p>
<p>Küçükken; &#8220;hemen yat uyu ki büyüyesin&#8221; derlerdi. Şimdi de hemen uyumak istiyorum, günlerin çabuk geçmesi, o eski dostlarımla yeniden karşılaşmak için.</p>
<p><strong>Meraklısına not:</strong> Önümüzdeki yıllarda hem sinema filmi hem de oyunu gelecek olan filmlerden birisi Transformers. Yönetmeni ise Armageddon, Pearl Harbor gibi başarılı işlere imza atan Michael Bay.</p>
<p>Ayrıca çok daha kısa bir süre sonra Dan Brown&#8217;un ünlü romanından uyarlanan Da Vinci Şifresi filmi önümüzdeki aylarda vizyona girecek. Sinema filmi ile beraber bir de aynı isimli bir oyun çıkacak. Zamanı geldiğinde bu oyunlarla ilgili bilgileri tabii ki de derginiz GamePro&#8217;da bulabileceksiniz.</p>
<p>Önümüzdeki ay görüşmek üzere&#8230;</p>
<p>Hoşçakalın&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2006/03/2007-cok-keyifli-olacak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sanrı *</title>
		<link>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2006/02/sanri/</link>
		<comments>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2006/02/sanri/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Feb 2006 09:20:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Selcuk Senol</dc:creator>
				<category><![CDATA[GamePro]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[klavye]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[saat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://selcuksenol.com.tr/blog/?p=6</guid>
		<description><![CDATA[Gecenin ilerleyen vakitleri&#8230; Ay tam tepede yusyuvarlak bir hal almışken, karanlık sokakların aydınlattığı yolda yalnız başına yürüyordu. Etrafından duyabildiği tek ses, hızlıca alıp verdiği nefesiydi. Kalp atışlarının sesi, hızlı yürümesi ile meydana gelen ayak seslerinden çok daha hızlıydı. Yaşadığı eve &#8230; <a href="http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2006/02/sanri/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gecenin ilerleyen vakitleri&#8230;</p>
<p>Ay tam tepede yusyuvarlak bir hal almışken, karanlık sokakların aydınlattığı yolda yalnız başına yürüyordu. Etrafından duyabildiği tek ses, hızlıca alıp verdiği nefesiydi. Kalp atışlarının sesi, hızlı yürümesi ile meydana gelen ayak seslerinden çok daha hızlıydı.</p>
<p>Yaşadığı eve giderken, çalışmayan sokak lambasının olduğu elektrik direğine yaslandı. Arkasına bakmadan peşinden birisinin gelip gelmediğini kontrol etti. Burada biraz durup, iki soluklandıktan sonra yoluna hızla devam etti. Her zaman geçtiği bu yollardan sanki ilk defa geçiyor gibiydi.</p>
<p>Gözleri kan çanağı bir hal almıştı. Tüm gün çalışmaktan neredeyse bayılacak kadar yorgunluğu olduğundan dolayı evine giden bu yol bir türlü bitmek bilmiyordu.</p>
<p>Adım, adım ve bir adım daha&#8230;</p>
<p><span id="more-14"></span></p>
<p>Her adım sanki saatler sürüyordu ve her sokak köşesinde ise karşısına birisi çıkacakmış gibi ve üzerine birisi atlayacakmış gibi bir his vardı içerisinde&#8230;</p>
<p>Böyle bir şey olmayacağını o da biliyordu. Çünkü mantık çerçevesinde yaşayan bir insandı ve mantığı ne derse doğru olan oydu. Neden düz yolda ilerlerken birisi karşısına çıksın ki? Ya da neden üzerine atlasın. Böyle bir şey ancak&#8230; evet böyle bir şey ancak filmlerde olurdu ve şu anda bir film sahnesinde değildi. Gerçeklerde geziniyordu. Ay ışığının vurduğu ne karanlık ne de aydınlık bir cadde. Aslında burası bir cadde de değildi. Sokak da denemez. Burası ne o zaman?</p>
<p>Bitmek bilmeyen yol, sanki bütün gece sürmüştü. Ve nihayet varmak istediği yere varabilmişti. Ancak o anda hiç beklemediği bir olayla karşılaştı. Aslında korkmazdı bu tür olaylardan bir türlü ama nedense o anda boş bulunmuştu. Çöp tenekesinden fırlayan gecenin en karanlık rengine bürünmüş bir kedi, olduğu yerde zıplamasını sağladı.</p>
<p>Aslında bu zıplama bir uyanışın işaretiydi.</p>
<p>Çalışma masasında bir bilgisayar, klavyenin üstünde bir çift kol ve üzerinde bir kafa. Ne kadardır orada olduğunu anlamayan bu kafa, gecenin yorgun Call of Duty 2 heyecanı ve kasırgası ile bitkin düşmüş bir vücuda aitti.</p>
<p>Saat ise sabaha karşı 04:17. O karanlık kedi, neredeyse bir devi uyandırmıştı. Haftalarca süren yoğun temponun ardından heyecanla oynanmayı bekleyen oyunlar serisinden birincisinde vücut yorgun düşmüştü.</p>
<p>Şimdi o kediyi ödüllendirmeli mi oyun keyfine devam sağladığı için&#8230; yoksa tiksinç bakışlarla aşağılanmalı mı yorgun vücudu yeniden harekete geçirdiği için&#8230;</p>
<p>&#8212;<br />
* Halüsinasyon</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2006/02/sanri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Online oyunlarda çılgınlık dizboyu</title>
		<link>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2006/01/online-oyunlarda-cilginlik-dizboyu-2/</link>
		<comments>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2006/01/online-oyunlarda-cilginlik-dizboyu-2/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Jan 2006 09:13:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Selcuk Senol</dc:creator>
				<category><![CDATA[GamePro]]></category>
		<category><![CDATA[blog]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[dergi]]></category>
		<category><![CDATA[Internet]]></category>
		<category><![CDATA[mac]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[saat]]></category>
		<category><![CDATA[site]]></category>
		<category><![CDATA[teknik]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Web]]></category>
		<category><![CDATA[web tarayıcı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://selcuksenol.com.tr/blog/?p=4</guid>
		<description><![CDATA[Gün geçtikçe gelişen teknoloji ile birlikte oyun sektöründe de hareketlilik yaşanıyor. Gelişen internet kullanım yaygınlığı ile birlikte oyun sektöründe de online olarak oynanabilen oyunlar yaygınlaşmaya başladı. Birçok oyun, çok oyunculu oynanabilmesi için internet üzerinden oynanma imkanı sunuyor. Tabii bu oyunları &#8230; <a href="http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2006/01/online-oyunlarda-cilginlik-dizboyu-2/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img title="ogame.jpg" src="http://selcuksenol.com.tr/blog/wp-content/uploads/2007/04/ogame.thumbnail.jpg" alt="ogame.jpg" hspace="10" vspace="10" align="left" />Gün geçtikçe gelişen teknoloji ile birlikte oyun sektöründe de hareketlilik yaşanıyor. Gelişen internet kullanım yaygınlığı ile birlikte oyun sektöründe de online olarak oynanabilen oyunlar yaygınlaşmaya başladı. Birçok oyun, çok oyunculu oynanabilmesi için internet üzerinden oynanma imkanı sunuyor. Tabii bu oyunları oynayabilmek için o oyuna da sahip olmak gerekiyor.</p>
<p>Bir de &#8216;online oyun&#8217; olarak adlandırılan ve web tabanlı oynanan oyunlar var.  Son günlerde oldukça popülerleşen <a href="http://www.ogame.com.tr/">www.ogame.com.tr</a> sitesine Türk oyun severler de oldukça ilgi göstermeye başladı ve oyuncu sayısı hızla bir artış gösteriyor. Oyunu oynayabilmek için sadece bir web tarayıcınız olması ve biraz internet kullanmasını biliyor olmanız yeterli. Bundan sonrasını oyunun kuralları belirliyor. Ogame oyunundan kısaca bahsetmek gerekirse; oyun bir uzay strateji oyunu. Amacınız; çeşitli stratejiler belirleyerek kendi gezegeninizi daha da büyütmek ve çeşitli saldırılara karşı savunmak. Tabii belli bir büyüme elde edince ve kendinizi hazır hissedince siz de saldırıya geçebilirsiniz.</p>
<p><span id="more-12"></span></p>
<p>Ogame&#8217;de bir gezegen sahibisiniz ve elinizde bulunan Metal, Kristal ve Deuterium isimli hammaddeleri kullanarak ve bunları üreterek çeşitli teknikler geliştirip, araştırmalar yapıp savunma ve saldırı gemileri, nakliye gemileri kurmanız ve bunları geliştirmeniz gerekiyor. Tabii olaylar bu kadar kolay değil. Çünkü elinizdeki hammaddeler belli bir süre sonra bitiyor ve yenilerinin üretilmesi için beklemeniz gerekiyor. Bu bekleme süresi ise eş zamanlı. Çünkü bu oyun eş zamanlı bir strateji oyunu. Örneğin büyük nakliye gemisi üretmek, yaklaşık bir saat sürüyor. Tabii oyunda ilerledikçe bu sürelerde de ciddi bir artış oluyor.</p>
<p><strong>İnternette Türk Birliği</strong></p>
<p>Oyunda, dergimiz yayına hazırlandığı sırada 20 evren yer alıyordu. Bu evrenler içerisinde ise 9 galaksi, her galaksinin içerisinde ise toplam 499 güneş sistemi ve her güneş sisteminde 15 gezegen yer alıyor. Bir evren içerisindeki oyuncu sayısı 10 bine ulaştığında yeni bir evren daha açılıyor. Oyunun ne kadar popüler olduğunu bu rakamlar apaçık gösteriyor. Oyunun orijinal sitesinde (<a href="http://www.ogame.de/">www.ogame.de</a>) ise 45 tane evrenin yer aldığını belirtirsek dünyadaki beğenisini açıklamaya yetecektir.</p>
<p>Oyunu oynayan oyuncular, birbirleri ile anlaşıp ittifak olabiliyorlar. Bu ittifaklar Türk ve Türkün gücünü bir kez daha gösteriyor. Diğer ittifaklara saldırı ve dost olmayı yine ittifak üyeleri belirliyor ve kurallar bu doğrultuda şekilleniyor.</p>
<p>Ogame.com.tr sitesinin forumu ise insanların yardımlaştığı, hammadde takas yaptığı bir alışverişe forumuna dönüşmüş. Ayrıca oyun hakkında birçok bilgiyi de buradan bulabilirsiniz. Ayrıca oyun kurallarını ve çeşitli önemli bilgileri <a href="http://www.ogame-tr.com/">www.ogame-tr.com</a> adresinde de bulabilirsiniz. Bu adresteki &#8216;Download&#8217; bölümünde yer alan birçok aracı indirerek oyunla ilgili çeşitli hesaplamalar da yapabilirsiniz.</p>
<p>Son olarak bu oyun hakkında şunu söyleyebiliriz ki; müptelası olacak ve başından ayrılamayacaksınız. Sanki yaşıyormuşçasına&#8230;</p>
<p><strong>Daha Fazla Online Oyun</strong></p>
<p>İnternet üzerinde oynanan bu türlü oyunlar o kadar çok fazla ki&#8230; bunlardan en popüler olanları ve Türklerin en fazla rağbet gösterdiği oyunlarla ilgili detaylı bilgiyi önümüzdeki ayın GamePro&#8217;sunda bulabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.selcuksenol.com.tr/blog/2006/01/online-oyunlarda-cilginlik-dizboyu-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

